
Kürt siyasetçi Bedrettin Kavak, Almanya’da 2002’de yürürlüğe giren Anti Terör Yasası’nın 129 b maddesi kapsamında ‘Yurtdışında faal olan terör örgütünün üyesi’ iddiasıyla, 3 yıla hapis cezasına çarptırıldı. Karar duruşmasında cezanın açıklanmasından sonra Kavak, tepkisini ‘Berxwedan Jiyane, Bijî PKK’ şeklinde gösterirken, Mahkeme Başkanı’nın Kürtlerin durumunu kötüleştiği, DAİŞ’e karşı da PKK’nin mücadelesini takdir ettikleri yönündeki açıklamasıda da adalet adına tam bir ironiydi.
Dün Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi, 2015’ten itibaren beri tutuklanan Kürt siyasetçi Bedrettin Kavak’ın davasında son kararını verdi. Almanya Federal Savcısı Dr.Kaiser’in hazırladığı iddianamede Kavak’ın 2012 ila 2015 yılları arasında Almanya’nın Güney, Kuzey, Orta sahaları ve İskandinavya’da PKK adına faaliyette bulunduğunu iddia etmiş, Kavak için 4 yıl hapis istemişti.
İddianamede Kavak’ın PKK için para topladığı ve propaganda yaptığı ileri sürülürken somut delil olarak ise yasal eylemler, mitingler ve festivaller gösteriliyor.
Mahkemin tahaf ve tutarsız açıklamaları
Dün öğlen saatlerinde başlayan duruşmaya çok sayıda Kürdistanlı katıldı. Duruşma başladığı sırada Kürdistanlılar ve dostlarıda mahkemenin yapıldığı salonun dışında eylemdeydi. Kavak, duruşmaya alkış ve zılgıt ile girdi.
Yaklaşık 5 ay süren yargılamanın ardından yapılan karar duruşmasında üç yıl hapis cezası kararını açıklayan mahkeme başkanı Dr. Rühle gerekçe bölümünde, Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde “PKK’nin üst düzey kadroları, Ali İhsan Kıtay ile Mehmet Demir’in ardından Bedrettin Kavak davası görüldüğünü” söyledi. Daha önce görülen davalarda, birçok hususun hukuki olarak netleştirildiğini ifade eden Rühle, “Mahkeme heyeti olarak PKK’nin rolünün değiştiğini ve DAİŞ’e karşı yürüten mücadeleyi takdirle karşıladıklarını ama PKK’nın hala öldürme amaçlı bir terör örgütünün olduğu” şeklinde ifadeler kullandı.
‘PKK’yi savunmaktan başka çaresi yoktu’
Kürtlere yönelik Türkiye’deki insan hakları ihlallerini tek tek sayan Mahkeme Başkanı, Türk devletinin Cizre ve Silopi’deki katliamlarını da örnek olarak sundu, Kürtler açısından son bir yıldan beri tablonun daha da kötüleştiğini belirtti.
Mahkeme Başkanı Dr.Rühle devamla PKK tarihinden kesitler sundu. Dr.Rühle, Bedrettin Kavak’ın bu gelişimlerini bizzat yaşadığını söyleyerek, PKK’yi savunmaktan başka çaresi olmadığını söyledi.
27 Temmuz’da “PKK’yi terörist olarak nitelemek kimsenin haddine değil, hangi cezayı verirseniz verin halkımın hizmetinde olacağım” şeklinde savunma yapan Kavak ise, açıklanan skandal cezaya direnişle cevap verdi: “Berxwedan Jiyane”, “Bijî Serok Apo.”
Aynı şekilde karara karşı Kürdistanlılar da bu sloganları haykırdı.
Kürtlerin kendini savunması meşrudur
27 Temmuz’da yapılan son savunmada Kavak’ın avukatları, 129 b’nin tümden ortadan kaldırılması, Kavak’ın beraatini ve 2015’ten bu yana Kürdistan’da Kürt kentlerine yönelik yürütülen savaştan kaynaklı Kürtlerin uluslararası hukuka göre kendilerini savunma hakları olduğunu belirtmişlerdi.
Avukatlar, Kavak’a 3 yıl hapis verilmesinin ardından cezaya itiraz edeceklerini açıkladı.
Kavak savunmasında neler demişti?
Kavak, 27 Temmuz’daki duruşmada yaptığı son savunmasında özetle şu ifadeleri kullanmıştı:
“Biz de halk olarak yüzyıldır sömürgeci devletlerin baskısı altında aynı acılara maruz kaldık. Mahkeme heyeti ve savcılık tüm bunları bilmesine rağmen, halen Türk devletinin demokratlığından dem vurarak adaletin ruhunu zedeliyor. Sizler de bu acıları en az bizim kadar bilmenize rağmen susmayı tercih ediyorsunuz. Benim burada yargılanmam kesinlikle hukuki değil, siyasi gerekçelere daynıyor. Türk ve Alman devletinin kirli ilişkileri sonucu yargılanıyoruz.”
***
“Ne iddia makamı, ne de mahkeme heyeti PKK’yi terörist olarak gösteremez. PKK’ye terörist demek kimsenin haddine değil. Vereceğiniz karar ne olursa olsun hukuku ve adaleti zedelememeli. Kendisini insan sevgisine ve halkının kurtuluşuna adamış bir kişi olarak şunu belirtmek istiyorum. Ben bu mücadelenin bir neferi ve halkımın hizmetkarıyım. Bedeli ne olursa olsun mücadelemden asla vazgeçmem. 24 senesini cezaevlerinde geçirmiş ve acının her türlüsünü tatmış bir insan olarak vicdanım rahattır.”
