Sera gazı, küresel ısınmanın nedeni olarak kabul ediliyor. Dünya devletleri iki yıl önce Cancun’da düzenlenen İklim Konferansı’nda küresel ısınmanın 2 dereceyle sınırlandırılması konusunda anlaşmıştı. İklime insan eliyle zarar verilmesinin önlenmesi için bu hedef kaçınılmaz kabul ediliyor.
Potsdam Enstitüsü’nün baş iktisatçısı Ottmar Edenhofer, Katar’ın Doha kentinde Kyoto Protokolü’nün uzatılması için uzlaşmaya varılabileceğine inanmıyor. Doha’da ikinci yükümlülük sürecinin hızlı bir şekilde uygulanabilmesi için ek protokol hazırlanması talep edilecek. Ancak bazı konularda hala pürüzler giderilemedi. O da ikinci yükümlülük sürecinin ne zamana kadar geçerli olacağı. AB, 2020 yılına kadar sürmesini istiyor. Ancak küçük ada ülkeleri sekiz yılda iklimi koruma hedefleri sulandırılabileceği düşüncesiyle yükümlülük sürecinin beş yılla sınırlanmasını talep ediyor.” Kyoto Protokolü’nün, uzatılsa bile sembolik bir jest olarak kalması mümkün. Küresel sera gazı emisyonunun yüzde 16’sından sorumlu olan Avrupa Birliği ile İsviçre ve Norveç’in, ikinci yükümlülük sürecini kabul etmesi muhtemel. Dünyanın atmosfere en çok karbondioksit salan ikinci ülkesi ABD ise protokolü zaten imzalamamıştı.
 
Tarım tehdit altında

İklim değişikliği, dünya genelinde her alanda tehdit oluşturmaya devam ederken, tarımsal üretimde de ciddi düşüşlere neden olacak.
Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş, “İklim değişikliğinin, tarıma etkisinin, diğer sektörlerden daha fazla olacağını” söyledi.
Baş, gelecek yüzyılda Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz havzasında sıcaklığın artacağı, yağışların yüzde 20’ye varan oranlarda düşeceği, toprak neminin azalacağı ve deniz seviyesinin yükseleceğinin tahmin edildiğini anlattı. Bu değişikliklerin tarım alanlarında kayıplara, ürün verimlerinde de azalmalara neden olacağına işaret eden Baş, dünya genelinde 2 derece sıcaklık artışının tahıl verimliliğinde yüzde 5, 4 derecelik artışın ise yüzde 10 azalmaya neden olacağına dikkati çekti.

DOHA