AKP ‘Nemrut’una bir İbrahim daha


* Kürt çocuklarının sahipsiz olmadığını ve katliamları kabul etmediklerini belirten HDP Eşbaşkanı Tuncel, “Hesabını soracağız” dedi.
* Aras’ın cenazesi onbinlerin katılımıyla önce vurulduğu Hürriyet Mahallesi’ne ardından Dağlıoğlu’ndaki evine götürüldü; Küçükoba Mezarlığı’nda defnedildi.
Çocuklar üzerindeki polis terörürün durmak bilmediği Adana’da 15 yaşındaki İbrahim Aras öldürüldü. Polisin attığı ses bombası olduğu tahmin edilen cisim nedeniyle yaşamını yitiren Aras için devlet erkanı bilindik iddiada bulundu; çocuğun el bombası atarken hayatını kaybettiğini ileri sürdü. Ölüm yeri tutanağı iddiayı yalanlarken, Aras ailesinin avukatı Vedat Özkan kafası parçalanan Aras’ın vücudunun başka herhangi bir yerinde parçalanma ve yaralanma olmadığını belirtti. Aras, vurulduğu yer ve evindeki anmalar ardından onbinler tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Törene katılan HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, ölümlerin sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu belirtti.
Adana’nın merkez Seyhan İlçesi’ne bağlı Hürriyet Mahallesi Metro mevkinde önceki gün akşam saatlerinde 15 yaşındaki Mardinli İbrahim Aras isimli çocuk polisler tarafından öldürüldü. Devlet yetkilileri ve Türk basını ‘polisin izinsiz gösteriye müdahale ettiğini, elinde bomba patlayan bir çocuğun yaşamını yitirdiğini’ savundu. Mahallede iddia edildiği gibi herhangi bir gösteri olmadığını belirten görgü tanıkları ise Akrep tipi zırhlı araçtan polisin nedensiz attığı ses bombası olduğu tahmin edilen cismin çocuğun ölümüne yol açtığını belirtti. Saldırı ardından polis aracı hızla olay yerinden uzaklaşırken, Aras’ın cenazesi başında toplanan yurttaşlar kafasının parçalandığını, büyük bir bölümünün koptuğuna şahit oldu.
Cenazeyi kaçırmak istediler
Cesedinin üzeri gazeteler ve bezlerle örtülen Aras’ın yanıbaşında “ses bombası” olduğu sanılan cismin parçasının bulunduğu kaydedildi.
Cenaze başında bekleyen kitlenin sayısı giderek artarken, bir süre sonra yanlarında ambulans aracıyla bölgeye gelen polisler Aras’ın cenazesini kaçırmak istedi. Polise tepki gösteren yurttaşlar cenazeyi almakta ısrar eden polislerin üzerine yürüdü. Tepki üzerine polisler olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldı.
Polisin iddiası
Olay yerine giden BDP’li yetkililer de savcı gelene kadar cenazeyi yerden kaldırmayacaklarını belirtti. Polis ile görüşen BDP’li yöneticiler, emniyet amirlerinin “Aras’ın ölümü ile bir ilgilerinin olmadığını, mahallede öncesinde yaşanan bir gösteriye müdahale edildiğini, Aras’ın ise polise elindeki cismi atmak isterken hayatını kaybettiği” iddiasında bulunduğunu aktardı. Mahalleli ise polisin iddialarını yalanlandı. Çevredeki görgü tanıkları olay öncesinde mahallede herhangi bir olay ya da gösteri yaşanmadığını aktardı.
‘Burada kuş avlıyoruz’
Adana Cumhuriyet Savcısı Sedat Bayrak ise olay yerine ancak iki buçuk saat sonra gelebildi. Savcı ve olay yeri inceleme ekibi, ceset ve çevresinde incelemelerde bulundu. Savcı, olaya şahitlik eden bir görgü tanığının da olay yerinde ifadesini aldı. İsmi öğrenilemeyen kadın, olayın yaşanmasının hemen sonrasında polislere “Burada adam öldürüyorsunuz” diyerek tepki gösterdiğini, bunun üzerine bir polisin kendisine “Biz burada kuş avlıyoruz” karşılığı verdiğini anlattı.
