Şengal soykırımı sırasında DAİŞ tarafından kaçırılan Ashwaq Ta’lo, göç ettiği Almanya’da kendisini kaçıran DAİŞ’liyle karşılaştı, polise yaptığı şikayete karşılık ise “hiçbir şey yapamayız” yanıtını aldı.
Ashwaq Ta’lo, 2014 Ağustos’unda Şengal’in Xanesor nahiyesinde tüm ailesiyle birlikte DAİŞ çete örgütü tarafından kaçırıldı. O dönem 15 yaşında olan Ta’lo, başka aile üyeleriyle birlikte Mûsil’da satıldı, kendisini ise Ebu Humam adlı Suriyeli bir DAİŞ çetesi esir aldı.
14 Ağustos günü Youtube’a yüklenen videoda Almanca konuşan Ta’lo, buradan Suriye’ye götürüldüğünü ve İslam’a geçmeye, günde beş vakit namaz kılmaya ve Kuran’ı Arapça olarak ezberlemeye zorlandığını belirtiyor. Ta’lo, “Bunların hepsini yaptım, çünkü beni incitmeyeceğine söz vermişti. Ama on aydan fazla süre boyunca bana her gün istismarda bulundu” diye anlatıyor.
Ta’lo, daha sonra bulunduğu yerde kaçmayı başardığını, 14 saat yürüyerek Sincar Dağı’na ulaştığını sonra da mülteci statüsüyle Almanya’ya geldiğini anlatıyor.
‘Dondum kaldım’
Ashwaq Ta’lo, Humam’ın Şubat ayında Stuttgart kentinde bir anda karşısına çıktığını belirtiyor:
“Yüzüne dikkatlice bakınca donup kaldım. Bu, aynı korkunç sakal ve çirkin yüzüyle Abu Humam’dı. Almanca konuşmaya başlayıp bana ‘Sen Ashwaqsın değil mi?’ diye sorduğunda dilim tutuldu.
“Ben Abu Humam’ım. Bir süre benimleydin. Hayatta olduğunu, kiminle yaşadığını ve ne yaptığını biliyorum’ dedi.”
Genç kadın bu karşılaşma ardından hemen kaçtığını, yaşadıklarını kardeşine, polise ve göçmenlik ofisine anlattığını belirtiyor.
Polis: ‘Hiçbir şey yapamayız’
Ta’lo’nun aktardığına göre polis CCTV görüntülerinden Humam’ın kimliğini tespit etmiş ancak adamın da ülkede mülteci statüsüyle bulunması nedeniyle hiçbir şey yapamayacaklarını söylemiş. Bunun üzerine Ta’lo, daha sonra Almanya’dan ayrılıp Güney Kürdistan’a gelip babasıyla yaşamaya başlıyor. Ta’lo “Hiçbir zaman Almanya’ya geri dönmeyeceğim” diyor.
Ta’lo’nun kız kardeşinin de DAİŞ’in elinde olduğu, ayrıca beş erkek kardeşinin kayıp olduğu da aktarılıyor.
HABER MERKEZİ