Alman DAİŞ’lilerin durumuyla yakından ilgilenen Hamburg Eyalet Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, savaş suçu işlemiş olan Alman DAİŞ’lilerin yargılanması konusunda Berlin yönetiminin isteksiz olduğunu belirtti.
DİLAN REWŞAN / HAMBURG
İnsanlığın başına bela olan DAİŞ’e karşı QSD zaferini ilan etti ancak her şey bitmiş değil. QSD güçlerine teslim olan, sayıları binleri bulan DAİŞ çeteleri ve ailelerinin durumu hala belirsizliğini koruyor. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin talebi yabancı kökenli DAİŞ’liler için bölgede uluslararası bir mahkeme kurulması. DAİŞ’lilerin vatandaşı olduğu Almanya, Fransa gibi ülkeler ise şimdilik buna yanaşmıyor.
Konuyla yakından ilgilenen Hamburg Eyalet Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir ile DAİŞ’lilerin yargılanmasına yönelik tartışmaları ve bu konuda yürüttükleri çalışmaları konuştuk. Kaç Alman vatandaşı DAİŞ’linin tutuklu olduğu konusunda net bir bilgiye sahip olmadıklarını belirten Özdemir’in aktardığına göre kamplarda aileleri DAİŞ’li olan 59 Alman çocuk bulunuyor.
Rojava yönetimiyle hareket edilmeli
Resmi rakamlara göre sadece Hamburg’dan 80’nin üzerinde DAİŞ’e katılım olduğunu belirten Özdemir, ”Savaş suçu işlemiş bu kişilerin yargılanmaları gerekiyor. Ancak Almanya hükümeti bu konuda isteksiz” dedi. Hükümetin ivedilikle yargılama konusunda harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Özdemir, Sol Parti olarak senatoya bir önerge sunduklarını belirterek ekledi: ”Parlamentonun Alman vatandaşı DAİŞ üyelerinin yargılanmaları için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile birlikte hareket etmesini talep ediyoruz. DAİŞ’lilerin uluslararası mahkemede yargılanmasını da destekliyoruz.”
DAİŞ’e katılan Almanlar nerede ve nasıl yargılanmalı, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri yargılamaya nasıl yaklaşıyor, bu konuda Almanya’nın tutumu nedir gibi konuları, Hamburg Sol Parti Meclis Grup Eşbaşkanı olan Cansu Özdemir’e sorduk.
Almanya hükümetinin, QSD’nin DAİŞ karşısındaki zaferi ve DAİŞ vatandaşı Almanların yargılanması talebine yönelik tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu zamana kadar Alman hükümeti ”Suriye’de resmi temsilciliğimiz olmadığı için bölgede bulunan Alman vatandaşlarına ilişkin tam bilgi alamıyoruz” şeklinde bahane olarak değerlendirdiğim gerekçeler öne sürdü. Bu gibi bahaneleri DAİŞ’i yıllar boyunca destekleyen ve ayakta tutan Erdoğan’ı kızdırmamak için öne sürüyorlar. Birçok devlet başkanı QSD’yi zaferinden dolayı tebrik ederken, Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise QSD’nin ismini telaffuz etmekten çekindi. Hatta Almanya’nın bu zaferde bir payının olduğunu öne sürdü. Bu açıklamasıyla hem tepki topladı hem de alay konusu oldu. DAİŞ’lilerin yargılanması konusu kendi sorunları değilmiş gibi davranan Heiko Mass’ın yaptığı açıklamalar Alman devletinin ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Alman hükümeti maalesef DAİŞ’i ayakta tutan Türk devletini desteklemek, YPG ve YPJ bayraklarını yasaklayarak Kürtleri ve dostlarını kriminalize etmekten başka bir şey yapmıyor.
Açıkcası Alman hükümeti zamana oynuyor ve kendi vatandaşlarını geri almak istemiyor. 2014 yılında yani Kobanê sürecinde Almanya’dan DAİŞ’e katılanların sayısı yüksekti. Bu konuda özellikle Hamburg’daki hükümete ve güvenlik dairelerine sık sık ”Yola çıkanları tutun ve sınır dışına çıkmalarını engelleyin” çağrısında bulunuyorduk. Çünkü sonuçta gidenler korkunç bir savaş suçu işliyordu. Tepkiler çoğalınca birçoğunu sınırda tutmak zorunda kalıyor ve pasaportlarına el koyuyorlardı.