Ailesi sinir krizi geçirdi
Olay yeri incelemesinin tamamlanması ve görgü tanığının ifadesi alınması sonrası Aras’ın cenazesi morg aracıyla Adana Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Savcılık incelemesi sırasında olay yerine gelen Aras’ın yakınları ise sinir krizi geçirdi. Çevredekiler acılı aileyi teskin etmekte zorlandı.
Yaşanan vahşettir
Aras ailesi ve yurttaşlar Adli Tıp önünde bekleyişe geçerken BDP Adana İl Eşbaşkanı Uğur Bayrak, saldırıyı “vahşet” olarak tanımladı. 15 yaşındaki bir çocuğun kafasını doğrudan parçalayan bir zihniyete ne isim koyacaklarını bilemediklerini söyleyen Bayrak, devlete ve hükümete güven ve inançlarının kalmadığını dile getirdi.
Polis halka saldırdı
Seyhan İlçesi’nde de gerginlik gece boyunca devam etti. Olayın duyulması ardından Hürriyet ve Gülbahçe mahallelerinde toplanan yurttaşlar, polis vahşetini protesto etti. Polisler yurttaşlara gaz bombası, plastik mermi ve tazyikli suyla saldırdı. Taş ve soda şişeleri ile karşılık verilirken çıkan çatışmalar gece geç saatlere kadar sürdü. Gülbahçe’de 3 kişi plastik mermi ve gaz fişeği nedeniyle yaralandı. Hastaneye kaldırılan ve ayakta tedavisi yapılan yurttaşlar taburcu edildi.
Elinde patlayıcıya dair iz yok
Aras’ın cenazesini almak için yurttaşlar dün sabah saatlerinden itibaren Adli Tıp önünde toplanmaya başladı. Aras ailesinin avukatı Vedat Özkan, Adli Tıp önünde basın açıklaması yaparak, “Olay Yeri Tespit ve Ölüm Mayene Tutanağı”na dayanarak Türk basınında çıkan haberleri yalanladı. Özkan, ajanslara düşen haberlerin gerçekle bağdaşmadığını, medyanın olayı saptırdığını belirtti. Olayın başından itibaren tüm inceleme aşamalarında bizzat bulunduğunu anımsatan Özkan, “Olayın aslını açıklamak istiyorum: Olay anında yaşamını yitiren kişinin elinde patlayıcı olduğuna dair herhangi bir iz ve amere bulunmamaktır” dedi.
Ses bombasıyla vuruldu
Yakın mesafeden ses bombasının atılmasıyla maktulün kafasının parçalandığı sonucunun ortaya çıktığına dikkat çeken Özkan, “Doktorların da görüşü bu yöndedir. Çocuğun elinde herhangi bir şekilde herhangi bir patlayıcı madde yoktur” dedi.
Kafası dışında vücut kaybı yok
Otopsi işlemlerini gerçekleştirmeye çalışan doktorların, işlemi yaparken son derece zorlandıklarını, çocuğun kafasının dörtte üçünün parçalandığını kaydeden Özkan, “IŞİD çetelerinin bile böyle kafa parçaladığı görülmemiştir” diyerek tepki gösterdi. Özkan, Aras’ın kafa kısmı hariç herhangi bir bölümünde kopma veya vücut kaybı olmadığını söyledi.
Ön otopsi raporu
Olay Yeri Tespit ve Ölü Muayene Tutanağı’nda ise şu bilgiler yer aldı: “14-15 yaşlarında bir çocuğun kaldırıma başı gelecek şekilde kafa kaidesi parçalanmış şekilde ölü olarak yatar vaziyette bulunduğu, yanının ve zeminin üzerinin kanla kaplı bulunduğu, beyin dokusunun yerde ve duvarların üzerinde olduğu, cesedin yanında gazetelerin bulunduğu, bir gaz kapsülünün hemen başının 1 metre kadar önünde bulunduğu görüldü. Haricen iki yanlı üst göz kapaklarında ekimoz, her iki göz kapağı üzerinde alın alın ortaya yükselerek saçlı deri içinden oksşpital sağ sağ ortaya kadar çok parçalı devam edecek şekilde devam eden içerisinde kısmen beyincik deforme parçaları ve çok parçalı yüzde belirgin kafa kaide kemik kırıkları seçilebilen geniş laserasyon dışında vücutta travma izine rastlanmadı.”
