Dün şöyle yazmıştım: "ABD açısından Ortadoğu’da "Amerikancı çözüm" Erdoğancılarla olmaz. ABD’ye göre, Türkiye toplumunun hızlı bir şekilde "terapiye" ihtiyacı var. Çünkü bu rejim, toplumun yarısını "Amerikan ve Yahudi düşmanı" haline getirdi ve toplumun hücrelerinde Selefi akımları büyüttü. Her hangi bir büyük krizde "NATO müttefiki" Türkiye IŞİD’in av sahasına dönüşebilir. Bir darbe için bu gerekçe yeter de artar bile".
Bu yazının yayınlandığı gün, Cumhuriyet Gazetesi aşağıdaki haberi yayınladı:
"Kars Emniyet Müdürlüğü’nün "gizli" ibareli bir yazısı, terör örgütü IŞİD’in Türkiye’de 70 ilde "uyuyan hücreleri" olduğunu ortaya çıkardı. Emniyetin IŞİD içindeki bir muhbirinden alınan bilgiye dikkat çeken Kars Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, örgütün 70 ilde hücre evlerinin bulunduğunu bildirdi. Örgütün turistik bölgeler, HDP ve CHP ile sol örgütleri hedef alacağını duyurdu."
Bu haber, IŞİD’ın hedef aldığı HDP’ye karşı TBMM’de "darbe" süreci başladığı sırada yayınlandı. Aynı anda, yine IŞİD’ın hedef alacağı söylenen CHP de, bizzat Erdoğan tarafından topa tutuluyordu.
Devletin ve AKP’nin, Sarayın Emniyet Müdürü, "DAEŞ’e karşı muhteşem bir savaş yürüten devletimize, AKP’mize, Sarayımıza karşı, bu DAEŞ, ülkemizin 70 ilinde PKK’yle ve Paralelle, aynı zamanda DHKP-C’yle, TİKKO’yla, yani ‘terör kokteyliyle’ işbirliği halinde saldırıya hazırlanıyor" dememekte.
Ne demekte? 70 ilde örgütlenen IŞİD’ın "HDP ve CHP ile sol örgütleri hedef alacağını" bildirmekte… Burada "CHP ve ‘sol’ örgütlerden" kastın, aynı zamanda "Alevi toplum" olduğunu hatırlatalım. Maraş’ta Alevi toplumunun burnunun dibine "mülteci" kampı kurmanın, bu kamplarda yuvalanacak IŞİD çetelerinin katliamına kapı açmak olduğunu da not edelim.
Şimdi soralım: Önünüze gelen HDP’liyi, Sur’da, Cizre’de, Silopi’de, Nusaybin’de evini, barkını yıkıp, "terörist" diye tutukluyorsunuz; aklınıza esene "paralel" yaftası yapıştırıp malına mülküne el koyup, zindana atıyorsunuz.
Sizin polis şefinizin "bildiği", yerlerini teker teker yazdığı, yapacakları kanlı işleri birer birer sıraladığı bu 70 ildeki IŞİD "hücre evlerine" neden uğramıyorsunuz? Bunların kapısını neden çalmıyorsunuz?
Çünkü siz, yani iktidar güçleri, IŞİD’la yalnız Suriye’de Rojava’yı kana bulamak için işbirliği yapmıyorsunuz; aynı zamanda, kendi polis şefinizin sözlerinden de anlaşıldığı gibi, bu kanlı çeteyle HDP’ye, CHP’ye, sol örgütlere ve Alevilere karşı da işbirliği yapıyorsunuz.
1 Kasım’dan beri binlerce HDP’liyi, sosyalisti, Cemaatçiyi hapse attınız. Buna karşılık hapse attığınız IŞİD’çıları serbest bıraktınız.
Türkiye’de AKP tabanı, artık IŞİD’ın "yuvalandığı, örgütlendiği, gizlendiği" ve adım adım "güçlendiği" münbit bir araziye dönüştü. Selefiliğin vatanında "krallık" yapan adamın alay-ı vala ile karşılandığı sırada, 70 ilimizde IŞİD’ın örgütlü olduğuna dair haber, aklı başında herkes için büyük bir alarm olmalıdır. Bu Suud kaynaklı selefilik Pakistan’ı, son çare olarak darbeler, otoriter rejimler ve tehditler batağına döndürdü. Etrafta "atasözü" olmaya aday bir laf dönüyor: "Suudi kralıyla yatan, IŞİD’e hamile olarak kalkar". Türkiye bu aşamayı hızla geçti; artık ülke çapında nur topu gibi tam 70 adet IŞİD’ımız var.
Ve bu IŞİD’ler, "Halt (halk) oyununda el ele tutuşmak zinadır" diyen Lise öğretmenlerinin bulunduğu bu ülkede, AKP tabanını, ÖSO’nunkini nasıl yedilerse öyle yiyecek. Siz bir de buna Suriye’den gelen milyonlarca sünni Arap kitlenin içindeki "gizli IŞİD’çileri“ da eklerseniz, tehlikenin ne olduğunu kolayca görürsünüz.
Bu gidişin bedeli ağır olacak. Bedeli Hükümet mi, Saray mı ödeyecek? Bu önemsiz. Çünkü bedeli Türkiye ödeyecek.
Henüz her şey bitmiş değil. AKP içinde, Erdoğan korkusu yüzünden bir türlü harekete geçemeyen muhalefet, işlenmekte olan bu suça ortak olmamak için elini çabuk tutmalı. Özellikle "dokunulmazlıklarla" ilgili Anayasa değişikliği oylamasında Davutoğlu’na ve Erdoğan’a ilk "caydırıcı" yanıtı vermeli.
Amerikancı darbeciler, Suriye’de olduğu gibi, Türkiye’de de IŞİD’ın "patlamasını" bekliyor. Duyurulur.