Rojava sınırına örülen duvarı eleştiren BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AKP'nin şunu iyi bilmesi gerektiğini söyledi: "Rojava sınırındaki duvarı asla kabul etmeyeceğiz. Kürt halkını bir kez daha bölemeyeceksiniz. 2 Kasım'da Nusaybin'de sınıra yürüyeceğiz. Ambargo kalkmalıdır. Sınırlar insani yardıma ve günlük ticarete açılmalıdır. Duvar örülmesine ve çetelere desteğe son verilmelidir."

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. 1993'te 17 sivilin katledildiği, 401 evin tahrip edildiği Lice Katliamı'nın yıldönümü olduğunu hatırlatan Demirtaş, aradan geçen 20 yılın 12 yılının da AKP döneminde olduğunu belirterek, faillerin AKP döneminde terfi ettirildiğini söyledi. Demirtaş, hakikatlerin araştırılmasının bundan dolayı önemli olduğuna işaret ederek, "Gazi, Dersim ve Lice ile hesaplaşılmadığı müddetçe, Türkiye'de şeffaf bir devletten söz edemeyiz. Sayın Öcalan görüşmelerde ısrarla hükümete paralel devlet mesajını veriyor. Türkiye'de bir paralel devlet yapılanması vardır. AKP ve paralel devlet iç içedir" dedi.

Tutuklu vekil vurgusu

Paralel devlet anlayışı tasfiye olmuş olsaydı Özel Yetkili Mahkemeler'in olmaması gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Bunlar paralel devletin yargı organlarıdır. Bunu kim kullanıyor şimdi, AKP kullanıyor. Tutuklu vekillerin ve 10 bine yakın siyasetçimizin tutuklanmasını bunlar yaptı. Talimatı siyasi iktidardan aldı. Yeni döneme başladık ama 7 arkadaşımız parlamento çalışmalarına katılamıyor" ifadesini kullandı. "Özel Yetkili Mahkemeler kalkmadığı müddetçe Türkiye'de hiçbir mahkemede bağımsız yargıdan söz edilemez" diyen Demirtaş, Türk Hükümeti'nin açıkladığı 'demokratikleşme paketi'ni eleştirdi. Türkiye'nin neredeyse tamamına yakını Kürtlerin haklarının elinden alınmasının haksızlık olduğunu, bunun yeni anayasa ile verilmesini ve Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılacağını söylediğini kaydeden Demirtaş, "Ne engel o zaman. Toplum istiyor. Ordu mu engel? Yok. Sizin emrinizdedir. AB mi, Yunanistan mı, Esad mı karşı. Niye bu pakette bunlar yok. Kürtler bu kadar uygun koşullar hazırlamışken, PKK gerillaları sen rahat adım atabilesin diye sınırların dışına çıkmışken, biz BDP olarak bu kadar siyasi risk üstlenmişken, sen mikrofonların karşısına çıkıp 'yapacağız, edeceğiz' diyemezsin" dedi.

'Ortamı heba ettiler'

Bu paketin çok daha güçlü ve sorunları kökten çözen anlayışla hazırlanabileceğini belirten Demirtaş, oluşan ortamın heba edildiğini vurguladı. "Ne olacak şimdi?" diye soran Demirtaş, şöyle devam etti: "Bu kadar fırsatı ucuz ve çıkarcı şekilde değerlendirir, aylardır halka verdiğin sözleri yerine getirmeme ile Türkiye'yi nereye götüreceksin. 'Bizim amacımız siyasetin güçlenmesidir' diyen kendisi değil miydi? Bu bize verilmiş bir söz değil. İmralı'da Kandil'de denilmiş değil. Mikrofonlar önünde Başbakan söyledi. Pakette buna ilişkin bir şey var mı? Seçim barajını bile kendi çıkarlarını gözeterek düzenlemeye çalıştılar. TMK, CMK, TCK bütün bunlara ilişkin madde veya fıkra var mı? Yok. Avrupa Yerel Özerklik Şartı önemli bir şeydir. Sorunu çözmeyecek ama iyi niyet için önemliydi. Buna ilişkin hiçbir şey yok. Alevi yurttaşlara ilişkin bir şey yok."
Türk Hükümeti'nin siyasi korkaklığını tekrarlayan Demirtaş, "Korkmasanız çıkarsınız 'biz görüştük' dersiniz ve muhatapları ile anlaşıp ortak paket çıkarırsınız. Bunu yapmadığınıza göre süreçle ilgili beklentiniz yoktur. Tıpkı Oslo ve Silvan'da olduğu gibi suçu karşı tarafa atmak için fırsat kolluyorsunuz. Süreçten beklentinizin olmadığı paketten ve heyete yaklaşımdan ortaya çıktı" dedi.

