
Türkiye’nin hemen yanı başında Suriye’nin İdlib kentinde El Kaide kökenli Nusra’nın palazlanması, ABD’nin dikkatini çekti.
ABD’nin DAİŞ’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, İdlib’in, 11 Eylül’den sonra El Kaide’nin soluk aldığı en önemli bölge durumuna geldiğini, Türkiye’nin bu gelişmelerde rol sahibi olduğuna dikkat çekerek “El Kaide lideri Ayman el Zevahiri’nin yardımcısı İdlib’e niçin ve nasıl gidebiliyor? Oraya paraşütle mi indi” şeklinde soru yöneltti.
AKP, çetelerle flörtünü gizleyemiyor
AKP yönetimindeki Türk devletinin, DAİŞ ve El Kaide kökenli diğer çetelerle flörtü artık ayyuka çıkmış durumda. Türkiye, OHAL ile milletvekili, gazeteciler, belediye başkanları, barış aktivistleri ve muhalif kesimler için büyük bir cezaevine dönerken, Suriye’de savaş ve insanlığa karşı suçlar imza atan çete örgütlerinin cirit attığı alan durumuna geldi.
Bu durumu artık sadece Kürtler ve demokratik kamuoyu değil, Türkiye ile stratejik müttefik olan ABD de sorguluyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Temsilcisi McGurk, AKP yönetimindeki Türk devletinin İdlib’i, El Kaide barınağı haline getirdiğini belirtti.
El Kaide’ye bağlı Tahrir El Şam ile Ahrar-u Şam gibi grupların Hatay sınırını kullanıp İdlib’i parselleme çekişmesi sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın DAİŞ’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, Suriye’nin Türkiye sınırında bulunan İdlib bölgesindeki El Kaide yapılanmasının yarattığı tehdide dair Türkiye’yi suçlayan ifadeler kullandı.
Paraşütle mi indiler?
ABD resmi ajansı VOA haberine göre, Ortadoğu Enstitüsü’nün düzenlediği ‘Trump Yönetimi’nin Terörle Mücadele Politikasının Değerlendirmesi’ başlıklı panelin konuğu olan McGurk, El Kaide- Türkiye ilişkilerini şu ifadeyle yorumladı: “Türkiye’nin hemen yanı başındaki İdlib 11 Eylül saldırılarından bu yana El Kaide’nin en büyük barınma alanı haline geldi. Bu çok ciddi bir sorun, bir süredir devam eden bir sorun. Buradaki El Kaide varlığına çok odaklanmış durumdayız, İdlib’e giden El Kaide liderleri, çoğu zaman oradan çıkamıyor. Ama şu soruyu sormamız gerekiyor? El Kaide lideri Ayman el Zevahiri’nin yardımcısı İdlib’e niçin ve nasıl gidebiliyor? Bu neden oluyor? Oraya nasıl ulaşabiliyorlar? Paraşütle mi indi oraya? Paraşütçü askerler değiller. Dolayısıyla, Amerika’nın bu konuyla başa çıkmak için Suriye’nin bazı bölgelerinde ne yaptığından söz etmeyeceğim ama bazı ortaklarımızın on binlerce silah gönderme ve yabancı savaşçılar bu bölgeye girerken yüzlerini başka tarafa çevirme yaklaşımı, en iyi yaklaşım olmayabilir ve El Kaide bundan çok yararlandı. Şu anda orası, Türkiye sınırının yanı başında bir El Kaide barınma alanı. Dolayısıyla bu konuyu elbette Türkler ile çok yakından görüşeceğiz. Bazı DAİŞ bölgelerinde sınırı nasıl kapattıysak ve kimsenin geçmemesini sağladıysak, bunu İdlib’de de yapmayı düşünebiliriz. Çünkü bu DAİŞ‘den farklı bir sorun ama büyük bir sorun ve terörle mücadele hedefinde çok odaklanmamız gereken bir mesele.”
‘Türkiye için sorun’
McGurk’a panelin ardından bir gazeteci, “İdlib’deki El Kaide varlığından Türkiye’yi mi suçluyorsunuz” sorusunu yöneltti. McGurk, “Bu Türkiye için, Amerika için, hepimiz için bir sorun. Bu sorunla mücadelede Türkiye’yle birlikte çok yakın çalışmalıyız” dedi.
