
Erdoğan, seçim yaklaştıkça daha da hırçınlaşıyor. Artık dengesini kaybetmiş bir biçimde HDP’ye saldırıyor. Her türlü kirli yöntemi kullanıyor. Amaca ulaşmak için her şey mübahtır diyor. Utanmadan, “Bunlar Zerdüşt’tür” diyerek IŞİD kafalı olduğunu ortaya koyuyor. Êzîdîler tam da bu Erdoğan kafasında olanlar tarafından soykırıma uğratılmıştır; binlerce Êzîdî kadını kaçırılmıştır. Yine Ali’siz Aleviler demagojisini dillendirerek Alevileri hedef gösteriyor.
Hiçbir Alevi, Alevi örgütü ya da derneği Ali’siz bir Alevilik düşüncesine sahip değildir. Bu, Erdoğan’ın saptırmasıdır, demagojisidir. Özellikle Avrupa’daki Alevi derneklerini hedef göstererek Ali’siz Alevilikten dem vuruyor. Avrupa’daki Alevi derneklerinin tümünde Hz. Ali’nin, Hz. Hüseyin’in resimleri vardır. Yine birçok dernekte on iki imamın resmi vardır. Özcesi Erdoğan’ın Ali’siz Alevilik demagojisi bir uydurmadır. Aslında gölge boksu yapmaktadır. Kendisi uydurma hedefler yaratıyor, sonra da bu uydurma hedefleri vuruyor. Bundan medet umuyor. Oyunu böyle yükselteceğini sanıyor. Bu tutum, aslında kaybettiğinin resmidir. Acaba bu tür demagoji ve kirli yöntemlerle halkın kafasını bulandırabilir miyim, bunun üzerinden HDP’ye kayan oy akışını durdurabilir miyim hesabı içindedir. Ancak halkın HDP’yi sahiplenmesi Erdoğan’ın hevesini kursağında bırakacaktır.
Kürtlerin çok önceleri Zerdüşt inancına sahip olduğu biliniyor. Özellikle İlkçağda İran ve Mezopotamya’da Zerdüştlük en temel inançtır. Kürtlerin tarihi öğrenildiğinde bu gerçeklik görülür. Eğer Türklerin tarihi 9. yüzyılda başlatılmayacaksa, Türklerin bir dönem Şaman inancına sahip olduğu da görülür. Herhalde Türklerin tarihi bu dönem atlatılarak anlatılmaz. Şu anda Türklerin Sünni İslam ve Alevi olduğu biliniyor. Yine Azerilerin Şia olduğu biliniyor. Kürtlerin şimdi bir kesimi Hanefi Müslüman, bir kesimi Şafi Müslüman, önemli bir kesimi de Alevi’dir. İran’da ve Irak’ta Şia Kürtler de bulunmaktadır. Birçok soykırıma uğratılsa da Êzîdîler de Kürdistan’ın dört parçası, Ermenistan, Rusya ve Avrupa’ya dağılmış biçimde bir milyondan fazla bir nüfusa sahiptirler. Erdoğan “Bunlar Zerdüşt’tür” derken Êzîdîleri kast etmekte ve hedef göstermektedir. PKK’nin içinde Sünni, Alevi kadrolar olduğu gibi, bazı Êzîdî kadrolar da bulunmaktadır. PKK’de sadece farklı inançlar değil, farklı etnik kimlikte kadrolar ve savaşçılar da vardır. Türkler de vardır, başka halktan olanlar da. Erdoğan’ın tekçi zihniyeti tabii ki bunu anlayacak kapasitede değildir. Onun gözleri renk körüdür. Erdoğan için tek renk vardır; o da gridir.
Tayyip Erdoğan’ın ileri sürdüğü gibi Ali’siz Alevilik yoktur. Ancak Erdoğan’a göre Alevisiz Alicilik vardır. Erdoğan’a göre bir inançta Hz. Ali bir değerse o zaman kendisi gibi inanmalıdır. Zaten “Alevilik Ali’yi sevmekse Ali’yi en çok biz seviyoruz” diyerek zihniyetini ortaya koymaktadır. Bu zihniyet açıkça Aleviliği olduğu gibi kabul etmemekte ve reddetmektedir. Tayyip Erdoğan Alevi inkarcısıdır. Çünkü kendisi Aleviliğe bir don biçmiştir. Ancak Alevilik kendi düşündüğü gibi olmadığından Aleviliği reddetmektedir; inkarcıdır. İnkarcı olan birinin Alevilik tanımı zaten arızidir ve ciddiye alınmaz.
Aleviler, Tayyip Erdoğan’ın Alevi tanımlamasına cevap vermiyorlar; çünkü bir inkarcıya cevap vermek Aleviler için züldür. Aleviliği Aleviler tanımlar. Aleviler içinde tarihlerine, inançlarına bakışta ayrıntıda bazı farklılıklar olabilir. Kaldı ki Aleviliğin yörelere göre kendi içinde değişiklikler gösterdiği de bilinmektedir. Aleviler kendi içinde tartışmalar yapabilir. Ancak Alevi inancında olmayan birisinin Aleviliğe tanım yapması tabii ki kabul edilemez. Hem de tarih boyu Alevilik üzerinde inkarcılık ve asimilasyon yapan hakim bir mezhebin üyesi olarak bunu yapmak daha da abestir. Aleviliğin ne olduğunu Aleviler bilir. Erdoğan her konuda mühendislik yaptığı gibi inanç konusunda da mühendislik yapıyor. Ancak yüz yıllar boyu inkarcılığa ve asimilasyona karşı direnen Aleviler, Tayyip Erdoğan’ın inanç mühendisliğine karşı da direnir.
Erdoğan bilmeli ki Alevisiz Alicilik de yapılmaz. Aleviler Ali’ye inanıyorsa, bu kendisi gibi inanmasını gerektirmez. Zaten Hz. Ali’yi, Hz. Hüseyin’i anlama ve bir değer olarak inancının merkezine koyma anlayışı Tayyip Erdoğan’dan farklı olduğu için farklı bir inanç olarak Alevilik vardır.
Tayyip Erdoğan’ın kendi inancına da saygısı yoktur. Çünkü kendi inancına saygısı olsa farklı inançlar için bu düzeyde hakaret etmez. Bir inancı siyasete bu kadar alet eden kişiden o inanç için de hayır gelmez. IŞİD İslamiyet’e ne kadar saygılıysa Erdoğan da o kadar saygılıdır. Herhalde tarih boyu İslam’a IŞİD kadar zarar veren başka bir sapkın hareket olmamıştır. Bu sapkın hareketin en büyük dostu da Erdoğan’dır.