
AKP Hükümeti'nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile Rojava'da Kürtlere yönelik saldırı gerçekleştiren çeteci güçlere yaklaşımını protesto için dört merkezde önceki gün eylem yapıldı. Van'da BDP ve sivil toplum örgütleri tarafından organize edilen yürüyüş için halk Mavi Plaza önünde toplandı. Aralarında BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da bulunduğu binlerce kişinin yürüyüşü polisler tarafından engellenmek istendi. "Rojava'ya sahiplenmek Kürdistan'ı korumaktır" ve "Hükümeti uyarıyoruz Önderliğimizin sağlığına ve sürece ciddi yaklaşın" pankartları açan kitle, polisi ıslık, alkış ve yuhalamalar ile protesto edildi.
Polis saldırısı engelleyemedi
Yapılan görüşmelere rağmen yürüyüşe izin verilmemesi üzerine BDP Van İl Eşbaşkanı Musa İtah, "Rojava'da kafa kesen çetelerin aleyhine 'Allah'ım sen mücahitlerimizi koru' diye slogan atanlara yürüyüş izni veriyorsunuz. İnsanların katledilmesini protesto eden kişilere ise izin vermeyerek müdahale ediyorsunuz" diye tepki gösterdi. Yürümekte ısrar eden kitleye polis tazyikli su, plastik mermi ve gaz bombaları ile saldırdı. Yurttaşlar ise polise taşlarla karşılık verdi. Polis, Van Milletvekili Gür, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Kaya ve BDP Van İl Eşbaşkanı Figen Yaşar'ı da darp etti. Saldırıya rağmen halk Beşyol'a doğru "Bijî Serok Apo" ve "Bijî berxadana Rojava" sloganları atarak yürüyüşe geçti. Sanat Sokağı etrafında barikat kuran polis, halka yeniden saldırdı, çok sayıda kişi darp edildi. Atılan gaz bombalarından teravih namazı kılan yurttaşlar da etkilendi.
Zırhlı araçlar ve çevik kuvvet polisleriyle adeta kuşatılan kent merkezinde polis ile eylemciler arasındaki çatışmalar gece geç saatlere kadar sürdü. Belediye Başkanı Kaya ve BDP Van İl Eşbaşkanı Yaşar ise tedavi için hastaneye götürüldü.
'Hükümet tutarsız'
Mersin'de de BDP öncülüğünde halk Abdullah Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarına dikkat çekmek ve bağımsız bir heyetin muayene etmesi talebiyle sokağa indi. Açıklama öncesi yapılmak istenen yürüyüş polis engeline takıldı. Engelleme, sloganlarla protesto edildi. Parti il binası önünde yapılan 1 saati aşkın oturma eylemi ardından basın açıklaması yapıldı. BDP Mersin İl Eşbaşkanı Halis Ernarinci, demokratik barış ve çözüm sürecinin en önemli aktörünün Abdullah Öcalan olduğunun tüm kesimler tarafından kabul edildiğini belirterek, bu gerçekliğin, Meclis bünyesinde oluşturulan Çözüm Komisyonu'nun Başkanı AKP Amasya Milletvekili Naci Bostancı tarafından da dile getirildiğini ifade etti. Ernarinci, bağımsız doktorlardan oluşan bir heyetin acilen İmralı'ya gitmesi ve muayene sonuçlarını da halkla paylaşmasını istedi. Rojava'da, çetelerin Kürt halkına karşı yaptığı katliam ve zulme de dikkat çeken Ernarinci, "AKP Hükümeti, bir yandan demokratik açılım diyecek, öte yandan, Rojava'da Kürtleri katledenlere destek olacak, onların yaralılarını tedavi edecek. Böylesi bir süreçte bu tutum doğru, tutarlı değildir. Bu tutum ikiyüzlülüktür" dedi.
Muş'un Varto ilçesinde HPG'li Halil Aktar'ın cenaze töreni ardından "Öcalan'a özgürlük" ve "Rojava devrimini selamlama" yürüyüşü yapıldı. Törenden dönen halk, "Önderliğimizin sağlığı sağlığımızdır", "Rojava devrimini selamlıyoruz, Serêkaniyê saldırılarını kınıyoruz" pankartıyla ilçe merkezinde yürüyüş yaptı. Polis panzerinin halk üzerine sürülmesi üzerine kısa süreli gerginlik yaşanırken, halk yürüyüşünü tamamladı.
Amed'in Silvan ilçesinde ise meşaleli yürüyüş yapıldı. KCK ve PKK bayraklarının taşındığı yürüyüş polis tarafından engellenmek istendi. Alkış, zılgıt ve sloganlarla protesto edilen polis geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak yapılan yürüyüş ardından polis gençlere tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırdı.
HABER MERKEZİ
DTK: AKP süreci sabote ediyor
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) dün yazılı bir açıklama yaparak, yürüyüşlere yönelik polis saldırılarını kınadı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı çözüm sürecinde ikinci aşamanın tamamlanmadığı ve hükümetin adım atmak yerine halkın demokratik eylemlerine saldırılar gerçekleştirildiğinin belirtildiği açıklamada, "Bu saldırılar sürecin önünü tıkamaktadır. Her türlü demokratik mücadeleye duyulan tahammülsüzlüğün göstergesi olan bu saldırılar halkın meşru hakkı olan yürüyüşe tahammül edemeyen ve sert bir şekilde müdahalede bulunan AKP iktidarı otoriterleşmekte ve bu durum tüm ülkemizi aşılması zor olan bir sürece götürmektedir. AKP Hükümeti bu uygulamalarla demokratik çözüm sürecini adeta sabote etmektedir" denildi.
Halka ve seçilmişlerine yönelik saldırıların tümünü demokrasi güçlerine yapılmış olarak kabul ettiğini kaydeden DTK, 'AKP Hükümeti'nin ve polisinin bu yaklaşımını kınıyoruz. Halka ve halkın seçilmişlerine saygılı ve ciddiyete davet ediyoruz. Bu saldırılar karşısında Kürt halkı hiçbir zaman geri adım atmamıştır ve atmayacaktır" diye belirtti.