
Kürt Özgürlük Hareketi’nin ve Kürtlerin böyle operasyonlarla yılmayacağının altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Hozat, “Biz süpürge harekatı, çelik harekatı, fırtına harekatı, nicelerini gördük. Hepsi boşa çıkarıldı. Hareketin gücü, etkisi, örgütlülüğü 90’lı yıllarla kıyaslanamaz bile. AKP bu savaşın altında kalacak. AKP’yi tasfiye edecek, sonunu getirecek. Devleti de çözecek bir savaştır” şeklinde konuştu.
Med Nuçe’ye konuşan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, AKP’nin tek başına iktidar olabilmek için yeniden giriştiği savaşın AKP’yi bitirecek savaş olduğunu belirtti. Konsept gereği devreye konulan hem siyasi hem de askeri operasyonların her dönemde olduğu gibi boşa çıkacağını kaydeden Hozat, şunları söyledi:
Türk devleti yalan söylüyor
“Türk devleti PKK kamplarının vurulduğu açıklamasıyla apaçık yalan söylüyor. Utanmazca herkesin gözü önünde olan bir katliamı yalanlayabiliyor. Buradan çağrı yapıyorum; Türk medyası gelsin yerinde inceleme yapsınlar. Gazeteciler, tv kanalları gelsinler, köylülerle röportajlar yapsınlar. Uluslararası basın gelsin. Garanti veriyoruz. Biz her türlü can güvenliklerini alacağız. Bazı cenazeler hala gömülmemiş. Yaralılar hastanededir röportajlar yapsınlar. Yaşamını yitirenlerin çocuklarıyla görüşsünler. Köyün muhtarı, belediyesi, meclisiyle görüşsünler. Bu kadar alçakça hakikatler ters yüz edilemez.”
AKP ile DAİŞ’in zihniyeti aynıdır
Sivilleri hedeflemenin AKP’nin savaş konseptinin bir parçası olduğuna dikkat çeken Hozat, “AKP’nin DAİŞ‘ten hiçbir farkı yoktur. Zihniyet olarak, politika olarak aynıdır. Özellikle üç dört yıldır IŞİD zihniyeti Türkiye’yi yönetiyor. Hitler, Mussolini, Çiller, Kenan Evren vs. AKP bunlara rahmet okutuyor. Sivilerin hedeflenmesinin amacı köyleri boşaltmaktır. Kuzey’de yaptıkları gibi, Güney’de de halkı kırsaldan koparmak; kendi toprağından koparmak istiyorlar. Bu bir soykırım politikasıdır. Kürtleri bitirme, eritme politikasıdır. Değerlerini, kültürünü, tarihini yok etme politikasıdır. Şehirlere doldurup asimile etme politikasıdır. Çok bilinçli bir şekilde bombalayarak sivilleri sindirmeye, ürkütmeye, korkutmaya çalışıyor” dedi.
KDP de konseptin içinde
Bu politikanın Kuzey’de olduğu gibi Güney’de de boşa çıkacağını, Güney Kürdistan halkının da bu politikalara teslim olmayacak bir halk olduğunu kaydeden KCK Eşbaşkanı, KDP’nin de bu operasyonlara onay vermesine tepki gösterdi. “KDP’nin bu konseptin içinde olduğu açıktır” diyen Hozat sözlerini şöyle sürdürdü: “Davutoğlu açık söyledi. Bu açıklamaları yalanlayan bir açıklama duymadık. Bir açıklama yaptılar, o da AKP’nin politikalarına destek veren bir açıklamaydı. PKK bu süreci bozdu, devlet kendisini savunuyor dediler. Cümleler böyle olmayabilir ama özü itibariyle bunu ifade eden açıklamalar yaptılar. Bombalanan yer Güney Kürdistan’ın köyleridir, bağları bahçeleridir. Şu anda Güney Kürdistan’ın her yeri Kandil, Metina, Zap her yer yanıyor. Bir yangın alanına dönüşmüş. Buna izin veren KDP’dir. Barzani bunun onayını vermiştir. Topyekün savaş konseptinin içindedir. Bana karışma, diğer yerlere ne yapıyorsan yap, diyor.”
DAİŞ’i güçlendirme savaşı
Uluslararası güçlerin de bazı anlaşmalar çerçevesinde bu katliamlara sessiz kaldığını belirten Besê Hozat, “DAİŞ gibi faşist bir çeteye mücadele eden tek güç bölgede PKK iken, PKK’yi tasfiye üzerinden AKP’ye destek vermek çok tartışma götürür bir durumdur. AKP DAİŞ’e karşı savaşan PKK’ye karşı savaşarak PKK’yi zayıflatarak DAİŞ‘i güçlendirmeye çalışıyor” diye konuştu.
