Kürt halkı inançlarına bağlı bir halktır. İnancı güçlü olan Kürt halkı mazlum olanın yanındadır, dini inancının getirdiği ahlakı, dürüstlüğü, saygıyı-sevgiyi bilen bir halktır. Halkımızın dini duyguları bu kadar maneviyat yüklüyken bu inancı üzerinden kirli hesapları olan AKP Hükümeti kendince Kürdistan’a atayacağı meleleriyle halkımızın dini duygularını sömürüp kendi çıkarları temelinde kullanacak.
AKP Hükümeti kendini son derece Müslüman, dini bütün göstermeye, böyle bir vizyon çizmeye çalışıyor. Erdoğan’a sormak lazım. Hangi dinde yalan, haksız kazanç, öldürme, çocuk, kadın demeden zulüm etme vardır. Başkasının yarasını sözde sarmaya çalışan Erdoğan, Kürdistan’da yaraya tuz basıyor. Barışı dilinden düşürmeyen Erdoğan, Kürdistan’da savaşı, ölümleri meşru buluyor. Suriye tankını, topunu şehirlerden çeksin diyor, ancak kendisi Kürdistan’ın her yerini tankıyla topuyla işgal ediyor. Suriye vatandaşına kucak açan Erdoğan Kürdistan’da vatandaşını tutukluyor, işkenceden geçiriyor, savaş uçaklarıyla daha dün Roboskî’de çoluk çocuk demeden katlediyor. Her aile üç değil beş çocuk yapsın diyen Erdoğan, Kürdistan’da kendi devlet memuru çocuklara tecavüz ediyor, askeri, polisi gaz bombalarıyla, topuyla katlediyor, çocukları bozuk sütüyle zehirliyor. Kendine Müslüman olan, ‘Tek’liği ağzından düşürmeyen ve ‘Tek Din’ deyip sözde dili sürçen Erdoğan, Kürdistan’da kendi atadığı meleleriyle bu politikaların meşruluğunu sağlamaya ve gerçeği örtbas etmeye çalışıyor. 
AKP ve Gülen Cemaati’nin, Kürdistan’da özellikle dini kullanarak özel savaş yöntemleriyle Kürt halkını öz değerlerinden, hakikatinden, dininden, dilinden, imanından koparıp kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istediği bilinmektedir. Bunun için AKP’nin melelerine özel görevler düşmektedir. AKP tarafında özel atanan meleler, Kürt halkına İslamiyetin ahlak, vicdan, kültürel bakış açısından çok İslam’ı kullanarak kini, nefreti, düşmanlığı aşılamaya, Kürdistan’da yaşananları gizlemeye çalıştığı bir gerçek. İmanı para, sözü yalan olan bu melelerin Kürt halkına vereceği hiçbir şey yoktur. Bu melelerin sözüne itibar edilmemelidir. 
Tabii ki Kürdistan’da dürüst, İslamiyetin gerçek özüne bağlı, hakkaniyeti bilen yüzlerce mele var. İslamiyetin özünü, sözünü bilen ve bu öze göre yaşayan bu melelerin toplumsal öncülüğü anlamlıdır. Bu melelerin özellikle sivil Cuma namazlarında en önde saf tutarak, verdikleri halkın kendi dilinden vaazlarla halkı aydınlattığı, bilinçlendirdiği ve toplumsal sorunlara duyarlı kıldığı da bilinmektedir. Toplumuna duyarlı olan meleler, AKP’nin Kürdistan’a atadığı melerlin politikalarına karşı da duyarlı olmalıdır.
Kürdistan’a atanan AKP’li melelerin bilinçlenen, gerçeği yaşayarak öğrenen ve buna karşı mücadele eden Kürt halkının dini duygularıyla artık oynayamayacağı gün gibi ortadadır. Artık Kürdistan’da mele politikası tutmaz, AKP’li meleler teşhir ve tecrit olmaktan kurtulamaz.