MİT TIR’ları gündeme gelmişti
Kavak’ın duruşmasında savunma avukatları, Türkiye’nin DAİŞ ile olan ilişkilerinin de mahkemede sorgulanmasını talep etmişti. Avukatlar, Türkiye’nin DAİŞ ile olan kirli ilişkilerini gizlemek ve uluslararası alandan kendisine gelebilecek tepkilerden korunmak için Kavak’ın davasında olduğu gibi Almanya’yı kullanarak gündem saptırmasını gittiğini belirtmişti. Avukatlar, gazeteci Can Dündar, profesör David Graeber ve Alman istihbarat yetkililerini tanık olarak dinlenmesini istemiş, bu talep mahkeme tarafından kabul görmemişti.
Kürtler tepkili: Karar kirli ilişkilerin ürünü
Kürt siyasetçi Bedrettin Kavak’ın dünkü duruşması sırasında Kürtler ve dostları mahkeme önünde karar açıklanmadan önce bir miting gerçekleştirdi. Dava ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Kürdistanlılar şunları söyledi:
Hamburg Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir:
Karar hukuki değil. Dava, Türk - Alman kirli siyasetinin çıkarları temelinde yürütüldüğünü görüyoruz. Mahkemenin ‘PKK Şengal’de sivil insanları kurtararak insani görev ve sorumlulukları yerine getirdi’ demesi ve ardından ‘PKK terörist örgüt’ demesi büyük bir çelişki. Almanya dostunu ve düşmanını tanımayacak kadar öngörüsüz bir politika izliyor. 129/b maddesi sadece Kürt siyasetçiler için işletiliyor, DAİŞ çeteleri ise ortalıkta cirit adıyor. Bedrettin Kavak’ın 3 yıl ceza alması hepimizi derinden üzdü.
NAV-DEM Eşbaşkanı Bahattin Doğan:
Hukuktan ziyade siyasi gerekçelerle Bedrettin arkadaşımıza ceza verildi. Bedrettin Kavak şahsında hukuk derin bir yara almıştır. Demokrasi ülkesi olduğunu iddia eden Alman mahkemelerinin böylesi bir karar alması tüm halkımızın vicdanını yaralamıştır. Kararı veren hakimler bile Kürt halkının DAİŞ’e karşı insanlık mücadelesi verdiğini kabul etti. Ama benim kanaatime göre hakimler bile verdikleri karardan rahatsızdı. Hakimler siyasi baskılardan dolayı böylesi bir karar vermek zorunda kaldı.
Gazeteci-yazar F. Serhat Bucak:
Bedrettin Kavak’ın, Türkiye’de 24 yıl ceza yatması az gelmiş olacak ki, Alman devleti de partneri Erdoğan’a kıyak olsun diye 3 yıl ceza verdi. 24 yıl faşizmin zindanında direnen Kavak, bu badireyi de atlatacaktır elbette. Nerede olursak olalım hanemize hep ceza düşüyor.
Almanya ve Avrupa Boks şampiyonu İsmail Özen:
Adil olmayan keyfi bir karar verildi. Mahkeme bir yandan PKK’yi sivil insanları kurtaran bir hareket olarak kabul ederken, bir yandan da üye ve sempatizanlarını en ağır bir şekilde cezalandırarak kendi hukuku ve vicdani ile çelişiyor. Alman devleti, böylesi kararlarla Kürt Sorunu’nun demokratik yollardan çözülmesini istemiyor. Ben kesinlikle PKK’yi illegal bir hareket olarak görmüyorum. PKK’nin Almanya’da yasaklı olması Kürt halkının iradesine bir saygısızlıktır. Kavak’ı yakından tanıyan bir kişi olarak Kavak’ın hayatımda tanıdığım en hümaniter insanlardan biri olduğunu söyleyebilirim.
‘Mahkemeler siyasilerin diktası altındadır’
Almanya’daki Kürt için hukuki dayanışma insiyatifi olan AZADİ e.V, karara ilişkin yaptığı açıklamada şunları belirtti: “
Özellikle mülteci anlaşmasından sonra Türkiye, başta Almanya olmak üzere Avrupa’da PKK ve politik örgüt ve şahsiyetlere karşı daha fazla talepte bulunuyor. Brüksel’in vize muhafiyetine ilişkin öne sürdüği 72 kriterdeki TMK ve diğer maddeleri, Türk hükümeti ısrarla yerine getirmiyor. Bedrettin Kavak hakkında verilen kararda da görülüyor ki mahkemeler siyasi diktanın etkisi altında. Bunun alt yapısı da Federal Adalet Bakanlığı’nın 6 Eylül 2011’de verdiği verdiği genel yetki ile PKK’nin bölge ve eyalet sorumluları hakkında 129/b maddesine göre takip edilmesi kararı verek siyaset bu davanın alt yapısını hazırlamış oldu. Bu kararın, gerekçelendirilmesi gerekmediği gibi, karara hukuki olarak da bir girişimde bulunamıyorsun. 129 b’ye göre yapılan tüm davalardaki temel soru: ‘Yargılanan kişinin PKK’nin üyesi mi yoksa destekleyicisi midir?’ Bireyin suçunun tespit edilip edilmemesi gerekmiyor. 12 Kürt aktivist hapistedir. Bunlardan 5’i hakkında davalar açılmış ya da bugünkü gibi sonlandırılmıştır.”
M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG