Türk devletinin "çöktürme" planı ile Kürdistan’a başlattığı seferlerin bütünü Silvan, Amed-Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin, Kerboran başta olmak üzere direnişin olduğu her yerde başarısız olmuştur. AKP’nin planladığı yüzlerce tank, on binlerce asker, binlerce özel harekat polisi, medyası, siyaseti, işbirlikçi sivil toplum örgütü ve benzerlerin ortaklaşarak yürüttüğü askeri ve zihinsel seferlerin hepsi kesin bir şekilde yenilgi ile sonuçlandı.

Bu konuya ister yerelden evrensele doğru bakarak, isterseniz evrenselden yerele bakın, ortaya çıkan çıplak gerçek Türk devletinin, AKP hükümetinin Kürdistan’daki askeri, siyasi, ekonomik yenilgisini görürsünüz. Siz bakmayın genelkurmay, polis, AKP ve Tayyip Erdoğan’ın saraydan hazırlanan özel savaş haberleri ve algı operasyonlarına... Yaşanan gerçekler hiç de AKP’nin ve Tayyip Erdoğan’ın istediği gibi değil.

Önce yerelden evrensele gidelim. Varto, Silvan, Gever, Nusaybin, Silopi, Cizre, Sur vb. yerlerde sokağa çıkma yasağı, abluka, tank ve topla saldırı yapan Türk devleti, Kürdistan’da halkın siyasi tercihini değiştirdi mi? Hayır. Peki askeri zor ile insanları katlederek insanların ülkesinden, dilinden, kültüründen vazgeçmesi mümkün mü? Hayır. Kürdistan’ın tamamen insansızlaştırılması olanak dahilinde mi? Hayır. Bunun tam tersine artık Kürt kentlerinde silahlı direniş örgütü halk merkezli gelişiyor. Sivil Savunma Birlikleri (YPS) örgütlenmesi ile Kürtler toplumsal alanda silahlı örgütler kurmaya başladı. 

Siyasal iradelerinde netleştikçe Kürt direnişi, radikalleşerek kendisini ortaya koydu. Kürdistan’ın belki tamamı aynı ölçüde direniş merkezi haline gelmedi ama her kesim kendi cephesinde direnişi sahipleniyor, katkı sunuyor.

Peki Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere Türkiye’de durum ne? Bu sorunun yanıtını bütün yönleri ile detaylı bir şeklide ortaya koyamasak bile, AKP’nin Kürdistan’da yürüttüğü savaşın toplumsal desteği yok. Korku, şantaj ve milliyetçilik paranoyası ile Türk toplumu ortaklaşmış gibi görünse de Türkiye’deki siyasal yarılma ve AKP-Tayyip Erdoğan karşıtlığı olduğu gerçeğini iyi görmek gerekiyor. Bütün bunlar şunu gösteriyor; AKP 1 Kasım 2015 darbesi ile yönetimde kalmayı başardı. Ancak ne AKP ne de Tayyip Erdoğan iktidar olamıyor. 

Türkiye’nin Kürt politikasındaki çöküşü, askeri zor ile kendisini var etme çabası sonuçsuz kaldı. Rusya, Irak, İran, Suriye ile yaşadığı askeri, siyasi, ekonomik ve diplomatik kriz Türkiye’yi köşeye sıkıştırmış durumda. AB ile mülteciler üzerinden girdiği ilişki ve aldığı rüşvet sonucu bir süre soluk almış gibi görünse de bu ilişkide de artık "kara göründü" diyebiliriz.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’deki siyasi yapı, devlet bürokrasisi de AKP’ye teslim olmuş gibi görüntü çizse de durum giderek farklılaşıyor. Çünkü AKP’nin içinde bile "bu süreç böyle gitmez, askeri-güvenlikçi politikalar çıkmazdır" sözleri dolanıp duruyor. 

Hal böyle olunca Tayyip Erdoğan, kendi ajandasındakileri hızla harekete geçirmek için acele ediyor. Hata üzerine hata yapıyor. Bu hatalar Tayyip Erdoğan’ı beklemediği bir anda, tarumar edecek bir durum ortaya çıkaracak. 

Evrenselden tikele-yerele indiğimizde de Türk devletinin ve AKP’nin başarısız olduğunu rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Obama’nın "Türkiye Irak’tan askerlerini çekmeli" sözleri, Avrupa Birliği Türkiye’yi istediği yolda yürütüyor. Ama Kürdistan’da devletin yaptıklarına uzun süre sessiz kalamaz. Ki öyle de oluyor.

ABD'de uluslararası alanda tanınan yüksek tirajlı saygın gazetelerinden Washington Post, Editoryal imzasını taşıyan "Erdoğan'ın operasyonu" başlıklı makalede, Erdoğan’ın başarısız olacağını şu cümle ile özetliyordu:

''Sayın Erdoğan hiçbir zaman PKK'yi veya Kürtlerin daha fazla otonomi taleplerini zor kullanarak ortadan kaldırmayı başaramayacak. Operasyonlarını sürdürerek DAİŞ'e karşı mücadele önünde engel oluşturuyor.'

Küresel finans sisteminin referans gazetesi olan Financial Times "Türk ordusu Kürtlerle barış görüşmeleri çöktükten sonra şehirde sokak çatışmalarına saplandı" başlıklı bir haberle Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaşanan çatışmaları taşıyor sayfalarına. 

Yani Kürdistan’daki savaş, Türkiye’nin Suriyelileşebileceğinin görüntüleri olarak dünyaya yansıyor. Ve de Türk devletinin bu yöntemle bir sonuç alamayacağı öne çıkıyor.

Sözün kısası, özel savaş haberleri ve baskı, hile ile yapılan AKP siyaseti Kürdistan’da yenildi, yeniliyor, yenilecek. Kürtler ise kazandı, kazanıyor ve kazanacak. Olan Tayyip Erdoğan ile etrafındaki az ve çok kullanışlı aptallara olacak!