MHP-AKP koalisyonu kuruldu
Hozat, AKP’nin bu saldırılarla kendini güçlendirmeye çalıştığını bu şekilde bir erken seçime gitmeyi hedeflediğini de belirtti. Koalisyon tartışmalarının da bir oyalamadan ibaret olduğunu ifade eden Hozat şu tespitlerde bulundu: “Koalisyon tartışmaları hikayedir. CHP’yi böyle bir oyunun, tuzağın içine çekerek muhalefet yapmasının önüne geçtiler. Fiili olarak şu anda AKP-MHP koalisyonudur. AKP azınlık koalisyonu, MHP de dışardan destekliyor. CHP’yi de oyaladılar koalisyon oyunlarıyla bu sürecin içine aldılar, etkisizleştirdiler. HDP’yi yalnız bırakmak için. MHP ile bu süreci yaparsak olur ya, CHP-HDP güçlü bir muhalefete girişirler dediler. Aslında savaş kararını AKP seçim öncesinden verdi. HDP’yi baraj altında bırakmak istemesi de bundandı. Hem bizim yaklaşımımız, hem de HDP’nin doğru siyaseti bunu boşa çıkardı. AKP topyekün savaşı seçim öncesi planlıyordu, milliyetçi oyları kendine çekerek 1. parti olarak çıkmak istiyordu. Ama bunu yapamadı. İktidardan düşünce bunu hazmedemedi, HDP’ye korkunç öfke duydu. Sonrasında Suruç katliamını yaptı. Savaş aslında 6-7 aydır korkunç bir savaş yürüyor. Gittikçe de boyutlanıyor.
Toplumsal ve askeri imhayı amaçlıyor
Türk devleti ve AKP açısından topyekün bir tasfiye hareketi başlatılmıştır. Operasyonların hepsi toplumsal ayağı da askeri ayağı da imhayı amaçlıyor. Yüzlerce tutuklama var, amacı şudur; seçime kadar dışarıda çalışacak tek bir insan bırakmamaktır. HDP’yi tasfiye etmektir. Sindirmeye, iradesini kırmaya, teslim almaya çalışıyor. HDP Eşbaşkanlarının tutumları değerlidir. 40 yıllık mücadelenin siyasi temsilcileri bu tür baskılar karşısında teslim olacak bir duruş içinde olmazlar. HDP çok onurlu biçimde tutumunu ortaya koydu. AKP’nin iğrenç konseptini boşa çıkaracak demokratik temelde bir mücadeleyi geliştirecekler.”
AKP’yi bitirecek savaş
Kürt Özgürlük Hareketi’nin de, Kürtlerin de böyle operasyonlarla yılmayacağının altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı, “Biz süpürge harekatı, çelik harekatı, fırtına harekatı nicelerini gördük. Hepsi boşa çıkarıldı. AKP de eskimiş siyaseti pişirip pişirip milletin önüne koyuyor. Hareket açısından ise 90’lı yıllar çoktan aşıldı. Hareketin gücü, etkisi, örgütlülüğü 90’lı yıllarla kıyaslanamaz bile. Bu savaş AKP’yi bitiren bir savaş olacak. AKP bu savaşın altında kalacak. AKP’yi tasfiye edecek, sonunu getirecek. Devleti de çözecek bir savaştır” şeklinde konuştu.
Stratejik ve taktik yenilenme oldu
PKK’nin AKP’nin savaş uygulamalarına karşı meşru müdafaa savaşı verdiğini, ancak bu savunma savaşının bundan sonra eskisi gibi olmayacağını belirten Besê Hozat, şöyle konuştu:
“Taktik olarak da stratejik olarak da bir yenilenmeye gittik. Sürecin karakteri farklıdır. Hareket çok güçlendi her yerde, kazanımlarımız oldu. Eski klasik gerilla tarzıyla gelinen aşamada güçlü kazanımlar elde etmek zordur. Gerilla kendini yeniledi. Artık savaş sadece dağla sınırlı, dağda yürütülecek bir savaş olmayacak. Devrimci Halk savaşı sürecidir. Mücadeleyi her yerde, çok etkili bir biçimde vereceğiz. Dağlarda da, şehirlerde de vereceğiz; bu Kürdistan’la da sınırlı kalacak bir savaş değil.”
Erdoğan savaşla kurtulacağını sanıyor
AKP’nin “silah bırakma” yönündeki açıklamalarını biliniçli olarak gündemde tuttuğunu kaydeden Hozat, “Önder Apo özgürleşmeden, Kürt sorununun çözümü anayasal güvenceye bağlanmadan, özgürlükçü yeni bir anayasa yapılmadan Türkiye’ye karşı silahlı mücadele durmaz. Bunu kendileri de çok iyi biliyor. Bu açıklamalarla, savaş devam edecek, bu konsepti uygulamaya koyduk diyorlar. Bu AKP’nin yol haritasıdır. AKP’nin yol haritası savaştır, tasfiye planıdır. Erdoğan savaşla kendini kurtaracağını sanıyor. AKP’yi kurtaracağını sanıyor. Bir sürü suç işlemişler çünkü. Yolsuzluk, hırsızlık vs. AKP daha fazla zayıflarsa Erdoğan başta olmak üzere hepsini yargılayacaklar. Savaş olursa kaos çıkarsa çatışmalar üzerinden PKK saldırganlığı yaparak, düşman algısıyla milliyetçiliği hortlatarak yapılacak seçimden birinci parti çıkarak kendisini yargılamadan, soruşturmadan kurtarma, hesap bu” diye konuştu.
HABER MERKEZİ