
Bunun en acı deneyimlerinin ise Türkiye’de yaşandığına dikkat çeken Türkdoğan, “Siyasal iktidarın savaş çığırtkanlığı sonucu ülkemize gelmek zorunda kalan mülteciler, burada insan haklarına aykırı koşullarla karşı karşıya. Asgari yaşam koşulları konusunda devletten herhangi bir destek almayan bu insanlar, sağlık, güvenlik gibi temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılmış durumdalar. Bu koşullara sessiz kalan AKP iktidarını uyarıyoruz; IŞİD’e verdiği desteği derhal geri çekmeli ve mültecilerin sorunlarına dönük aktif politika geliştirmelidir” diye konuştu.
21. yüzyılda yaşanan insanlık dramına dur demek, kadınların köle gibi satılmalarına, tecavüze uğramalarına engel olmak ve çocukların, yaşlıların susuzluktan, açlıktan ölmelerine dur diyebilmek için Mezopotamya halklarının yanında olduklarını ve mücadelelerini yükselteceklerini kamuoyuna deklare eden Türkdoğan, “Yaşasın halkların, zalimin zulmüne karşı olan direnişi” dedi.
BM ve hükümete çağrı
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise “Türkiye ve Mezopotamya halklarının özgürlük, eşitlik, demokrasi ve adalet sınavıdır bu. Bu direnişin yanında olmak, insanlık onurunu yüceltmek için herkese düşen görevler var” dedi. Bölgede savaş suçu, insanlık suçunun işlendiğini altını çizen Yüksekdağ, Türkiye’nin de bunda sorumluluğu olduğunu söyledi. AKP’nin bu trajedilerin sonuçlarını ortadan kaldırmak için sorumluluk alması gerektiğini dile getiren Yüksekdağ, “Hükümet bu savaşın sürgünlerini sahiplenmede sorumluluk göstermiyor. Bu konuda hükümeti göreve davet ediyoruz. Savaş sürgünü Êzîdî halkımıza DBP’li belediyeler, HDP ve halkımız kucak açmıştır. BM gibi uluslararası hakem örgütler ise ancak havadan attıkları paketler dışında bir sorumluluk göstermiyor” dedi.
ANKARA