Sizin elinizdeki verilere göre Hamburg’dan kaç kişi DAİŞ’e katıldı?
Resmi sayılara göre Hamburg’dan 86 kişi DAİŞ’e katıldı. Bunların bir kısmı öldürüldü, bir kısmı geri döndü, geri kalanlar ise şimdi kamplarda veya cezaevlerinde. Güvenlik birimlerinin açıklamalarına göre; Hamburg’dan DAİŞ’e katılanlardan 20’si öldü, 29’u Hamburg’a döndü. Geri kalanların durumu hakkında ise net bir bilgi yok.
Sol Parti olarak Alman vatandaşı DAİŞ’lilerin Almanya’ya getirilerek yargılanması talebiyle bir önerge verdiniz? Talep ve beklentileriniz nedir tam olarak?
Hamburg Sol Parti Meclis Grup Eşbaşkanı olarak ben ve Sol Parti Milletvekilleri Martin Dolzer, Sabine Boeddinghaus, Deniz Çelik, Dr. Carola Ensslen, Norbert Hackbusch, Stephan Jersch, Christiane Schneider, Heike vSudmann ve Mehmet Yıldız’ın imzaladığı önerge ile Hamburg’da radikalleşen ve şu an Suriye’de tutuklu bulunan Alman vatandaşı DAİŞ çetelerinin durumunu gündeme getirdik. Alman asıllı DAİŞ çete üyelerinin Almanya’ya gönderilmesi için girişimde bulunmasını talep ettik. Hamburg Eyalet Parlamentosu’na sunulan önergede söz konusu kararlar için Kuzey Suriye yönetimi ile birlikte hareket edilmesini de istedik. Önergede, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi elindeki DAİŞ‘lilerin yargılanması için vatandaşı oldukları Avrupa ülkelerinin hükümetlerinin sorumluluk almaları gerektiğini belirttik.
Elimizdeki verilere göre sadece Hamburg’dan DAİŞ’e katılan 80’nin üzerinde çete üyesi var. Yaklaşık 10’u çifte vatandaş ve bu kişiler şu an Kuzey Suriye, Irak, Türkiye ve Yunanistan’da bulunuyor. Aralarında Almanya’ya dönmek isteyenler veya yakınlarının dönmeleri için beyanda bulundukları DAİŞ’liler de var.
Alman vatandaşı DAİŞ’lilerin vatandaşlıklarının iptali yargılamanın önüne geçmek için mi?
Alman hükümeti DAİŞ üyesi Almanların vatandaşlık haklarının iptal edilmesi için bir yasa tasarısı hazırlamakta. Vatandaşlarını geri almamak için ellerinden geleni deniyorlar.
Almanya’nın, kendi vatandaşlarının geri dönüşlerini reddetmesi için hiçbir hukuki gerekçesi yoktur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası anlaşmalara göre devletler kendi vatandaşlarına ülkeye giriş yasağı getiremezler.
Almanya vatandaşı olan DAİŞ’lileri yargılama konusunda sorumluluğunu üstlenmeli. Alman güvenlik güçlerine göre geri dönen DAİŞ’liler tehlike teşkil ediyor. DAİŞ’lilerin hapis cezası alması her zaman gerekli kanıtların da bulunmadığı belirtiliyor. Biz önergeyle DAİŞ’lilerin yargılanması için gerekli alt yapı çalışmalarının oluşturulmasını istiyoruz. Aynı zamanda söz konusu Alman vatandaşı DAİŞ’lilerin rehabilitasyonu da önemli bir başlık. DAİŞ’liler arasında evli olanlar, çocukları bulunanlar da var. Çocuk ve gençlerin durumu ayrıca ele alınmalı.
