Yakınlarını kaybedenlere tazminat ödeyerek, acıyı ödeyeceği parayla hafifleteceğini sanan Hükümete tepki büyük. Aileler, "Gencecik fidanlarımızın canına paha biçilir mi" diye soruyor.
F-16 bombalarıyla katledilen çoğu çocuk 35 Kürt için taziyeler kabul edilmeye devam ediyor. Ortasu ve Gülyazı Köyleri arasına kurulan taziye çadırının önü dün de hınca hınç doluydu. Gün boyu civar köylerden ve ilçelerden kalabalık gruplar halinde vatandaşlar başsağlığı dileklerinde bulundu. BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, günlerdir ailelerle birlikte taziyeleri kabul ediyordu. Ancak Kaplan dün Grup toplantısı için Ankara'ya gittiği için taziyeler dün BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu ve Ağrı Milletvekili Halil Aksoy tarafından kabul edildi. Taziyeye gidenler arasında Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan'ın başkanlığında bir heyet ile Demokratik Toplum Kongresi Daimi Meclis Üyesi Yusuf Karataş ile BDP'li çok sayıda yönetici de vardı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ardından CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Ordu Milletvekili İdris Yıldız ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’den oluşan bir CHP heyeti de dün taziye ziyareti için Uludere'ye gitti.

Aileler devlete tepkili

Heyetle görüşen yaşamını yitirenlerin aileleri, devletin insanlık suçu işlediğini belirterek, uluslararası bağımsız kuruluşlardan inceleme talep ediyor. "İlk günden beri bir tek BDP'liler yanımızda diyen" acılı aileler, "35 canımız, evladımız bombalanarak öldürüldü ancak Başbakan, Cumhurbaşkanı ve bakanlar ancak ertesi gün konuştu. Türk basını da TSK açıklama yapmadan katliama ilişkin hiçbir haber geçmedi, televizyon kanalları acımızı vermedi. Adeta katliamı saklamak için elinden geleni yaptı" diyerek olanlara tepkilerini aktardı.

Gencecik fidanlarımızın canına paha biçilir mi?
"Bu ortamda nasıl gerçekçi bir soruşturmadan söz edilebilir. Ortada bir insanlık suçu var. Ancak Hükümet, tazminat ödeyerek acımızı hafifleteceğini sanıyor. Gencecik fidanlarımızın canına paha biçilir mi" diye soran ailelere, CHP'li vekiller ise acılarını paylaştıklarını ve insanların hunharca katledildiği olayın örtbas edilmesine izin vermeyecekleri sözünü verdi.

Aslan protez için gitmişti

Katliamda 14 yaşındaki Hakan Encü, ağabeyi Aslan Encü’yü kaybetti. Çadır önünde gazetecilere konuşan Hakan, "Benim diğer ağabeyim aynı yerde mazota giderken mayına bastı. Ayağında platin var. Protez için 4500 TL’ye ihtiyacı var. Aslan ağabeyim protez parası için mazota gidiyordu" dedi.

Annesi beddua ediyor
Oğlu Aslan'ın acısıyla konuşmakta dahi zorlanan anne Zahide Encü ise “Aslan evimizin geçimini sağlayan tek fidanımızdı. O'nu bizden aldılar. Evimizi, ocağımızı başımıza yıktılar. Aslan’ımı bizden aldılar. Oğlum bize bakmak için bu işi yapıyordu” diye feryat ediyor. Oğlunun fotoğrafını elinden bırakmadan, gözyaşları içinde konuşan acılı anne, "Eşim 70 yaşında ve işsiz. Oğlum mecburen kaçağa gidiyordu. 16 yaşında kara topraklara verdik, gün yüzü görmedi oğlum" diyor ve “Oğlumu bizden alanların da inşallah ciğerleri bizimki gibi yanar" diyerek beddua ediyor.

Acımasızca bomba yağdırdılar
Halil Encü de kardeşinin kendisi için kaçağa gittiğini söylüyor, protezli ayağını göstererek. Halil Encü, 2004 yılında Ortasu (Roboski) Köyü'nün dağlık kesiminde odun toplamaya gittiği sırada mayına basmış ve bir bacağını dizine kadar kaybetmiş. O günden beridir de işyapamaz durumda. Ağabeyinin bir çok yerden kırılan protezini yenilemek için Aslan o gece sınırı geçerek mazot almaya gitmiş, dönüşte jetlerin hedefi olacağını bilmeden. Ağabeyi Halil, “Benim kardeşim hem bize bakmak hem de yeni bir protez almak için gitmişti. Ama acımasız yürekler, bizim halimizden anlamayanlar kardeşimin ve arkadaşlarının üzerine bomba yağdırdılar. Kardeşim ile birlikte 35 kişiyi katlettiler. Kardeşimin ölümü ile adeta yıkıldık. Bunun hesabını şimdi kim verecek? Bizlere kim bakacak” diyor çaresizce.

Genç yaşlı herkes kaçağa gidiyor

Sınırdaki köylerden kaçakçılık yapmayan yok gibi. Bombardımanda kuzenlerini kaybeden 18 yaşındaki Çetin Encü de o gece kaçağa gidecekmiş ancak yeteri kadar mazot olmadığı söylendiği için gitmemiş. 15 yaşındaki Murat Encü de “Bazen ben de gidiyorum. Ölen kuzenim Selman da önce yük bulamadığı için o gece vazgeçti. Ancak son anda buldu ve yola çıktı. Burda kaçağa gitmekten başka çaremiz yok" diyor. 

Dershane taksidi ödemek için

Ümit Encü ise dersane parasını ödemek için kaçağa gitmeye mecbur olduğunu söylüyor, “Ayda 150 TL dershane taksidim var. Mazotu TIR’lara satıyoruz. Benim de bir hayatım olsa, mesleğim olsa neden mazota gideyim" diye soruyor.

ŞIRNAK