İki gün önce Efrîn çevresinde kısa bir hareketlenme yaşandı. Cephet El Ekrad’ın elinde olan alanlara yönelik Azaz grupları olan Asifet Şimal, Fatih Sultan Mehmet Kanuni'nin Torunları ve Liva Tevhit grupları tarafından bir saldırı girişiminde bulunuldu. Saldırı girişimi Efrîn Kantonunun son köyü olan Meryemin ile Mezra'da Cephe’nin kontrol noktalarının olduğu alana yönelikti. Cephe ve onunla birlikte hareket eden Suwar Suriye ve Fecr El Hürriye gruplarının karşılık vermesiyle saldırı girişimi çok kısa sürede püskürtüldü. Kısa süreli bir çatışmadan sonra da saldırı girişiminde bulunan gruplar geri çekildi. Önceki gün yeniden sessizlik hakim olmaya başladı.
Bu saldırı girişimi bir anda ortaya çıkmadı. Sonbahardan beri Türkiye’nin bu konudaki çabalarının bir sonucuydu. Zira Türkiye devleti sonbahardan bu yana Efrîn Kantonuna yönelik bazı saldırıları başlatarak, alanı savaşın içine çekmek için yoğun çaba içerisindeydi.
Bu çabanın sonucu olarak Nusra ve beraberindeki gruplara yıl başına denk gelecek şekilde bir toplantı yaptırıldı. Bu toplantı deşifre edilip kamuoyuna yansıtılınca hazırladıkları plan boşa çıktı. Ancak Türkiye ve AKP boş durmadı. Bu toplantı boşa çıkarıldıktan sonra beş gün sonra, bu kez IŞİD’in de içinde olduğu bir toplantı daha gerçekleştirdiğinin bilgisi Cephet El Ekrad tarafından aktarıldı. 
Cephet El Ekrad yetkilileri bu toplantı ile baştan beri Türkiye ile birlikte hareket eden Azaz grupları, bu sefer aktif bir şekilde devreye sokulmak istendiği, bunun sonucu olarak Meryemin ve Mezra tarafında böyle bir girişimde bulunulduğu belirtiliyor. Bu girişimin aslında bir sınama olduğunun altını çizen Cephe yetkilileri, sonuç alsalardı bu saldırılarını devam ettireceklerini söylüyorlar. Bu saldırıları çok kısa sürede boşa çıkardıklarını söyleyen Cephe yetkilileri şu hususlara dikkat çekiyorlar; "Aslında bu saldırı bir sınamaydı. Bu sınama ile ne durumda olduğumuzu ölçmeye çalıştılar. Güçlü bir mevzilenmeye sahip olduğumuzu görünce geri çekildiler. Ancak bununla sadece şimdilik önlerine konulan plan boşa çıkarılmış oldu. Bu planları boşa çıkarılınca da yeniden bazı denemeler yapacaklarını düşünüyoruz. O yüzden bizde ona göre tedbirlerimizi alıyoruz."
Cephe yetkililerinin dikkat çektiği noktalar önemli noktalardır. Aynı zamanda Türkiye ve özellikle de AKP’nin bölgeye yönelik karıştırma plan ve oyunlarını ortaya koyuyor. Bu saldırı ile bir başka ve önemli gerçeğin daha altını çizdi Cephet El Ekrad yetkilileri o da gerçek Özgür Suriye Ordusu'nun kimin temsil ettiğidir. Şu an Ceple ile ittifak halinde olan Suwar Suriye ve Fecr El Hürriye grupları Özgür Suriye Ordusu'ndan kalan temel gruplardır. Bunların dışında kalan grupların büyük bir çoğunluğu ya IŞİD ile ya da Nusra ile Türkiye’nin istemi üzerine birleştiler. Dolaysıyla devrim adına hareket eden gruplar olarak bu gruplarla birlikte kendilerinin kaldığını belirtiyorlar Cephe’nin yetkilileri. Cephe yetkililerinin bu iddiaları hiçte yanlış değil. Zira Türkiye, Müslüman Kardeşler'i başa geçirerek, halkların kardeşçe yaşayacakları bir Suriye’nin önene geçmeye çalıştı. Yine demokratik bir Suriye'yi savunan tüm grup ve güçlerin tasfiyesi için şu ana kadar durmadan bir çaba içerisinde oldu. Türkiye ve AKP’nin bu yaklaşım ve çabaları birçok bilgi, belge ile izledikleri siyaset deşifre edilerek kamuoyunu sunuldu.
Beş gün önce Cephet El Ekrad ile ittifak halinde olduğu grupların alanlarına yönelik gerçekleştirilen saldırı girişimi, Türkiye devletinin bir girişimi, plani olduğu biliniyor. Bu plan şimdilik sadece bir girişim olarak kaldı. Ancak Türkiye ve sonuna kadar desteklediği IŞİD, Nusra veya şimdiki adı Şam Cephesi olan gruplarla Efrîn Kantonuna yönelik saldırıları başlatmak için yeni girişimlerden vazgeçmeyeceği biliniyor. O yüzden şimdilik durdurulan saldırı girişimi, yeniden nasıl bir plan, gerekçe ve oyunla tekrarlanacağı çok fazla bilinmiyor.
Zira AKP’nin temel ve tek hedefi Rojava Devriminin yaşamaması, oluşturulan kanton özerk yönetimlerinin ayakta kalmamasıdır. Bunun yanı sıra AKP’ye bağlı bazı özel grupların da bölgeyi karıştırmak, insan kaçırmak, suikast ile ortadan kaldırmak için hareket ettikleri bilgileri var. Türk devleti veya AKP Hükümeti elinden gelen her şeyi yapıyor ve yapmaya da devam edecek. Dolayısıyla yeniden bir saldırı girişiminin her zaman olabileceği Kanton savunma güçleri ve halkı tarafından biliniyor, buna göre de tedbirler alınmış durumda.