
Açıklamada, 9 yıldır iktidarda olan AKP iktidarının bu durumdan bizzat sorumlu olduğu belirtildi. Açıklamada, siyasal iktidarın yargı gücünü kullanarak, kadına her tür şiddeti sonlandırmak yerine meşrulaştırma ve tecavüzcüleri koruma yoluna gittiğine dikkat çekildi.
Önemli olan zihniyet değişmesidir
Savaştan kaynaklı bölgede Kürt kadınlarının ve çocuklarının yaşadıkları travmanın yoğun olduğuna vurgu yapılan açıklamada, Kürt kadınlarının bugüne kadar yürüttükleri „Tecavüz Kültürünü Aşalım Demokratik, Özgür Toplumu Yaratalım“ ile „Kadın Kırımı Toplum Kırımıdır“ adlı kampanyalarla itirazlarını dile getirdikleri ifade edildi. Yargının N.Ç. davasındaki kararla sınıfta kaldığına dikkat çekilen açıklamada, „Bu kararla tecavüzcüler açıkça korunmuşlardır, bununla birlikte failler daha çok devletin kamu görevlileri, bürokratlar, askerler, korucular olduğundan yargı erkinin koruması da daha görünür olmuştur“ denildi. Kadına yönelik suçlarda her şeyden önce ciddi bir zihniyet sorunuyla karşı karşıya olunduğuna dikkat çekilen açıklamada, ne kadar yasa çıkarılırsa çıkarılsın, zihniyet değişmedikçe aynı uygulamaların devam edileceği belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi: „İstediğiniz kadar yasa çıkarın önemli olan zihniyetin değişmesidir. İşte AKP zihniyeti tecavüzcüleri koruyan zihniyettir. Tecavüz insanlık suçudur, tecavüzcüyü korumaktadır.“
EÐİT-SEN: Risk altındaki çocuklar için kaygılıyız
Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, N.Ç. davasında Yargıtay’ın verdiği karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yılmaz, eğitim emekçileri olarak okullarda olmaları gereken, ailesi koruyamıyorsa bile devlet tarafından korunması zorunlu olan N.Ç. ve risk altındaki çocuklar için daha fazla kaygı duymaya başladıklarını kaydetti. Yılmaz, risk altındaki çocukları cinsel taciz ve tecavüz suçları karşısında korunmasını sağlayacak önlemlerin Yargıtay’ın verdiği kararla boşa çıkarıldığını belirterek, „Yargı süreci etkili ve sonuç alıcı şekilde işlememiş, adalet duygusunu inciten, vicdanımızı yaralayan bir karara imza atılmıştır“ dedi.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) de yaptığı yazılı açıklamada, Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin kararına konu olayın „13 yaşındaki N.Ç.’nin kendisine karşı işlenen tecavüz suçuna rızası ile izin verdiğini“ düşünmenin ve kabul etmenin hayatın olağan akışına ve gerçeklerine uygun olmadığı vurgulanarak, „Suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı Kanunu’nun sözüne, özüne ve amacına da uygun değildir. Gerek bu nedenlerle, gerekse öncelikli görevi cinsel istismara uğrayanların haklarını korumak olan yargı organının kamu vicdanını ve hukukun kendisini inciten bu kararını Türkiye Barolar Birliği olarak isabetli bulmadığımızı kamuoyunun bilgi ve takdirlerine sunarız“ dedi.
TBMM’de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu toplantısına katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Komisyonun gündeminde kadına şiddetle mücadelenin yer alacağını belirten Şahin, „kadına şiddetle mücadele“ eğitimi verilmesi için tüm kurumlarla işbirliği içinde çalıştıklarını belirtti. Askerlere kadına şiddetin önüne geçilmesi için eğitimler verileceğini aktaran Şahin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile görüşeceğini kaydetti.
Yargıtay’ın tartışmalı N.Ç. kararına ilişkin soruya Şahin, N.Ç. ile alakalı Yargıtay’ın verdiği kararın ardından yargı sürecinin devam ettiğini belirtti. Yargıtay’ın N.Ç. kararının basın aracılığıyla farklı yönlendirildiğini ileri süren Şahin, „Bekleyelim. Kısmi iptaller vardır, biz kararımızı vermedik diyor“ diyerek, Yargıtay’ı savundu. Şahin, ayrıca N.Ç.’nin avukatları ile görüştüğünü kaydetti.
Ayrıca Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, ‘Utanç davası’nda Yargıtay tarafından iyi halleri gözetilen sanıkların isimlerini yayınladı. Ayrıntılı bilgi için: http://www.ucansupurge.org/turkce/index2.php?Hbr=378#
HABER MERKEZİ