Amed’de ‘çocukları dağa kaçırılmış’ senaryosuyla HDP il binasının önüne oturtulan kadın ve erkekleri, tehdit ettiği gerekçesiyle 68 yaşındaki Mehmet Nesih Güleç 3 gündür gözaltında tutulurken, HDP binasının önüne Türk polisi tarafından bırakılanlar partililere ve basın çalışanlarına tehdit ve saldırılarda bulunuyor.
Çocuklarının zorla dağa gönderildiği yalanı bundan da Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) sorumlu tutan bazı kadın ve erkekler, HDP Diyarbakır İl Binası önünde polisin yönlendirmesiyle bekleyişi sürerken, bu bekleyiş, HDP’lilere ve haber takibi yapan basına yönelik saldırısına dönüştü.
3 Eylül günü Fevziye Çetinkaya ve Remziye Akkoyun, HDP binası önüne gelip çocuklarının kaybolmasından HDP’yi sorumlu tutarak, çocuklarını istedi. Çetinkaya ve Akkoyun’dan sonra çocukları kayıp olan ve çocukları HPG tarafından alıkonulan asker ve polis aileleri de HDP önüne gelerek beklemeye başladı.
İlk günden bu yana HDP’nin parti binasına taşlı saldırıda bulunan bina önündeki bekleyenler, bazen de parti binasına girmeye çalışarak, buradaki parti çalışanlarına yönelik fiziki ve sözlü saldırıda bulunuyor.
Haber takibi yapan basın çalışanlarına da sözlü ve fiziki saldırıda bulunandan Rauf Biçer, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirlerini ölümle tehdit etti. Ölüm tehdidinde bulunup hakaretler savuran Biçer’e karışmayan Türk polisleri tehdit edilen muhabirleri oradan uzaklaştırmaya çalıştı.
HDP’ye yönelik tehditler
İktidar medyasına verdikleri demeçlerde HDP’yi hedef gösteren kimi kadın ve erkekler, önce HDP’nin kapatılmasını daha sonra hızlarını alamayarak yakılmasını istiyor.
3 Eylül günü bina önünde oturan Ayşegül Biçer, AKP medyasına verdiği röportajda, artık sabırlarının taştığını belirterek, HDP’ye tehditler savurdu.
HDP önünde bekleyenlerden Remziye Akkoyun’un hedef gösterdiği 68 yaşındaki Mehmet Nesih Güleç de önceki gün gözaltına alındı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde tutulan Güleç’in dosyası için gizlilik kararı verilirken, Güleç’in bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Sayı konusunda AKP yalan söylüyor
AKP-MHP iktidarına ait medya HDP İl Binası önünde bekleyen ailelerin son sayısını 46 olarak belirtirken, bekleyen ailelerin sayısı hiçbir zaman 20’yi geçmedi.
46 ailenin isim listesi yayınlanırken, yayınlanan isimlerden birçok ailenin HDP binası önünden ayrıldığı, listede adı geçen kimi ailelerin ise çocuklarının dağa gitmediği öğrenildi. Bu ailelerden biri de Elhaman ailesi.
Çocuklarını HDP’den isteyen ailelerden oluşan listede adı olan Ayten ve Şadin Elhaman çifti ise, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram için 8 Eylül günü HDP önüne gelmişti. Burada birçok ajansa konuşan anne Elhaman, oğlunun babasından şiddet gördüğünü ve evden kaçtığını, oğlunu bulmak için Müge Anlı’nın sunduğu programa dahi başvurduğunu ifade etmişti.
Yine Mehmet Karaman, 1999’da 20 yaşındayken kayıp olan oğlu Ercan Karaman için 11 Eylül’de HDP İl Binası’na geldi. 1999 yılından bu yana oğlunu arayan Karaman, çeşitli ajanslara verdiği röportajlarda, oğluna çağrıda bulunarak, dönmesini istemişti.
Karaman, oğlu için, “Yaşıyor mu? Ölü mü? Bilmiyorum. Evlendi mi, Avrupa’ya mı gitti, yoksa öldürüp bir yere mi attılar. Bize mi kızdı. Yıllardır onu arıyorum” diyerek, çocuğunun akıbetini bilmediğini dile getirmişti. 11 Eylül’de HDP önüne gelerek burada da oğlunu aradığını söyleyen Karaman’ın yakınları ise, Ercan Karaman’ın o dönem aktif olan Hizbullah tarafından öldürülmüş olma ihtimali üzerinde duruyor.
Hediye Begdaş ise, 4 Eylül günü HDP İl Binası önüne geldi. Burada bekleyen diğer ailelerin HDP binasına taşlı saldırısı sonrası “Kırıp dökmekle bu sorun çözülmez. Cumhurbaşkanı’na seslenelim barış olsun artık” diyen Begdaş ile diğerleriyle arasında tartışma yaşanmıştı.
Begdaş, daha sonra buradaki bekleyişini sonlandırdı.