Pakette, doğum yapan kadınlara doğum izni bitiminin ardından isterlerse hiçbir ücret kaybı yaşamadan kısmi çalışma hakkı, kadınların çocuk doğurmasını teşvik amacıyla üç çocuğa kadar para yardımı, gündüz bakım evlerini yaygınlaştırmak için vergi teşviki ve gençlerde evliliği teşvik etmek için çeyiz modeli yer alıyor. Kadını aile dışında görmeyen AKP Hükümeti, çıkardığı aile paketi ile kadınları ev içlerine hapsetmeyi ve kadınlara annelik dışında bir misyon vermemeyi hedefliyor.
Ev kadınlığından başka bir alternatif reva görmüyor
Söz konusu pakete dair değerlendirmede bulunan Kadın Yaşam Merkezi eğitmeni Avesta Işıklı, paketin kadınların iradesini yok etmeye ve sindirmeye dönük bir politikanın yansıması olduğuna işaret etti. Paketin, kadının lehine maddi anlamda bir yardım gibi görünse de aslında bütünüyle kadının iradesini, kadının toplum içerisindeki potansiyel gücünü yok etmeye dönük olduğunu söyleyen Işıklı, söz konusu paketle kadınlara açık açık "Size reva gördüğümüz ev kadınlığıdır, başka alternatifiniz yok" denildiğini dile getirdi. Söz konusu durumun tehdidin biraz daha kibar haliyle topluma sunumu olduğuna dikkat çeken Işıklı, AKP'nin seçim açısından ekmeğine yağ sürecek nitelikte olduğunu söyledi.
'Kadın gücünü kırdırmaya yönelik bir politika'
Kadınların kendilerine yönelik politikalara gösterdiği tepkinin iktidarı korkuttuğunu dile getiren Işıklı, yürütülen politikanın kadınların gücünü kırmaya yönelik olduğuna vurgu yaparak, "Çünkü artık toplum içerisinde direniş ruhuna baktığımızda öncü kitleyi kadınlar oluşturuyor. Bunu Kobanê'de, Şengal'de ve yaklaşık 40 yıllık verilen Kürt kadın özgürlük mücadelesinde gördük. Gitgide artık dünyada yaygınlaşmaya başlaması ve dünya çapında belli bir sempati ile karşılanması, devletin ciddi anlamda kirli politikalarına vurulabilecek en büyük darbe, en büyük engel. Devlet çıkarmak istediği kanunlarla bunu bertaraf etmeye çalışıyor. Çıkarılan kanunun özellikle toplum tarafından iyi okunması gerekiyor" ifadesinde bulundu.
'Bir kadın olarak toplumda var olmalıyım'
Polis yetkisini arttırmayı amaçlayan kanun ile kadınlara yönelik çıkarılmak istenen kanun arasında bir farkın olmadığını söyleyen Işıklı, "Kadınlar olarak bu pakete kesinlikle karşıyız. Ben bir kadın olarak toplumda var olmalıyım ki o toplum varlığını sürdürebilsin. Etrafı camlar ve pencereler ile çevrili bir mezarlığa gömmek istiyorlar. Aslında devlet gözünde 'ev eşittir mezarlık' kadın ise mezarlığı sonuna kadar hak eden bir mahlukat" dedi.
'Bize çizilen bu çizgiyi kabul etmiyoruz'
Van Kadın Derneği (VAKAD) aktivisti Belde Bayındırlı ise AKP'nin yeni gündeme getirdiği aile paketinin kadınlara anne oldukları müddetçe "yarı zamanlı iş" vaat ettiğini hatırlattı. Çeyiz paraları ve her çocuk doğumunda ödüllendirmeler ile kadınların evliliğe ve anneliğe teşvik edildiğini belirten Bayındırlı, AKP Hükümeti'nin kadınları sadece annelik ile sınırladığını söyledi. Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'nun "Annelik en büyük kariyerdir" sözlerini hatırlatan Bayındırlı, "Biz bu hayatı, bize çizilen bu çizgiyi kabul etmiyoruz. Kadınların bambaşka ihtiyaçları varken, sadece anneliğin içine sıkıştırılıyor. Aslında kadınlar hem anne olup hem de iş yaşamında insanca yaşayabilirler. Kadınların iş hayatını güvenceye almakla, sigortalamakla, emeklerinin karşılığını almakla uğraşmak yerine tam tersi çalışan kadınları da yarı zamanlı esnek üretime çekmeye çalışıyor. Biz buna karşıyız" diye konuştu.