TBMM Boşanma Komisyonu'nun AKP'nin oyları ile kabul ettiği rapor, deyim yerindeyse kadınların bütün kazanılmış haklarını almayı amaçlıyor. Özellikle muhafazakar aile yapısı perspektifi ve daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "kadın erkek eşit değildir" şeklinde dile getirdiği bakış açısı ile hazırlanan rapora yönelik kadınların tepkileri gittikçe büyüyor. 


Aileyi demokratikleştirmiyor

Komisyonda yer alan ve rapora muhalefet eden HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, bütün itirazlarına rağmen raporun kabul edildiğini söyledi. Taşdemir, komisyon raporu hazırlanırken, iki noktaya itiraz ettiklerini belirterek, "Birincisi Türkiye’de esas sorunun boşanmalar değil, boşanma süreçlerinin çatışmalı olması ve boşanma üzerindeki tabularla ilgili gündemin geride kalması, ikincisi de aile içi ilişkilerin demokratikleşmesine yönelik bir bakış açısının olmaması" şeklinde konuştu. 


Boşanmaları engellemeye çalıştılar

AKP'lilerin komisyon sürecinde boşanmaların önlenmesi yönünde çaba sarf ettiğini dile getiren Taşdemir, AKP'lilerde "kadını fırsatçı olarak gören bir yaklaşımın öne çıktığı, raporu yönlendiren esas etkinin de bu yaklaşım olduğunu" söyledi. Yaşanan tartışmalardan da örnek veren Taşdemir, şöyle devam etti: 


Hep kadını suçlayan bir yaklaşım

"Örneğin kadına yönelik şiddet konuşulurken bir vekil 'her kadın o anlamda masum da olmayabiliyor maalesef boşanmaya gidiyorken' diyor, öbürü (AKP'li) 'Bazı kadınlar gayri ahlaki yaşantısını devam ettirmek amacıyla kocasını uzak tutmak için, şiddet gördüğü şeklinde yanıltıcı beyanlarda bulunuyor' diyor, bir başkası kadınların 6284 sayılı kadına yönelik erkek şiddeti ile ilgili yasayı nasıl sömürdüğünü meslek yaşamından bir örnekle anlatıyor. İlk anda kadını suçlamaya heves eden bir yaklaşım egemen oldu. Komisyondan çıkan rapordan bu nedenle zaten pek fazla şey beklemiyorduk."


Kadınlar yaşananların farkında

Türkiye'de kadınlar üzerinden topluma mesaj verildiğini ve muhafazakarlığın dayatıldığının altını çizen Taşdemir, kadınları mahkum eden toplumsal yargılara yaslanarak elde edilen gücün varabileceği noktalara karşı kadınların uyanık olduğunu da dile getirdi.


Kadınlar politik tavrını ortaya koymalı

Taşdemir, rapora ilişkin tartışmayı şeriat ve din tartışmasına kilitlemeden, kadınların tarihsel kazanımları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini söyledi. Kadının varlığını aile ve gelenek içine kapatmaya yönelik hevesin zirveye ulaştırıldığına değinen Taşdemir, şunları aktardı: "Kadınların kadın olarak politik tavrını ortaya koymasının sembolik bir önemi olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Bugün AKP'nin görmek istemediği şeylerden biri, konu ne olursa olsun sokakları dolduran, hanelerindeki konumlarını bir kadın olarak savunan kadınlar." 


AKP bildiğini okudu

Komisyona daha çok AKP'ye yakın kamu kurum temsilcilerinin çağrıldığını ve gelenlerin de, "feminist bakış aileye zarar veriyor" görüşünü dile getirdiklerini kaydeden Taşdemir, gelen uzmanların kadın erkek eşitsizliğini biyolojik yapıya yaslanarak meşrulaştırmaya çalıştığını söyledi. Taşdemir, ayrıca rapor hazırlanırken, dinlenen kimi kadınların tek bir sözünün geçmediğini belirterek şunları aktardı:

"Örneğin yapılan sunumlarda verilen rakamlar açıkça Türkiye'de boşanma diye bir sorun olmadığını ortaya koydu, ancak raporda buna ilişkin hiçbir not yok. Boşanmaya ilişkin tabular ve bu tabuların yoğunlaştığı toplumsal kesimlerden bahsedildi ama raporda bu da yok. Ağır şeyler yaşamış ve iki aydır sığınma evinde olan davetlilerden biri hala psikolojik destek almadığını ifade etti, bununla ilgili bir cümle geçmemiş. Öneriler, komisyona katılan uzmanların söyledikleri komisyon üyesi AKP'lilerin süzgecinden geçirilmesiyle hazırlanmış." 


AKP kadınları savunmaya itiyor

AKP sürecinin kadınlar açısından tam bir karanlık çağ olduğunu belirten Taşdemir, bakanlığın isminin değiştirilmesi, kadına yönelik şiddeti önleme iddiasında olan bir yasanın başlığına 'ailenin korunması' ifadesinin eklenmesi ile, toplumsal hayata ve politikaya yönelik iddiaları olan kadın mücadelesini savunma hattında tutmayı amaçladığını ifade etti. Komisyondaki AKP'li üyelerin, Cumhurbaşkanı'nın emirlerinin taşıyıcısı ve aktarıcısı gibi konuştuklarını vurgulayan Taşdemir, uzmanların hükümet eleştirisi yapan vekillere bile baskı uyguladığını söyledi. 


Kadının mücadeledeki ısrarı hükümetin sonunu örüyor

Taşdemir, Kürt Kadın Hareketi ve feminist mücadelenin bir parçası olduklarını ve Meclis içinde bu yaklaşıma karşı tedirginlik yaşandığını belirterek, "AKP'li vekillerin kadın vekillerimizi hedef alan söylemlerde bulunması, kadın örgütlenmelerimizin kriminalleştirilmesi, muhalif kadın aktivistlerin komisyonlarda azarlanması boşuna değil" dedi.

Taşdemir, kadın mücadelesi açısından sokakta, evde, işyerinde bu politik yaklaşıma karşı yükseltilen seslerin, kadınların sokağa çıkma, çalışma, örgütlenme ve siyaset yapma ısrarının bu hükümetin sonunu ördüğünü ifade etti. 


Raporda öne çıkanlar


Kadınların tepki gösterdiği ve kadın haklarında geriye giden raporda şu hususlar yer alıyor: 

*  Kadınlar, şiddet gördüklerinde 15 günden fazla koruma kararı almak için delil sunmak zorunda kalacak.

*  Nafaka alabilmek için evlilikte 'kusurlu' olmadığını ispatlamak zorunda kalacak.

*  Kadınlar şiddete uğradığında, 6284 sayılı yasada belirtilen tedbirleri almak için mesai saatleri içinde polise başvuramayacak.

* Şiddet görseler dahi kadınlara evlenmelerini salık vermek ve boşanma hakkını ortadan kaldırmak için din görevlileri aracılığıyla aile danışmanlığı adı altında kadınları boşanmaktan vazgeçirmeye yönlendirilecek.



DİHA/ANKARA