Alevi inancına göre, 12 gün boyunca düğünlere, nişanlara ve benzeri eğlencelere gidilmez, güneşin doğusundan batışına kadar yemek yenilmez.
Oruç tutanlar 12 gün boyunca bıçağa ve kesici aletlere el sürmezler, kurban kesmez kan akıtmazlar, etli veya et suyundan yapılan yemekler yemezler. Matem günlerinde 72 millete aynı nazardan bakılır, her canlının kıymeti bilinir ve hiçbir canlıya eziyet edilmez.
Oruç tutanlar, 12 gün boyunca giyimlerine de dikkat ederler. Canlı, parlak giysiler yerine yası anlatan siyah renkler tercih edilir. 15-26 Kasım matem günleri ardından 27 Kasım günü aşure yapılır ve eşit ölçülerde komşulara dağıtılır. Aşure'nin temel maddesi dövülmüş buğday ve şekerdir. Ayrıca içine üzüm, fıstık, ceviz gibi kuru yemişler konmaktadır. Ancak, 12 ürünün konulmasına özellikle dikkat edilir.
Şiilerde ızdırap çekilir
Şii kesimde, Hz. Hüseyin için yas tutmanın farklı bir şekli var. Alevilerde hiç bir canlıya dokunulmaz, hiçbir zanlıya zarar verilmezken, Şii inancında ızdırap çekme yolu ile bağlılık gösteriliyor. Hz. Hüseyin'in ızdırabını anlamak için erkekler, kendilerini açık meydanlarda topluca kırbaçlatırlar. Ayrıca, milyonlarca Şii, Hz. Hüseyin'in öldürüldüğü Irak sınırları içinde bulunan Kerbela kentine gider, bir bakıma hac görevini yerine getirir. Kerbela'da sabah namazının ardından 'mersim' diye bilinen dini törende kendi sırtlarına sağdan sola doğru ağır zincirler, kamçı ve çivili kırbaçlar vururlar. Şiiler, bunu daha çok Kerbela'da yapılan vahşeti sembolize etmek için yapar. 1400 yıllık matemi, bu şekilde anlatır. Bu şekilde Hz. Hüseyin ve kervanında öldürülen 72 kişinin acısı paylaşılır.
NİHAL BAYRAM/MAİNZ