Cenevre Uluslararası Politikaları Gözlem Evi Ortadoğu-Asya  Editörü Eulalie Damien, George Washington Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü John Parslow, İspanya Ortadoğu Medya Araştırma Enstitüsü Direktörü Basilio Sanmarti, AKP'nin paketi ile KCK'nin deklarasyonunu değerlendirdi.
George Washington Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü John Parslow, AKP'nin daha önce ve son olarak açıkladığı 'Demokrasi Paketleri'nin Türkiye'yi belli bir rahatlığa kavuşturmasıyla birlikte, özünde AKP'nin demokrasi zihniyetinde Osmanlı'nın Lozan'la buluşturulması veya barıştırılması olduğunu belirtti. Parslow, "Osmanlılarda devlet teşkilatı, merkez ve taşra bölümlerinden oluşurdu. Bu teşkilatın başı padişahtı. Osmanlı, merkeziyetçi bir devlettir. Osman Bey aşiretten beyliğe, Orhan bey beylikten devlete, Fatih Sultan Mehmet devletten imparatorluğa getirdi. Osmanlı devleti mutlak monarşi ile yönetilmekteydi. AKP'nin idelojik gıdasını nerede aldığı biliniyor. Demokrasi anlayışının bunun dışında olması zaten düşünülemez. Bu zihniyetin Cumhuriyeti günümüz koşullarında direkt inkar etmesi mümkün değildi ve Osmanlı'nın Cumhuriyet'le, Cumhuriyet'in Osmanlı'yla buluşması veya barıştırılması AKP'nin esaslarını oluşturuyor" şeklinde konuştu.  Parslow, her iki sistemde de Kürtlerin yeri olmadığını belirterek, "Osmanlı Kürtleri kabul ediyordu ama statü tanımıyordu. Cumhuriyet Kürt varlığında ve haklarında haberdardı ama inkarı esas alarak yok sayıyordu. AKP her ikisinin ortasında durarak Kürtleri kabul etti ve statü tanımamakta ısrarcı bir politika izlemeye başladı. Bu yaklaşım Osmanlının penceresinde Cumhuriyete bakmaktır" diye yorumladı.
Türk ve Kürtlerin yaşadığı diğer ülkelerin bir şekliyle Kürtleri tanımak ve statü vermek zorunda kalacağını belirten Parslow,  artık Kürtlerin Ortadoğu'da statüsüz yaşayamacağını söyledi: "Bu aşamadan sonra Kürt'ün statüsüzlüğüne direnmek AKP'yi ciddi anlamda zorlayacağı gibi Türkiye'yi ve demokrasiyi iki adım geri bir adım ileri döngüsüne sürükleyecektir."

'Uluslararası normlara uygun'

Cenevre Uluslararası Politikaları Gözlem Evi Ortadoğu-Asya Editörü Eulalie Damien ise, AKP'nin Kürt sorununa iktidarcı anlayışla yaklaştığını belirterek, "AKP, geliştirdiği siyasal çizgisiyle kitleleri kendisine umut bağlamaya zorlar duruma getirmiştir. Şu an alternatifi olmayan AKP mümkün olduğunca kendi iktidarının yol temizliğini yaparak 2023 vizyonuna ulaşmak istiyor" değerlendirmesinde bulundu. AKP'nin yol temizliği üzerinde büyük sorun olarak gördüğü Kürt sorunu ve PKK'yi nasıl çözeceği konusunda halen kararsız olduğunu ve bununla ilgili oluşturduğu bir stratejisinin olmadığını savunan Damien, şunları söyledi: "KCK'ni açıkladığı üç koşul Kürt sorununun çözümünde nihai bir sonuçtur. Uluslararası normlara uygun olduğu kadar, Türkiye normlarına da oldukça uygun ve yerinde taleplerdir. Bölünmeyi değil ortaklaşmayı esas alan taleplerdir. Irak'ta ve Suriye'de yaşayan Kürtlerin yakaladığı momentle KCK'nin talep ettiği normlar örtüşüyor. Ve bu normlar uluslararası politikalarda dolaylı da olsa kabul görüyor. AKP, KCK'nin taleplerini aslında uç görmüyor ama kendi iktidarcı anlayışından dolayı bunu mümkün olduğunca iç siyasette kullanmak istiyor."

'AKP zaman kazanmak istiyor'

İspanya Ortadoğu Medya Araştırma Enstitüsü Direktörü Basilio Sanmarti ise, AKP'nin AB ve ABD tarafında desteklendiğini ama AKP'nin bununla birlikte dünyadaki imajının her geçen gün zedelendiğini söyledi. "AKP içeride olduğu kadar dışarıda da puan kaybediyor. Uluslararası konjoktür henüz AKP'nin yerine alternatif bir güç koyamıyor. Ki, CHP mevcut duruşuyla Türkiye'yi kaldıracak durumda değil. Bir süre daha AKP geveze çocuğu oynasa da, bu destek devam edecek" diyen Sanmarti, Güney Kürdistan Federe Yönetimi'nden sonra Suriye'de bir özerk bölgenin gelişimi Türkiye'yi ve uluslararası konjoktürü zorlayacağı ifade etti.
PKK'nin Ortadoğu ve uluslararası konjoktüre hakim olduğunu ve AKP'den daha iyi okuduğunu belirten Sanmarti, "AKP, PKK'den bir daha zaman isteyecektir. PKK'nin taleplerinin karşılanmayacak talepler olmadığını AKP biliyor. Aynı zamanda Türkiye uluslararası politikada PKK'nin kendisini zorlayacağını, hatta çözeceğini de biliyor ama AKP Kürt sorunu üzerinde kendi iktidarını veya iktidar anlayışını yerleştirmek ve bunun için zaman kazanmak istiyor" dedi.
PKK'nin zaman isteme konusunda ne kadar toleranslı olacağını kestiremediğini belirten İspanya Ortadoğu Medya Araştırma Enstitüsü Direktörü Basilio Sanmarti, "PKK'de sorunun bugünden yarına çözülemeyeceğini ama zamana ihtiyaç duyulduğunu biliyor fakat öyle zannediyorum ki, PKK AKP'ye güvenmiyor. AKP'nin mevcut uygulamaları ve siyasete yaklaşımı PKK'ye güven vermiyor. PKK bunu ne kadar kaldırır bilemiyorum. Bu biraz da AKP'nin güven verici politikalarına bağlıdır" tespitinde bulundu.


ALİ ONGAN/BASEL