‘Suriye’ye 40 bin yabancı gitti’
McGurk, DAİŞ’e karşı savaşa dair istatistikler de verdi: “2013-2016 yılları arasında 40 bin yabancı savaşçı Suriye’ye gitti. Bu eşi görülmemiş ve felaket verici bir durumdu. Şu anda Suriye’ye giremiyorlar. Girmiş olanlar da Irak ve Suriye’de ölecek. Buna çok kararlıyız. DAİŞ’in kontrolu altında yaşayan 5 milyon kişi bugün artık özgür. En önemlisi de, DAİŞ’den temizlenen bölgelerin hiçbirine DAİŞ geri gelemedi. Irak’ta 2 milyon kişi, bir zamanlar DAİŞ’in kontrolu altındaki evlerine geri döndü. Suriye’de de Suriye Demokratik Güçleri’ne Sünni Araplar’ın katılımı giderek artıyor. Şu anda 25 bin civarında Sünni Arap, 25 bin civarında da Kürt savaşçıdan oluşuyorlar. Rakka operasyonunun yüzde 40 civarı tamamlandı. Operasyon uzun sürecek, çok zahmetli bir süreç, sadece sokak sokak değil oda oda çalışılıyor. Evlerinden olanların neredeyse yüzde 100’ü şimdi Suriye Demokratik Güçleri’nin hakimiyetindeki bölgelere akıyor. Bu nüfusa yardımların ulaştırılması için elimizden geleni yapıyoruz… Düşmanı perişan ediyoruz. DAİŞ’i her yerden temizleyene kadar durmayacağız, baskıyı devam ettireceğiz.” McGurk, DAİŞ’in şu anda “sersemlemiş” durumda olduğunu, ama örgütün şekil değiştirmesi ve yeni propaganda malzemeleri çabalarına karşı da önlemler almaları gerektiğini vurguladı.
DİHABER ortaya çıkarmıştı
Sadece İdlib hattı değil oradan Efrîn ile Antep sınırına kadarki hatta, Türk devletinin çetelerle kirli ittifakını DİHABER muhabirleri yaptıkları haberlerle sürekli gündeme getirmişti. Suriye -Türkiye sınır hattında önemli haberlere imza atan DİHABER muhabiri Erdoğan Alayumat ‘Örgüt üyeliği’, ‘Örgüt adına faaliyet yürütmek’ ve ‘Gizli kalması gereken devlet sırlarını açıklamak’tan tutuklanırken, birlikte gözaltına alındığı diğer DİHABER muhabiri Nuri Akman adli kontrol ile serbest bırakıldı. Alayumat, sınır hattında altına önemli haberler imza atmıştı. Alayumat’ı suçlamalar arasında “Gizli kalması gereken devlet sırlarını açıklamak” ibaresi ise oldukça dikkat çekici.
Muhabirlerin imza attığı haberler şu başlıkları taşıyor
* İkinci eş olarak satılan mülteci kadın: Kadınlar Suriye’de köle pazarlarında, Türkiye’de kamplarda satılıyor
* Hatay, Kilis ve Antep sınırında Efrîn’e saldırı hazırlıkları hız kazandı
* Fuhuş çeteleri AFAD’a kamp kurdu!
* ‘Fırat Kalkanı’ çocuk savaştırıyor! * Efrîn’e askeri müdahale olasılığı bile sınırı rahatsız ediyor
* Katar’dan Cerablus’a ne taşınıyor?
* Kuzey Suriye kentlerine Türkiye vali mi atadı?
* Kasaları mühürlü TIR’lar Cerablus’a ne taşıyor?
* ‘150 Türkmen aileyi Cerablus’a taşıdım’
* Cerabluslu öğretmen: Ahlaksızlık ve işkence diz boyu
* Kilis ve Karkamış sınırında plakasız araçlar cirit atıyor
* Sınıra sıfır villalar gündüz sessiz gece silahlı! * Efrîn sınırında ‘Vur’ emri
* Hatay’da yaralanan 2 polis yaşamını yitirdi
HABER MERKEZİ