
Ekolojik yaşam
Bozcaada Koyları, 21 Kasım’da başlayacak bir süreçle sırayla ihaleye açılıyor. Bozcaada, Avrupa’nın en önemli adaları arasında gösteriliyor. El değmemiş koyları bulunan ada, şu an birçok rant sağlamak amaçlı harcanılan tatil beldelerine dönüşmek üzere. Tarihini, kimliğini, doğasını bugüne kadar korumuş adayı bugün şezlonglara, rant tesislerine teslim edemeyiz. Yine her zaman olduğu gibi hükümet bizi mücadele etmemiz gereken bir alan daha yarattı. Bozcaada’nın, adı üzerinde bir “ada” olduğu unutulmamalı ve ana karaya atfedilen rant alanları, bu her şeyiyle sınırlı alana inşa edilmemeli.
Ege Bölgesi’ndeki iki önemli adadan biri olan Bozcaada, bozulmadan, Yassıada gibi şantiye alanına çevrilmeden önce ada halkıyla görüşülmeli, halkın fikir ve endişeleri dikkate alınmalıdır.
AKP’nin ‘özgürlük’ten anladığı…
2013 yılında Marmara denizinde bulunan Yassıada’yı „Demokrasi ve Özgürlük Adası“ ilan eden AKP Hükümeti, adadan geriye tek bir ağaç bırakmadı. Doğayı anlamayanların, doğayı katletmesi ve üstüne devlete rant sağlayan bu katliamlarına, demokrasi, özgürlük gibi kavramları atfetmeleri… Daha ne kadar ileri gidebilirler denilemiyor, çünkü her defasında daha kötüsünü yapıyorlar yeryüzüne. Tüm adaları getirmek istedikleri vaziyet, işte böyle bir şey; tek bir ağaç kalmayana kadar inşa, inşa, inşa… Bozcaada’nın da geleceğini aşağıdaki fotoğraflardan tahmin etmek hiç zor değil.
Adagazetesi’nde yer alan son fotoğraflara göre Ada’nın eski hali: (Sağdaki fotoğraflarda)
Ninelerimiz ve doğa için mücadeleleri
Baraj için evine el konulan 75 yaşındaki Ümmühan Uysal, kararın iptali için DSİ ve Enerji Piyasa Düzenleme Kurumuna (EPDK) karşı dava açtı.
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde, Yukarı Köprüçay Havzası’nda “acele kamulaştırma” kararı ile inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi nedeniyle bölgede bulunan birçok yurttaşın evi sulara gömüldü. Kamulaştırma işlemleri sonuçlanmadan su tutma işlemine başlanması sonucu Darıbükü köyü de tamamen yok olmak üzereyken baraj projesi için evine el konulan 75 yaşındaki Ümmühan Uysal, acele kamulaştırma kararının iptali için DSİ ve Enerji Piyasa Düzenleme Kurumuna (EPDK) karşı dava açtı.
Diha’nın haberine göre; Avukatı Aynur Rüzgar Gökçe aracılığı ile DSİ Genel Müdürlüğüne bir ihtarname göndererek, dava sonuçlanıncaya kadar su tutma işleminin durdurulmasını isteyen Uysal, evini terk etmemek için ise EPDK’ye karşı açtığı davada kamulaştırma kararının iptalini talep etti.
Hasankeyf için AİHM kararı bekleniyor
Hasankeyf’teki Ilısu Barajı yapımı sürerken, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi aktivistleri, AİHM’e yapılan başvuru sonucunu bekliyor. Dicle Nehri üzerinde yapılan 18 milyon TL bütçeli Ilısu Baraj projesi yüzlerce köy ve binlerce yurttaşı yerinden ediyor. Baraja karşı çeşitli platformlarda mücadele sürerken, Hasankeyf halkı, baraja harcanacak paranın Hasankeyf’in kültürel ve ekonomik gelişimi için kullanılmasını talep ediyor.
Bugüne kadar baraj projesinin iptali için 12 dava açılmasına, ilçenin SİT alanı olması ve Dicle Vadisi’nin baraj projesi için uygun olmamasına dönük birçok uzmanın rapor yayınlamasına rağmen devlet bir sit alanı katline devam ediyor. Ilısu siyasi bir projedir ve ihale süreçleri hukuka aykırı olarak işlemektedir. Tarihi eserlerin taşınması gibi bir durum vardır, evet, ancak bu taşıma işleri bazı kurumların onayını gerektirir. TMMOB Hasankeyf’in taşınması için onay vermedi. Hasankeyf’in taşınma projesi, “Tarihi eserlerin taşınma ihalesi kanuna aykırı” olarak gerçekleştirilmektedir.
Acele kamulaştırma kararı!
Bakanlar Kurulu İstanbul Beyoğlu, başkent Ankara, Konya, Karaman, Niğde, Kocaeli ve Sakarya illerinde riskli alan ve acele kamulaştırma kararı aldı.
İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan Ömer Avni Mahallesi sınırları içindeki alanda bulunan, belirli taşınmazların “Beyoğlu Kabataş İskeleleri ve Meydan Düzenleme Projesi” kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılması kararlaştırıldı. Kocaeli’nin Dilovası ilçesi Muallim Mahallesi sınırları içindeki bazı alanlarda yer alan, belirli taşınmazların, “Dilovası Körfez Geçiş Köprüsü Bağlantı Yolu Projesi” kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Karaman’ın Ayrancı ilçesine bağlı merkez ve sekiz mahalle, Konya ili Ereğli ilçesine bağlı 500 Evler, Aydınlar, Barbaros ve 16 mahalle ve Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı mahallenin sınırları içinde kalan alanlarda bulunan bazı belirli taşınmazların “Karaman-Ulukışla İstasyonları Arasının Çift Hatlı Hale Getirilmesi Projesi” kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılması kararı alındı.
Kars merkez ilçeye bağlı Karacaören, Paşaçayır ve Cumhuriyet mahalleri sınırları içinde kalan alanlardaki bazı belirli taşınmazların, “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmeleri Genel Müdürlüğü” tarafından acele kamulaştırılması kararlaştırıldı. Yine Sakarya’nın Erenler ilçesinde ilan edilen riskli alan ve rezerv yapı alanı sınırları içinde bulunan bazı alanlarda yer alan taşınmazların, Erenler Belediye Başkanlığı tarafından, yine aynı ilin Adapazarı ilçesine bağlı Yağcılar, Tepekum ve Taşlık mahalleleri ile Erenler ilçesi Kozluk mahallesi sınırları içinde bulunan bazı belirli alanlardaki taşınmazların, yeni ulaşım güzergahları ve imar yollarının yapımı amacıyla Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.
İkiyüzlü ülkeler, iklimi kandıramazsınız!
Doğal Varlıkları Koruma Konseyi’nin (NRDC) raporuna göre, dünyanın en büyük ekonomilerine sahip ülkeler, başka yerlerdeki kömürlü termik santrallara, kömür madenciliğine ve altyapısına milyarlarca dolar yatırıyor. Dünyanın en büyük kirleticileri, bir yandan Paris Anlaşması’nı onaylayıp karbon salımını azaltma taahhütleri verirken, diğer yandan başka ülkelerdeki karbon kirliliğinin önünü açıyor.
NRDC Uluslararası İklim Savunucusu ve raporun yazarlarından Han Chen, “Bir öyle bir böyle davranarak iklimi kandıramazsınız. Bu ülkeler, bir yandan iklim değişikliğiyle mücadele etmeleriyle övünürken, diğer ülkelerde kömürün inanılmaz derecede büyümesine finansman sağlamaları kabul edilemez” dedi. Belantara Vakfı Genel Direktörü Agus Sari de “Endonezya’da şirketler, yükümlülükle ilgili riskler nedeniyle kömür yatırımlarından vazgeçmeye başladı bile. Endonezya’da enerji meselelerimizi kömürle çözemeyeceğimizin farkındayız” diye konuştu. Oil Change International’dan Alex Doukas ise şunları söyledi: “Japonya ve Çin yenilenebilir enerji teknolojilerinde lider olmalarına rağmen, gezegenimizi kirletmeyi tercih ediyor. Dünyayı tam tersi bir istikamete sürüklüyor” dedi.
Güzel şeylerde de oluyor
Enerji Enstitüsü’nün haberine göre; Ordu ve Tokat yaylalarında esen rüzgarları enerjiye dönüştürmesi çalışmaları kapsamında 2015 yılı Haziran ayında başlayan ve 2016 yılı Temmuz ayında tamamlanan Rüzgar Enerjisi Üretim Santralleri (RES) ve elektrik iletim tesisleri faaliyete girdi.
Kinesis Enerji tarafından gerçekleştirilen yatırım kapsamında, 10 adet rüzgar türbini elektrik enerjisi üretmeye başladı. Deniz seviyesinden bin 700 metre yüksekliğe kurulan 10 adet rüzgar türbini yılda 40 bin evin elektrik ihtiyacını karşılayacak. Yılda yaklaşık 100 Gwh elektrik üretmesi beklenen 113 metre kanat çapı ve 83,5 metre kule yüksekliğine sahip rüzgar türbinlerinin yılda 85 bin ton karbondioksit salınımını engellenmesi öngörülüyor.
Güzelleşmeye karşılık 5 bin eşek canı!

Çin’de bir kozmetik firmasının, gençlik iksiri ve serumu yapımında kullanılan deri ve mide sıvısı için günde bin eşeği katlettiği ortaya çıktı.
Çin’de faaliyet gösteren, Shandong Dong’e Ejiao adlı dev kozmetik üreticisinin, dünyaya pazarladığı ürünler için eşek çiftliği kurduğu belirtildi. Şirketin, satış rekor kıran gençlik serumu için eşeklerin midesindeki özel sıvı ve derisini kullandığı ortaya çıktı. Katliam, olaya tanık olan vatandaşların polise haber vermesi üzerine deşifre oldu. Gençlik serumu ve kozmetik üretimi için eşekleri öldüren ve özel sıvıyı kullanan şirkete tarihi ceza verileceği belirtildi.