Özetle Hamburg Eyalet Parlamentosu DAİŞ üyesi olan vatandaşlarının sorumluluğunu üstlenip bazı adımlar atmalı. Öncelikle Alman vatandaşı DAİŞ üyeleri için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile irtibata geçmeli ve eşgüdümlü bir çalışma yürütmeli. DAİŞ’lilerin geri gönderilmesi için federal boyutta adımlar atılmalı. Geri dönen DAİŞ’liler hakkında soruşturmaları tamamlanmalı. Mağdur durumdaki çocukların durumu ayrıca ele alınmalı, aile, çocuk ve gençler için yardım kuruluşları harekete geçmeli. Tüm taleplerimiz için 30 Nisan’a kadar hükümetten bir yanıt bekliyoruz.
Almanya geriye yaslanıp sorumluluktan kaçmak yerine sorumluluklarını yerine getirip somut adım atmalı. Bunu yapmaları için de her şeyden önce Rojava’daki yönetimi resmi olarak tanımaları gerekiyor. Almanya federal hükümeti ve Hamburg hükümetinin mantıksız argümanlarla ve vatandaşlıktan çıkartma gibi formüllerle bu meseleden kurtulması olacak şey değildir.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, ellerindeki DAİŞ’lilerin yargılanması için Rojava’da uluslararası bir mahkemenin kurulması çağrısında bulundu. Sizin önergeniz bu taleple çelişmiyor mu?
Bize göre DAİŞ’liler büyük bir suç işlemiştir ve suçlular kesinlikle yargılanmalı, toplum için ne kadar büyük bir tehlike oluşturdukları açık bir şekilde izah edilmelidir. DAİŞ’lilerin yargılanmasında elbette uluslararası bir mahkemenin kurulmasını parti olarak destekliyoruz. Fakat büyük bir ihtimalle böyle bir uluslararası mahkeme olmayacak -ki umarım olur- çünkü çok önemli sonuçlar çıkabilir. Ama Almanya’nın destekleyeceğini zannetmiyorum. Fransa’dan umutlanıyorduk ancak onlar da olumlu bakmadı.
Alman hukukçuların bu konuyla ilgili farklı görüşleri var. Bir kesim bu durumun Alman Anayasasına aykırı olduğunu savunuyor. Hakim karşısına çıkartılmadan bir suçlu hakkında tutuklama kararı verilemeyeceğini belirtiyor. Bir kesim de farklı düşünüyor.
Biz de son aşama olarak uluslararası mahkeme olmayacaksa Almanya’da yargılansınlar diyoruz. Çünkü Irak’ta yargılama olursa savaş suçu işleyenlerin suçlarının yeterince ortaya çıkmayacağını düşünüyoruz. Çünkü oradaki yargı Almanya’daki gibi işlemiyor. En azından Almanya’da mahkemeye çıksalar, buradaki yargı savaş suçunu da ortaya çıkarabilir. Özellikle Êzîdîlere yönelik yapılan jenosidin daha derin bir şekilde ortaya çıkarılması için bence iyi olur. Çünkü Almanya’nın bu konuda imkanları var.
Sonuç olarak bize göre böylesi bir mahkemenin nerede kurulacağından ziyade, suçluların mahkeme karşısına çıkartılıp savaş suçundan yargılanmaları önemli.
DAİŞ’lilerin savaşta çocukları doğdu. Eşleri hatta çocuklar bile büyük ihtimalle radikalleşti. Bunları göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Hafife alınacak bir şey değil. Bu kişiler burada radikalleşti ve yargılamaları da burada olmalı.
Siz aynı zamanda yakınları DAİŞ’e katılan ailelerle de görüştünüz. Neler anlatıyorlar?
Geçtiğimiz hafta çarşamba günü Hamburg eyalet parlamentosunda DAİŞ’lilerle ilgili tartışma öncesinde 10-15 DAİŞ’linin ailesi geldi ve onlarla görüşmeler yapıldı. Bu insanların durumları birbirinden farklı. Mesela Hamburg’da yaşayan bir kız çocuğu annesi tarafından 3 yaşındayken Türkiye’ye kaçırılıyor, kadın orada DAİŞ’li bir adamla evleniyor ve çocuğu Suriye’ye götürüyor. Çocuk şu anda Qamişlo’daki Roj kampında. Birçok ailenin kızı ise orada DAİŞ’lilerle evlendirilmiş. Çocukları olmuş, onlar da şu anda kampta kalıyorlar.
