Türkiye’de yolunda gitmeyen çok şey var. Devlet terörü, Kürtlere yönelik katliamlar, zulüm ve adaletsizlik, hoşgörüsüzlük gün geçtikçe artıyor. Siyasetteki çalkantılar, oyunlar, söylemler ise insanı bıktırıyor. 

Bütün bu sorunların müsebbibi malum kişi; Tayyip Erdoğan! Krizleri çıkardığı, Türkiye’yi soyup soğana çevirdiği; istediği gibi at koşturduğu halde “bunlar yetmez, ille de başkan olmam gerekir” diyor. Bu başkanlık isteğinin toplumda karşılık bulmadığını görünce de aynı şeyi şimdi de partili cumhurbaşkanı sistemi, ya da B ve C planları diye boyayarak gündeme koymaya çalışıyor. Kibirli, kaprisli ve bozuk bir insan iktidarın çirkinlikleriyle birleşti mi ortaya Tayyip gibi arsız bir kişilik çıkıyor. İktidarın büyüsüne o kadar kapılmış ki, oyuncağını kaybetmiş çocuk gibi başkan olacağım da başkan olacağım diye tutturmuş gidiyor.

Erdoğan kendi dediği dışındaki tek bir düşünceye, tek bir sese tahammül etmiyor. Sanki Türkiye’de başka siyasetçi yokmuş, bu toplum kendi içinden başka siyasetçi çıkaramazmış gibi davranıyor. Herhalde partisindeki kuklalara, yalakalara; muhalif geçinen Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin çaplarına bakarak böyle değerlendirmelere gidiyor. Onları sürekli kendisinin oluşturduğu sınırlar içinde gezindirerek bunlardan bir şey çıkmayacağını görüyor ve onun için ısrarla ben ben diyor. 

Tayyip niye bu kadar iki başlılık olmaz diye feryat figan ediyordu ki? Şimdiye kadar başbakan koltuğunda oturttuğu kişi de kendi kuklasıydı ve söylediklerini harfiyen yerine getiren biriydi. Demek ki, bu feryat ve figanlar başkan olma oyununun bir parçasıymış. Erdoğan, Davutoğlu gêjini Kürtlere yönelik gerçekleşen katliamlar başta olmak üzere tüm kirli işlerinde kullanacak, çok kirlendiğinde de Türkiye toplumuna aslında böyle biri olmadığını ve ne kadar güçlü olduğunu göstermek için bir parmak işaretiyle nasıl yerinden attığını gösterecekti! İki başlılık olmaz diye diye kartondan bir kaplan yaratmış. Davutoğlu da kendisini gerçekten kaplan sanmış, sonra da kaybeden Erdoğan kendisini kurtarmak için o kaplanın kafasını götürmeyi bir kahramanlık olarak göstermiştir. Hepsi bu. 

Kürt Özgürlük Hareketi şimdiye kadar hangi dediğim dedik, kestiğim kestik diyenleri iktidarlarından söküp götürmedi ki! Erdoğan, Davutoğlu daha kaç hafta önce bağıra çağıra Kürtlere karşı zafer kazandıklarını söylüyorlardı. Ne oldu? Zafer kazananların sonu böyle mi olur. Kürt Özgürlük Hareketi tabiri caizse AKP’ye ‘Al sana zafer’ dedi. 

Davutoğlu, Kürt Özgürlük Hareketi’ne ve Kürtlere karşı yürütülen savaşta bir araç olarak kullanılmıştır. Erdoğan bütün suçları Davutoğlu’na işletmiştir. Erdoğan Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin bir gün kendisinden hesap soracağını bilmektedir; onun için fiilen Kürtlere yönelik gerçekleştirilen her suçun talimatını kendisi vermesine rağmen resmiyette bütün suçların sorumlusu Davutoğlu olmuştur. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Sayın Duran Kalkan daha aylar önce AKP’nin 7 Haziran’ı görse de 1 Kasım’ı göremeyeceği öngörüsünde bulunmuştu. Bu öngörü doğru çıkıyor.   

Ahmet Davutoğlu da bir dava insanı olduğundan söz ediyordu, ama son yaşananlardan sonra bir daha anlaşıldı ki, ortada herhangi bir dava yoktur. Tek bir dava vardır; o da Tayyip Erdoğan’ın mutlak ve tek güç olması! Bu mutlak ve tek güç olmak için de toplumsal değerleri yozlaştırması. 

Şimdi utanmadan Erdoğan AKP’nin başına kimi getirecek, yeni başbakan kim olacak diyorlar. Kim gelirse gelsin ne fark edecek ki! Profil tartışması yürütmek bile saçma. Erdoğan AKP’nin başına bir eşek de getirse herkes ona biat etmeyecek mi? Yanlış anlaşılmasın, eşeği küçümsediğim için böyle bir şey demiyorum, toplumda kullanılan manasıyla ve daha iyi anlaşılması için bunu ifade ediyorum. Zaten şimdiye kadar getirilenlerin durumu eşek olmaktan öteye geçmedi. Kullanılıp kullanılıp atıldılar. 

Bütün bu tartışmalar süre dursun, aldığımız bilgilere göre KCK Yürütme Konseyi geçtiğimiz günlerde çok önemli bir toplantı gerçekleştirmiş ve çok önemli kararlara ulaştıkları söyleniyor. Önümüzdeki günlerde bu toplantının sonuçları ve alınan kararlar basına açıklanacakmış. Medya Savunma Alanlarına yönelik her gün onlarca uçakla çok kapsamlı ve yoğun saldırıların olduğu bir dönemde böyle bir toplantı yapmak ve önemli kararlara ulaşmak bile büyük bir başarıdır. 

AKP hükümetine yönelik yeni taktik ve tarzlarla mücadelenin yükseltileceği anlaşılıyor. Önümüzdeki günlerde alınan kararların detaylarını göreceğiz.