BDP Eşbaşkanı Demirtaş "cemevleri ibadethane değil" diyen Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'a sordu: "Alevi yurttaşlardan vergi almıyor musunuz? O vergilerin tamamını camiye harcayamazsınız. Alevi yurttaşlar vergi verirken eşitse, kamusal hizmet alırken de eşit davranmak zorundasınız. Tek bir mezhebe para harcayamazsınız, bu anayasal bir suçtur."

BDP tarafından düzenlenen ve Alevi kanaat önderleri ile cemevi ve dernek başkanlarının katıldığı Alevi diyalog toplantılarının 2'incisi dün İstanbul'da yapıldı. Açılış konuşmasını yapan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, çalıştaylara konuşmak için değil dinlemek için geldiklerini belirterek, "Siyasetçilerin bütün toplum adına, bütün inançlar adına tek yetkili olarak kendilerini görüp konuşması yanlıştır, demokrasi ruhuna aykırıdır, inançlara aykırıdır. Sizlerin Alevi inanç temsilcileri olarak kendinizi siyasette nasıl görmek istediğinizi öğrenmek istiyoruz" dedi. Bütün ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, yok sayılmış bütün kimliklerin mücadelesinin ortak olduğuna dikkat çeken Demirtaş, "Hiçbir ezilenin diğer ezilene rağmen kurtuluşu olamaz" diye konuştu.

'Aleviler karar verir'

Alevi yurttaşların son yıllarda örgütlü olarak yürüttüğü mücadelenin Türkiye'de demokrasi mücadelesine ivme kattığını belirten Demirtaş, şunları söyledi: "Alevilerin bu enerjisi iktidarı tedirgin ediyor olmalı ki, Alevi çalıştayları yapıyor. Ama zihniyet değişmiyor. İktidar ve Diyanet, Alevi inancını tanımlamaya çalışıyor. Bir inanç toplumu neye ibadethane diyeceğine kendisi karar verir. Alevi toplumu cemevini ibadethane olarak tanımlıyor. Bu kadar basittir."

Bu zihniyet değişmeli

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Alevilerin haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirterek, "Yaşam ve insanı merkeze alan talepleri tartışmak kendine insanım diyenlere yakışmaz" dedi. Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın partisinin İçanadolu vekilleri ve yerel yöneticileriyle gerçekleştiridiği toplantıda dile getirdiği, "Cemevleri kültürel mekanlardır. İslamda ibadet yeri mescittir, camidir. Alevilik İslam'ın bir yorumudur" açıklamasına dikkat çeken Demirtaş, şöyle konuştu: "Hiçbir inancın diğerine üstünlüğü olamaz, diğerinin inanç sınırlarını tespit etme hakkı asla olamaz. Tekçiliği dayatmak bütün sorunların temelidir. Bu bakış açısı değişmediği sürece, sorunların çözümünde mesafe kaydedemiyoruz. İktidar bir dönem başörtüsü yasağına karşı çıktı. Ancak iktidar olunca ibadetin sınırlarını belirliyor. Aleviler Diyanete mi soracak? Diyanet kendini dinin tek sahibi olarak tanımlıyor, kesinlikle kaldırılması gerekiyor. Böyle bir kurum gereksiz. Başbakan'a soruyorum, Alevi yurttaşlardan vergi almıyor musunuz? O vergilerin tamamını camiye harcayamazsınız. Alevi yurttaşlar vergi verirken eşitse, kamusal hizmet alırken de eşit davranmak zorundasınız. Tek bir mezhebe para harcayamazsınız, bu anayasal bir suçtur."

Hızır'da dualar barış için

Alevi toplumunun örgütlülüğüne dikkat çeken Demirtaş, konuşmasını şöyle tamamladı: "Alevi toplumunun örgütlülüğü, kendi içindeki dayanışması tek başına demokrasinin öncü gücü haline gelebilecek bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Alevi toplumundan oy istemek için partimizi tanıtmak üzere burada değiliz. Sizin beklenti ve eleştirilerinizi dinlemek için buradayız. Çünkü Alevi toplumu kime oy vereceğini bilecek kadar örgütlü ve bilinçlidir. Hızır ayındayız. Hepimiz birbirimize bu kritik süreçten çıkmak için dua edelim."

ANF/İSTANBUL




Bülbül: Başbakan suç işliyor

PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül, cemevinin ibadethane olmadığını savunan Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın suç işlediğini belirterek, "Bir başbakanın bu konuda fikir yürütmeye, tanım yapmaya, kural, kaide belirlemeye hakkı yoktur" dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül yaptığı yazılı açıklamayla Türk Başbakan Erdoğan'a tepki gösterdi. Alevilerin ibadet merkezinin camii veya mescit olmadığını ifade eden Bülbül, "Çünkü defalarca söylediğimiz, yazdığımız, izah ettiğimiz ve kanıtladığımız gibi (aslında kanıtlama ihtiyacı duymuyoruz!) Alevilik İslam'ın bir yorumu, mezhebi, alt kümesi, alt kültürü, alt inancı vb. değildir" diye belirtti. Bülbül, Aleviliğin kendi inanç ve ibadet kuralları ve erkanı olan bir inanç olup ibadethanesinin de cemevi olduğunun altını çizerek, "Bir başbakanın bu konuda fikir yürütmeye, tanım yapmaya, kural, kaide belirlemeye hakkı yoktur. Başbakan bu tutumu ile açıkça hak ihlali yapmakta, Başbakanlık görevini ve sorumluluğunu unutarak suç işlemektedir. Türkiye cumhuriyetinin, büyük bir mutabakatla 'değiştirilmesi istenen' mevcut anayasasında bile 'Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir' ibaresi vardır. 'Laik demokratik' bir ülkede bir başbakan inançlar hakkında tanım yapamaz, fikir bile yürütemez" diye belirtti.
"Madem Alevilik diye bir inanç yok o halde neden 'Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu' diye güdümlü bir kurum oluşturdunuz?" diye soran Bülbül şunları söyledi: "Çünkü siz Başbakan olarak, partiniz AKP olarak kendi güdümünde 'İslamlaştırılmış bir Alevilik' istiyorsunuz ve bütün çabanız bunun üzerine. Siz, partiniz ve yasama organı olarak TBMM, cemevlerini kabul etmeye mecburdur. Bu Türkiye'nin inanç haritasında değişmez, değiştirilemez bir gerçektir. Sayın Başbakan; ikide bir de 'cemevi diye bir ibadethene yoktur. Alevilik İslam'ın bir yorumudur!' demekten vazgeçin. Aksi takdirde 'laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinin' anayasasına karşı suç işlemiş olursunuz!"