Gidişatınız iyi değil

Demirtaş, İmralı Adası'nın hükümetin yetkisinde olabileceğini ancak onun içindeki kişinin halkın önderi olduğunu ve kimseye bağlı olmadığını belirterek, "Size bağlı olan adanın soğuk duvarlarıdır. Bize bağlı olan Öcalan'ın sıcak yüreğidir. Gidişatınız iyi değil, inşallah Allah sonunuzu hayırlı eder" ifadesini kullandı.

Rojava'da çeteleri destekliyor

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Türk Hükümeti'nin Suriye politikasını Kürtlerin hak almaması üzerine kurduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Önce NATO'yu göreve davet ettiler. Müdahale istediler. Bu olsaydı Türk askeri Kürdistan bölgesini işgal edecekti. Bu olmayınca çeteleri devreye soktular. Türkiye çetelerle gayri resmi askeri müdahale yaptı. İnkar edecekler. Hangi devlet bu suçu üstlenebilir. Bu çeteler orada sivil katliam yaptılar. Kendi toprağında kendini savunan bir halka karşı katliam girişimi yaptılar. İslam hukukunu bilen Davutoğlu'na soruyorum; İslam coğrafyasında Müslümanın Müslümana cihadını nerede okudun? Kürtler orada Türkiye'nin toprağına göz mü diktiler? Kimin toprağını kime karşı koruyorsunuz. Çeteleri orada desteklerken içerde yürüyen süreci dinamitlediğinizi fark etmiyor musunuz?" dedi.

'2 Kasım'da sınıra yürüyeceğiz'

Konuşmasının devamında Rojava sınırına örülen duvarı da eleştiren Demirtaş, şunları kaydetti: "Kürt bölgesi ambargo altında. Gazze gibi. Bu tarafta AKP'nin öbür tarafta Sêmalka'da Güney yönetiminin. Bunun kırılması için gücümüzü kullanacağız. Güney Kürdistan Hükümeti politikalarını gözden geçirecektir. Bundan kuşkumuz yok. AKP şunu iyi bilmeli; biz Rojava sınırındaki duvarı asla kabul etmeyeceğiz. 100 yıl önce tel örgüler ve mayınlarla böldüğünüz Kürt halkını bir kez daha bölemeyeceksiniz. 2 Kasım'da Nusaybin'de sınıra yürüyeceğiz. Ambargo kalkmalıdır. Sınırlar insani yardıma ve günlük ticarete açılmalıdır. Duvar örülmesine son verilmelidir. Çetelere desteğe son verilmelidir. Eğer bu konularda hükümet samimi adım atarsa biz bunun güçlenmesi için elimizden geleni yapar ve o gün Nusaybin'de büyük bir şölenle bunu destekleriz."

Çetelerle ilişkisini biliyorlardı

Pilotların serbest kalmasında dahi Türkiye'nin çeteler üzerindeki etkisini ortaya koyduğunu belirten Demirtaş, "Lübnan'da bulunanlar bu ilişkiyi bildiği için 2 Türk pilotu esir aldı. Hükümet iyi ilişkilerinin olduğu bu El Kaide'ci güçlerle pazarlık yaparak pilotları serbest bıraktırdı. Öyle büyük diplomatik bir başarı yok" dedi.

ANKARA