Maltepe Çocuk Cezaevi’ndeki TMK mağduru çocuklar zorla adli tutuklarının koğuşuna konuluyor. Adli koğuşlarda itirafçılığa zorlandıklarını, işkence ve hakarete maruz kaldıklarını belirterek açlık grevine başlayan çocuklardan 16 yaşındaki V.T., kendini yaktı.
Tutsak çocuklara yönelik baskılar ile sık sık gündeme gelen Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, TMK mağduru çocuklar istekleri dışında adli tutukluların koğuşlarına konuluyor. Çocuklar, bu uygulamaya karşı üç ay önce açlık grevi yaparak tepkilerini dile getirmişti. Pazartesi günü cezaevindeki 4 siyasi tutuklu çocuk yeniden açlık grevine başladı. Açlık grevindeki çocuklardan 16 yaşındaki V.T.’in baskıları protesto için kendini yaktığı ortaya çıktı. Ailesi ise V.T.’nin kendisini yaktığını Kartal Çocuk Mahkemesi’nde önceki gün görülen duruşmasında öğrendi. V.T. duruşmaya ayakları bandajlı bir halde eşofmanlarıyla getirildi. Askerler ile tartışarak kendilerine bilgi verilmemesine tepki gösteren V.T.’nin ağabeyi Resul Temel, kardeşinin adli tutukluların arasına gönderilme endişesiyle böyle bir eylem yaptığını söyledi. Temel, “Adliye koridorunda bana ‘cezaevinde baskıların arttığını ve baskılara karşı kendi bedenini ateşe vermek istediğini söyledi’” dedi.
 
Avukatı da tutuklu
Kardeşinin daha önce de cezaevine girdiğini fakat beraat ettiğini belirten Resul Temel, “Kardeşim 1 Mart’ta “örgüt yöneticiliği” iddiasıyla tutuklandı. Bu sefer cezaevini girdiğinde ona avukat da temin edemedik. Çünkü avukatı Hüseyin Çalışçı da ‘KCK soruşturması’ kapsamında tutuklandı“ dedi. Kardeşinin cezaevine girdiği dönem çocukların arkadaşlarının adli tutuklular arasına gönderilmesini protesto için açlık grevinde olduğuna dikkat çeken Temel, “Arkadaşlarının kendi koğuşlarına getirilmesini istiyorlardı. Cezaevindeki siyasi çocukların bazıları tahliye edildi, bazıları ise 18 yaşını aştığı için yetişkinlerin bulunduğu cezaevine gönderildi. En son 4 kişi kalmışlardı koğuşta. Şimdi yeni tahliyeler olmuş ise, bir ya da iki kişiye düştüler. Onlar da sayıları azalınca ‘bizi de adlilerin içerisine verecekler’ tedirginliği yaşıyor” diye konuştu.

İtirafçılığa zorlanıyorlar
Resul Temel, kardeşinin ve diğer siyasi tutuklu çocukların adli koğuşa gitmek istememelerinin nedenini şöyle anlattı: “Kardeşimin bana söylediği, adli suçluların içerisine verdiklerinde; Şemdin Sakık’ın kitaplarını okutuyorlarmış. İtirafçılığa zorluyorlarmış. Baskı altında tutuluyorlarmış. Koğuş ağalığı sistemi var. Yani baskı, dayak ve şiddet görüyorlarmış adli suçluların koğuşlarında. Adli suçluların içerisinden bunların yanına gelen bir arkadaşları, kardeşime şiddet gördüğünü, hakaretlere maruz kaldığını anlatmış.”

Bırakın bu işleri!
Kardeşinin ve cezaevindeki çocukların yaşamından endişe ettiklerini ifade eden Temel, İHD’ye hukuki yardım için başvuru yaptı. Temel, “Çocukları Maltepe Cezaevi’nde olan ailelere seslenmek istiyorum; lütfen çocuklarınıza sahip çıkın ve gerekli dilekçeleri verin. Çocukların bir arada kalmasını sağlayalım” çağrısında bulundu.
Cezaevlerindeki baskılar ve V.T.’nin kendisini yakmasına ilişkin görüştüğümüz cezaevi yetkilisi ise, “Bırakın bu işlerin peşini. Gidin savcılığa başvurun. Yok böyle bir şey” iddiasında bulundu. 

İBRAHİM ASLAN / DİHA/İSTANBUL




Siroz hastası tutsak yaşamını yitirdi


Cezaevinde siroz hastalığına yakalanan Yusuf Kardaş(56) yaşamını yitirdi. Kardaş'ın tedavisinin cezaevi yönetimi tarafından engellendiğini belirten ailesi "ölüme terkedildi" dedi.
Yaklaşık 3 yıl önce tutuklanarak Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi'ne konulan Yusuf Kardaş hayatını kaybetti. Ailesi Kardaş'ın cezaevinde siroz hastalığına yakalandığını, tedavisi yapılmayarak ölüme terkedildiğini belirtti. İHD Mersin Şubesi'ne başvuru yapan aile, sorumlular hakkında gerekli girişimlerde bulunulmasını istedi. Kızı Saadet Kardaş, 3 ay önce cezaevinde ziyaret ettiği babasının sağlık durumunun kötü olduğunu belirterek, "Cezaevi yetkilileriyle konuştuk, bir kaç gün önce hastaydı ama şimdi iyi. Bir şeyi yok, dediler. Ertesi gün annem savcılıktan özel izin alıp babamın görüşüne gitti. Babam görüşme esnasında baygınlık geçirmiş ve Mersin Devlet Hastanesi'ne kaldırılmış" dedi. Babasının aynı gün tekrar cezaevine gönderildiğini ifade eden Kardaş, "Babamın durumu ağırdı. Yatırılması gerekirken hastaneye yatırılmadı. Ve hastalığını fark ettikten 3 ay sonra yaşamını yitirdi. Kasten ölüme terkedildi. Bizim canımız yandı. Başkalarının canının yanmasını istemiyoruz" diye konuştu.
"İnsan yaşamı bu kadar ucuz olmamalı" diyen İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi ise "Gerek cezaevi yönetiminin gerekse cezaevi doktorunun ve gönderildiği hastanelerin hasta tutuklu ile ilgilenmediği, durumunun ağır olmasına rağmen mutlaka hastanede tedavi olması gerektiğine rağmen bunun sağlanmadığı ve cezaevinde kendi haline terk edildiği görülmektedir. Konuyla ilgili gerekli araştırmaları yaparak, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

 ZEYNEP KURİŞ - DİHA/MERSİN