AKP’deki istifaları ve aralarında eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da bulunduğu 4 ismin disiplin kuruluna sevk edilmesini değerlendiren eski Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, AKP’nin zorla uzatmaları oynadığını belirterek, “Şu anda 1940’ların modeli ve zihniyetinde” dedi.
AKP kurucularından CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener da AKP’nin “asla eleştirmeyen” tabanının ekonomik kriz sonrası partisini eleştirmeye başladığını, ihraçlarla birlikte ise Erdoğan ve parti yöneticilerine yönelik eleştirinin derinleşeceğini söyledi.
ERDOĞAN ALAYUMAT/DİREN YURTSEVER / MA/ANKARA
AKP’nun kurucularından ve eski bakanlarından Ertuğrul Günay ile Abdullatif Şener’e göre; artık AKP miadını doldurdu, tabandaki huzursuzluk da artıyor. Muhalefetin ciddi ve ilkesel duruş sergilemesi gerekir.
AKP içinde yaşanan istifaları ve son Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında aralarında eski Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da bulunduğu 4 ismin ihraç talebi ile disiplin kuruluna sevk edilmesini 60 ve 61. dönem AKP hükümetlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmış Ertuğrul Günay değerlendirdi. Günay, partide özellikle Cumhurbaşkanı olmasının ardından hiyerarşik olarak Erdoğan’ın gerisinde kalan tüm kesimlerin etkisizleştirildiğini söyledi.
Hamasi milliyetçilik kuşattı
AKP’nin eleştiriye ve özeleştiriye kapalı bir yapıya dönüştüğünü belirten Günay, böyle bir yapı ile demokrasinin olmayacağını ifade ederek, “Hamasi milliyetçiliğin kuşattığı eskimiş politika dili ve uygulamaları da ülke birliğini ve bütünlüğünü tehlikeye sürüklüyor. AKP’de şu anda, 1940’ların tek parti dönemini anımsatan bir yönetim modeli ve zihniyet egemen” dedi.
21. yüzyılda olmaz
1940’lı yıllardaki tek parti modelinin 21. yüzyılda kalıcı olmasının imkansızlığına işaret eden Günay, aklı başında her bireyin bu modelin yanlış bir model olduğunu anlayabildiğini ifade etti. AKP’nin zorla uzatmaları oynadığını kaydeden Günay, “Ancak zorla güzellik olmuyor” dedi. AKP’deki tıkanıklığı partinin eski genel başkanları, bakanları ve kurucu üyelerinin önemli bir çoğunluğunun birebir yaşadığını söyleyen Günay, bu tıkanıklıktan kaynaklı yeni arayışların ortaya çıktığını ve çıkmaya da devam edeceğini dile getirdi.
Yaşam süresi çoktan doldu
AKP’nin yaşam süresinin yanlış Suriye politikası ile çoktan dolduğunu, ancak muhalefetin yetersizliği yüzünden kendi ömrünü uzattığını savunan Günay, AKP’nin kendi içinden çıkan itirazlar ile bu sürenin dolacağını sözlerine ekledi.
Şener: Tabanda derinleşecek
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya Milletvekili Abdüllatif Şener de kurucu kadroları arasında yer aldığı ve 2007’de istifa ettiği eski partisi AKP’de son dönemlerde yaşanan siyasal kırılmaları MA’ya değerlendirdi. Şener, “AK Parti’nin programını ben yazdım. Bir partide ihraç kararı verebilmek için ortada çok ciddi şeylerin olması lazım. Uzun bir süredir Ahmet Davutoğlu ve ekibi, eleştirilerde bulunuyor. Bu politik eleştiriler AK Parti’nin ne tüzüğüne ne de programına göre ihraç ettirecek niteliktedir” diye konuştu.
Ekonomik krizin etkisi
AKP’nin “asla partisini eleştirmeyen” katı bir tabana da sahip olduğunu ifade eden Şener, şöyle devam etti: “Ancak ekonomik kriz sonrası bu tabanda eleştiri gittikçe yaygınlaşıyor. Şimdi ihraçlar eleştirinin yaygınlaşmasına katkı sağlayacak. Erdoğan’a ve parti kurmaylarına dönük kendi tabanındaki eleştiri derinleşecek. Bence, parti programına aykırı siyaset yapmaktan asıl Sayın Erdoğan’ın ihraç edilmesi gerekir.”
AKP tabanı huzursuz
AKP tabanında ciddi bir huzursuzluğun ortaya çıktığını savunan Şener, partinin kurucularının çoğunun parti yönetiminde olmadığına hatırlattı. Şener, şöyle devam etti: “Erdoğan döneminde devletin niteliği ve siyasetin tarzı değişmiştir. Sürekli kızan, azarlayan bir Erdoğan vardır. Yıllardır Erdoğan ve partisine destek veren geniş seçmen kitleleri şimdi Erdoğan’ı eleştiriyor. ‘Mahvolduk, bittik, eve ekmek götüremedik’ diye feryat ediyor. Medyayı ele geçiren, korku iklimini yaygınlaştıran, yargıyı bir kırbaç olarak kullanan Sayın Erdoğan bilmelidir ki; bu yöntemler iflas etmiştir. Sadece genel merkez bazında değil, illerde ve ilçelerde de il ve ilçe başkanları şu anda partinin dışında kalmış durumdalar.”
İlkesel duruş lazım
HDP’li belediyelere kayyum atanmasının, siyasi bir operasyon olduğunu vurgulayan Şener, sözlerini şöyle tamamladı: “Saray’a bağlı bir bakanın idari bir işlemle belediyelere el koyması, siyasi partiler ve belediyeler üzerinde siyasi operasyonlar yapma kararlılığında olduklarının açık kanıtıdır. Siyasi hedeflerine ulaşmak için bu iktidar yapısı, bugün HDP, yarın İYİ Parti, sonraki gün CHP’li belediyelere el koyabilir. Onun için ilkesel duruş sergilemek ve karşı çıkmak lazım.”