Peki parlamentodaki tartışmada nasıl bir sonuç çıktı? Partilerin DAİŞ’lilerin yargılanması tartışmasına bakışları nasıl?
Tartışmada Hristiyan Demokrat Parti (CDU), ”Alman vatandaşı olan ve geri dönmek isteyen zaten dönebilir. Bu konuda bir sorun yok. Ancak bu kişilerin toplum için tehlikeli oluşturduğunu görmemezlikten gelemeyiz. Her şeyden önce kendi toplumumuz için, Alman toplumu için tehlike oluşturup oluşturmadığını esas alıyoruz” yaklaşımında. Sosyal Demokratlar somut bir şey söylemezken Yeşiller ise ”Biz hazırlıklıyız” vurgusunda bulundu. Yeşiller de federal mecliste DAİŞ’e ilişkin önerge verdiler. Orada da ortaya çıktı ki, 59 Alman çocuğu şu anda Suriye’de kamplarda. Yeşiller, federal meclisten bu çocukların geri getirilmesini talep ediyor. Hür Demokrat Parti yani liberaller de geri getirilmelerinden yana olduklarını belirtirken; ırkçı parti AfD ise ”Geri getirilmelerini istemiyoruz, Irak’ta yargılansınlar, bizimle alakaları yoktur” diyor.
Hatırlarsınız Kuzey Ren Vestfalya İçişleri Bakanı başlangıçta ”Biz tabii ki bu eyaletten gidenleri almak istiyoruz, eyalet olarak bunun hazırlıklarını yapıyoruz” demişti. Biz de Hamburg içişleri bakanına hazırlıkları var mı diye sorduk. Hiçbir şekilde cevap vermediklerine göre hazırlıklarının olmadığını tahmin ediyoruz.
Yeşillerin önergesi kabul edilmedi ama şöyle bir şey çıktı. CDU’nin iddia ettiği gibi ”Alman vatandaşı olan ve geri dönmek isteyenler geri gelebilir” açıklaması doğru değil.
Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?
Görüştüğümüz ailelerin anlatımlarından yola çıkarak söylüyorum. Neredeyse tüm ailelerden şunu duyduk: Hewler’deki konsolosluk, Alman devleti sorun yaratıyor, o yüzden biz kaç aydır çocuklarımızı geri getiremiyoruz. Ailelere ”Rojava yönetimi bu konuda ne rol oynuyor” diye sorduk. Onların ve Irak yönetiminin her konuda yardımcı olduklarını belirttiler. En çok engel olan Alman ve Türk devletidir. Türk aileleri bile Türk devletinin bu konuda sorun yarattığını ve hiçbir şekilde yardımcı olmadığını söylediler.
Biz ailelere de şunu söyledik: ”Çocuklarınız suç işlemiş, masum değiller, geldikleri zaman sorun yaşayacaklar. Cezaevine girecekler.”
Ailelerin bir kısmı ”Çocuklarımız tehlike oluşturmuyor, artık DAİŞ’li değiller” diyor. Bir kesimi de ”Bizim çocuklarımız suç işledi, cezalarını da çekmek zorundalar” diyerek, bu durumu kabulleniyor. Tabii korkuyorlar, Irak’ta yargılanırlarsa idam cezası almasından endişe ediyorlar.
Kimler vatandaşlıktan çıkarılacak?
Alman hükümeti DAİŞ üyesi Almanların vatandaşlık haklarının iptal edilmesi için bir yasa tasarısı hazırladı. Almanya bunları geri almamak için elinden geleni deniyor. Çıkartılmak istenen yasa ise geçmişte DAİŞ’e katılan, şu anda tutuklu olanlar için geçerli olmayacak. Gelecekte Almanya’nın ‘terör örgütü’ olarak ilan ettigi örgütler için de geçerli olabilir. Aslında kirli bir oyun oynanıyor. Bu yasayı büyük bir ihtimalle gelecekte Almanya’dan YPG ve ya YPJ’ye katılan ve geri dönen bireylere de uygulamak isteyebilirler.