• Aşırı sıcakların vurduğu Almanya’da verimlilik düşüyor, hastalıklar artıyor ve soğutma maliyetleri yükseliyor. 2026-2030 döneminde 120 milyar euroluk kayıp yaşanabilir.

 

Avrupa'da yaklaşık bir haftadır etkisini artıran rekor sıcaklıklar, Almanya'da 40 dereceyi aştı. Ülkede bazı alanlarda altyapının sıcak havalara göre tasarlanmamış olması, çalışanları ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor.

Etkili soğutma sistemleri hâlâ görece sınırlı. ABD'de klima neredeyse standart donanım kabul edilirken, Almanya'da özel konutların yalnızca yüzde 6'sında klima bulunuyor. Büro ve idari binaların ise yaklaşık yüzde 50'sinde soğutma sistemleri yer alıyor.

Yapısal bir ekonomik şok 

Sigorta şirketi Allianz'da ekonomi politikaları araştırmaları alanında çalışan ekonomist Katharina Utermöhl, kuzey ülkelerindeki binaların soğuk kışlar nedeniyle öncelikle ısıyı koruyacak şekilde tasarlandığını belirtiyor.

Almanya ekonomisinde sıcak hava dalgalarının etkilerini inceleyen araştırmanın yazarlarından biri olan Utermöhl, üretkenliğin düşmesi ve enerji maliyetlerinin artması nedeniyle büyük ekonomik kayıplar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Utermöhl, aşırı sıcakların artık geçici bir hava olayı değil, yapısal bir ekonomik şok haline geldiğini söylüyor.

İnsanlar daha yavaş çalışıyor, hata oranları artıyor ve makineler aşırı ısınıyor. Soğutma yapıldığında ise daha fazla elektrik tüketiliyor ve enerji maliyetleri yükseliyor.

Hastalıklar artıyor, performans düşüyor

Aşırı sıcaklardan en fazla açık havada çalışanlar etkileniyor. İnşaat işçileri, tarım çalışanları ve kuryeler için sıcaklık doğrudan sağlık riski oluşturuyor. Almanya Çalışma Bakanlığı verilerine göre, 30 derecenin üzerindeki günlerde hastalık izinleri yaklaşık yüzde 3,5 artıyor. Uzun süren sıcak hava dalgalarında bu oran yüzde 6'ya kadar çıkabiliyor. Bu durum da üretkenlik kayıplarına yol açıyor.

120 milyar euro kayıp riski

Allianz araştırmasına göre Almanya'nın 2026-2030 dönemindeki toplam ekonomik kaybı yaklaşık 120 milyar euro (131 milyar dolara) ulaşabilir. Gayrisafi yurtiçi hasılada yüzde 3'e varan kayıpların yaşanabileceği belirtiliyor.

Allianz ekonomisti Utermöhl ise ekonominin artan sıcaklık yüküne yeterince hazırlıklı olmadığını söylüyor. Şirketlerin sıcak havanın gelirler ve maliyetler üzerindeki etkilerini artık gördüğünü ancak buna daha çok kısa vadeli çözümlerle yanıt verildiğini belirtiyor.

‘Sıcak tatili’ hakkı yok

Almanya'da çalışanlar için özel bir sıcaklık yasası bulunmuyor ve çalışanların genel olarak "sıcak tatili" hakkı yok. Bu konuda çalışma ortamlarına ilişkin yönetmelik uygulanıyor. Buna göre işverenlerin 26 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda önlem almayı değerlendirmesi gerekiyor. 30 derecenin üzerinde içecek sağlanması veya çalışma saatlerinin uyarlanması gibi önlemler zorunlu hale geliyor. 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ise çalışma ortamları kural olarak uygun kabul edilmiyor.

Almanya'nın sıcak hava dalgalarını artık yalnızca bir yaz sorunu olarak görmemesi gerektiğini belirten Utermöhl, bunun kalıcı bir ekonomi politikası görevi haline geldiğini vurguluyor. Utermöhl, sıcakla mücadelenin şirketlerin tüm planlamalarına dâhil edilmesi gerektiği görüşünde. Bu süreç tedarik zincirlerinden personel yönetimine, gayrimenkul yatırımlarından bina planlamasına kadar uzanıyor. Açık renkli cepheler, gölgelendirme sistemleri ve bina yeşillendirmeleri çözüm yolları arasında gösteriliyor. Kent planlamasının da yeniden düşünülmesi gerektiği belirtiliyor. FRANKFURT

***

Bin 300 ölüm

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa’da etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları nedeniyle yaşanan can kayıplarına ilişkin açıklama yaptı. WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 21 Haziran’dan bu yana aşırı sıcak havalar nedeniyle Avrupa ülkelerinde 1300’den fazla ölüm yaşandığını söyledi.

Ghebreyesus, "Şu anda 150 milyon kişi aşırı yüksek sıcaklık şartları altında yaşıyor, yüzlerce kişi hayatını kaybetti, eğitime ara verildi ve elektrik şebekeleri çöküyor" dedi. Ayrıca Avrupa'nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası olduğunu belirterek, kıtanın küresel ortalamanın iki katı hızla ısındığını söyledi.