Son günlerde bazı şehirlerde, bazı çevrelerce Alevilere yönelik saldırı yapılmaktadır. Bu, bildik bir fiziki saldırı ve linç değil ama eğer önlem alınmazsa daha önce olduğu gibi, fiziki saldırı ve katliama kadar varabilir. Çünkü geçmişte bu saldırılar ve katliamlar yaşandı. Dikkat edilirse, Türkiye’de ne zaman devrimci demokratik mücadale aktif ve radikal bir hale gelince, Aleviler hedef haline geliyor, getiriliyor. Aleviler tarih boyunca komünal hayatı esas aldılar, zulme ve baskıya karşı direndiler. Bu yaşam tarzı ve felsefelerinden dolayı egemen güç ve çevreler için bir tehlike olarak görüldüler.
Aleviliği felsefik olarak egemenlik altına alamayan klasik iktidar odakları fırsat bulduklarında, çeşitli komplo ve oyunlarla Alevilere saldırmışlar, katliamlar yapmışlar, yerlerinden yurtlarından sürgün etmişlerdir. Alevilerin sorunu aslında bir devrim ve demokrasi sorunudur. Alevilerin durumunu demokrasi ve devrim çerçevesinde ele almak gerekiyor. Aleviler kendilerini İslam dışı gördüklerinden dolayı mı saldırılara maruz kalıyorlar, yoksa ideolojik nedenlerden dolayı mı?
Anadolu topraklarında Alevilere ve Aleviliğe düşmanlığın temelinde klasik dini inanç ve ibadet yatmamaktadır. Alevilere ve Aleviliğe düşmanlığın temelinde ideolojik nedenler bulunmaktadır. Ancak Alevilere saldırıların yapılması için dini ve mezhepsel çelişkiler kullanılmaktadır. Burada en muhafazakar ve tortu çevreler içinde bazıları maşa olarak kullanılıp, Alevilere din ve mezhep çelişkileri kullanılıp saldırılar ve katliamlar yapıldı ve demokratikleşme olmadığı sürece, bu saldırıların devam edeceği anlaşılıyor.
Aleviler doğal, komünal toplumu tarih boyunca yaşadılar ve günümüzde de bunun modern hali olan sosyalizmi hedeflemişlerdir ve bunun mücadelesine heryerde önderlik etmekteler. Alevileri, sağcı ve muhafazakar sistem için tehlikeli yapan işte bu duruşlarıdır. Yani bu saldırılar ve katliamların arkasında derin kesimler, güçler var. Bu saldırı ve katliamlar öyle bazı cahillerin planladığı saldırılar değil. Ama bazı yobaz gericiler dini ve mezhepsel çelişkiler adına burada maşa olarak kullanılıyor. Aleviler halk olarak Sünnilerle aynı şehirde, mahallede, sokakta hatta apartmanda oturuyorlar, hayatı paylaşıyorlar, evlilikler yapıyorlar. Bu konuda bir sorun yok. Alevilerin sorunu esasen sistemledir ve bunun kökü ideolojik nedenlere dayanıyor.
Son zamanlarda bazı kentlerde Alevilerin evlerine çarpı işareti konması ve nefret söylemlerinin olmasının nedenleri de esasen böyle anlaşılmalıdır. Türkiye’de devrimci ve en muhalif kesim Alevilerdir ve bu hep böyle olmuştur. Alevileri ideolojik olarak kontrol altına alamayan egemen çevreler, tarih boyunca Alevileri kendi sistemleri için büyük bir tehlike olarak görmüşlerdir. Bu saldırıların esas nedeni budur.
Peki bu saldırılar nasıl bertaraf edilir? Aleviler devrimci mücadeleye daha çok katılım göstermeli, aktif yer almalılar. Alevilerin özgürlükleri ve bildiğimiz tarzda kendi ibadetlerini yapmalarıda, varlıklarını özgür bir ortamda devam etmeleri ancak demokratikleşme koşullarında mümkündür. Demokratikleşme olmadığı ve baskı-zulüm devam ettiği sürece, başta Aleviler, Kürtler ve muhalif çevre ve kesimler, yoksul halk sürekli zulüm sistemi altında yaşamaya zorlanırlar. Alevilerin devrimci mücadeleye destek vermeleri ve demokrasi mücadelesine daha çok kalıtım göstermeleri Aleviliğin özüne uygundur ve yapılması gerekendir. Gerisi sadece sisteme eklemlenmedir ve egemenlerin istediği de zaten budur. Aleviler hem kendilerini muhtemel saldırılara karşı korumalılar hem de devrimci-demokrasi mücadelede aktif yer almalılar. Aleviliğe yakışanda budur...