
AKPM Türkiye Raportörü Josette Durrieu, Abdullah Öcalan’ın çözüm için önemli bir muhatap olduğunu belirterek, Avrupa Konseyi’ni de rol almaya çağırdı.
Türkiye’de geçtiğimiz ay Türk devlet yetkilileri, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleriyle bir dizi temaslarda bulunan AKPM Türkiye Raportörü Durrieu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt sorununa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. ANF’ye konuşan Fransız Sosyalist Senatör ve AKPM’nin Monitoring(İzleme) Komisyonu’nun eski başkanı Durrieu, İmralı’da 1 yıldır kendisinden haber alınamayan Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptığını ve cevabını önemle beklediğini söyledi.
Öcalan muhataplığı tartışılmaz
Kürt sorununda Öcalan’ın önemli bir muhatap olduğunun tartışılmaz olduğunun altını çizen AKPM Türkiye Raportörü Durrieu, şunları belirtti: “Kürt hareketine gelince; benim ismini vurgulamakta hiç sakınca görmediğim, Sayın Öcalan var. Kendisinin bu hareketin yönetilmesinde, yönlendirmesinde ve eylemlerinde tartışmasız sorumluluğunun olduğu, tartışılamayacak bir gerçektir. Ve zaten bu sebeplerden dolayı hapishanede tutuluyor. Raportör olarak Avrupa Konseyi’ni temsilen benim böylesi bir görüşmeyi talep etmem çok yerindedir ve benim bu görevimi yapmam için, gerekli olanakların yaratılması gerekir. Bunu çok normal bir görev olarak görüyorum.”
Öcalan ismine yönelik tepkileri eleştiren Durrieu, “Bir ismin dile getirilmesine ve getirenlere karşı gösterilen bunca tepkiyi, müdahaleyi anlayamıyorum... Hayır, hayır... Bu böyle olmaz. Kürtler bir ismi dillendirdikleri zaman, hemen hedef alınıyorlar” diye konuştu.
Kürtler taleplerinde kararlı
Kürt halkının taleplerinde kararlı olduğunun görülmesi gerektiğine vurgu yapan Durrieu, şu hususa dikkat çekti: “Gerçeklik şu; farklı ulusları tanımayan Türk devletinin, mevcut sistemine muhalefet eden Kürtlerin artık çok güçlü ve hiç zayıflamayan, hatta giderek artan bir şekilde, farklı kimlik taleplerini ısrarla vurgulamaları gerçeği var. Bu talepleri de hiç zayıflamıyor. Bunun göz önünde bulundurulması gerekir.”
‘Sözleşme gerekiyor’
AKPM’nin en etkili isimlerinden olan Durrieu, “Bu mesele karşısında, Türkiye siyasi karar dahil, her bakımdan kararını vermesi gerekiyor. Zira Türkiye’nin istikrara kavuşması için de bu gerekli. Bunu söyleyince, bunun içeriği ne olur? Doğrusu, bende bilmiyorum. Bunun cevabı bende de yok! Ama nihayetinde bunun gideceği ve gitmesi gereken yol belli! Bu da yazılı bir metin veya sözleşme ile sonuçlanacak olan müzakerelerdir” dedi. Durrieu, müzakerenin muhataplarını da açık bir şekilde işaret etti: “Muhatap, karşınızda olanlardır. Bunlar kim? Kürt sorumlular, Kürt temsilcileridir.”
‘Düşmanlık bitmeli’
“Savaşların bitimi, hep konuşma ve müzakereyi kapsar” diyen Durrieu, sözlerine şöyle devam etti: “Çatışmalarda konuşma ve müzakereyi zaten daha önce düşman gördüğün ile yaparsın ve bu zaten ezelden beri hep böyle olmuştur. İhtilafları nihayetlendirmek için, bir zamanlar tanımak dahi istemediğin ile müzakere yaparsın. Ki bu mesele siyasidir ve de tek çaresi, yolu yordamı ve yöntemi müzakere etmektir. Bu kimin ile yapılacak, tabi ki şu an sahnede olanlar ile... Benim yegane arzum budur. Ve bunun sonuca ulaşmasıdır.”
Avrupa Konseyi aktördür
Bu süreçte Avrupa Konseyi’nin de aktör olabileceğini ifade eden AKPM Türkiye Raportörü Durrieu, “Bizler sadece gözetleyen, denetleyen konumunda değiliz. Bizler aynı zamanda aktörüz. Bu bağlamda, artık bu meselenin aşılması buna bir çözüm bulmamız gerekir. Zira ortada otonom haklarını isteyen bir halk var. Ve bu yokmuş gibi davranamayız” şeklinde konuştu ve Avrupa Konseyi’ni de daha fazla sorumluluğa çağırdı.
‘Ölümler yeter’
“Daha fazla ölüm olmasın çağrısı” da yapan Durrieu temennilerini de şöyle dile getirdi: “Siz bu meselenin her daim; ölüm, şiddet, çatışma safhasında kalmasını, böyle devam etmesini bekleyemezsiniz. Bunu doğru göremezsiniz. Şiddet durmuyor. İnsanlar ölüyor. Biz oradayken de olaylar olmuştu. Ve o gün 8 insan daha ölüler kervanına katılmıştı. Bu sebeplerden dolayı diyorum ki, artık bu ölümlerin listeleri daha da uzamasın. Benim bu ülke için tek istediğim; barıştır, istikrardır, herkese haklarının tanınmasıdır, vatandaşa refah, imkan ve olanakların tanınmasıdır.”
HÜSEYİN ELMALI / ANF/STRASBOURG