Tutanakta, ölüm nedenine ilişkin kesin bilginin ayrıntılı otopsi raporunda ortaya çıkacağı ifade edildi. Raporun önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
Tuncel: Sorumlusu AKP iktidarı
İbrahim Aras’ın cenaze törenine katılmak için Adli Tıp önüne giden HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel burada bir açıklama yaparak, katliamları yapanların cezasını vermeyenlerin, “Bu çocuklar neden dağa gidiyor” diye de sormaya haklarının olmadığını söyledi. “İşte Başbakan gelsin, görsün bunları“ diyen Tuncel, kendi yurttaşının ve çocuklarının yaşam hakkını savunamayan bir Türkiye tablosu ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Ülkede çocukların 30 yıllık savaşın gölgesinde büyük öfkeler biriktirdiklerini belirten Tuncel, “İnsanlar öfkelerini tepkilerini sokağa çıkarak, basın açıklamaları, eylem etkinlik yaparak dile getirmeye çalışıyorlar. Devletin yapması gereken şey insanların bu taleplerini anlamak ve gerekli davranışları göstermektir” dedi. “Başbakan Erdoğan kalekol ve karakol yapılmamasına ilişkin somut açıklamalar yapmış olsaydı, barış istiyoruz, ısrarlıyız deseydi bu eylemlerin hiçbiri olmayacaktı. İbrahim de katledilmeyecekti” diyen Tuncel, tüm yaşananların sorumlusunun AKP iktidarının kendisi olduğunu söyledi.
Çocuklarımız yaşasın
Türkiye’nin hukuk devleti olmadığını belirten Tuncel, 15 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesinin hiçbir açıklayıcı yanının olmadığını söyledi. Gerçekleştirilen katliamların hesabının sorulması gerektiği ve sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğine işaret eden Tuncel, “Bu katliamlara iktidar ve muhalefetin ırkçı ve faşizan söylemleri neden olmuştur” dedi. Eyleme katılmanın öldürülmek için bir gerekçe olmadığını belirten Tuncel, “Eğer gerekçe ise, hepimizi öldürün” diye konuştu.
Kürt çocuklarının sahipsiz olmadığını ve Kürt çocukları üzerinden uygulanan katliamları kabul etmediklerini belirten Tuncel, “Artık çocuklarımızın mezarlarına gitmek istemiyoruz. Çocuklarımızın yaşamasını istiyoruz. HDP olarak bu katliamların hesabını soracağız ve takipçisi olacağız” diye bitirdi.
Onbinler uğurladı
Tuncel’in açıklaması ardından Aras’ın tabutu cenaze aracına yerleştirildi. Cenaze aracına PKK bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterleri asılırken, kitle sık sık “Şehît namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganları attı.
Cenaza töreni nedeniyle Kürt yurttaşların ağırlıkta yaşadığı çok sayıda mahallede kepenkler indirildi. Yüzlerce araçlık konvoyla alınan Aras’ın cenazesi ilk olarak vurulduğu Hürriyet mahallesine ardından Dağlıoğlu mahallesindeki evine götürüldü. Acılı ailenin feryatları cenazeye katılanları gözyaşlarına boğdu. Aras’ın babası oğlunu son kez görmek için kefeni açtı. Oğlunun parçalanmış kafasını gören baba kısa süreli baygınlık geçirdi.
KCK bayrağına sarılı Aras’ın tabutu omuzlarda taşınarak Küçükoba Mezarlığı’na götürüldü. Mezarlık girişine Aras’ın dev posteri asıldı. 15 yaşında polis tarafından katledilen Aras’ı onbinler sloganlar eşliğinde son yolculuğuna uğurladı.
Adana geneline yayıldı
Defin töreni ardından yurttaşlar BDP Gülbahçe Temsilciliği önünde kurulan taziye çadırını ziyaret ederek başsağlığı dileklerini ilettti. Gençler ise Dağlıoğlu Karakolu’na yürüdü. Karakola taş, molotof ve havai fişeklerle saldıran gençlerle polis arasında çatışma çıktı. Kürtlerin çoğunlukta bulunduğu Gülbahçe, Dağlıoğlu, Denizli, 19 Mayıs, Anadolu, Dedekorkut, Karasu, Şakirpaşa mahallelerinde Aras’ın vurulması ardından başlayan gerginlik ve çatışmalar da dün gün boyu devam etti.
DİHA/ADANA
