
NİHAL BAYRAM / MAİNZ
Alman Eğitim Sendikası (GEW) ve Alman Sendikalar Birliği (DGB), Türkiye'de AKP yönetimindeki devletin terör uygulamalarına maruz kalıp da sürgünde yaşamak zorunda kalan eğitimcilerle dayanışma amacıyla, önceki gün Almanya'nın Mainz kentinde bir seminer düzenlendi.
Seminere Eğitim Sen eski Genel Sekreteri Sakine Esem Yılmaz'ın konuşmacı olduğu seminere çok sayıda Alman ve göçmen katıldı. TV 10 programcısı ve GEW üyesi Süleyman Ateş de Yılmaz'a tercümanlık yaptı.
Seminerin açılış konuşmasını Rheinland-Pfalz Eyaleti DGB Başkanı Torsten Peter Hammer yaptı. Hammer, Eğitim Sen'in GEW ve DGB ile kardeş sendika olduklarını vurgulayarak Türkiye'de yaşanan toplu işten çıkarmalar, toplu tutuklamalar ve diğer baskıların Alman sendikacılarını derinden endişelendirdiğini söyledi.
Hammer, Sakine Esem Yılmaz'ın 20 yıl hapis cezası ile tehdit edilemesi nedeniyle 2016 yılında Almanya'ya gelmek ve burada sığınma talebine bulunmak zorunda kaldığını hatırlattı. Hammer, özgür düşünce ve özgür ifade gibi temel insan haklarının, kapalı kapılar arkasından hazırlanan sözde 15 Temmuz darbesinin ardından açık bir şekilde ihlal edildiğini ifade etti.
Referandum adil ve demokratik olmayacak
Yılmaz da bugüne kadar Almanya’nın farklı kentlerinde 38 kez seminer gerçekleştirdiğini aktararak, kendisinin Türkiye'de olup bitenleri mutlaka Alman kamuoyuna aktarmayı bir görev olarak bildiğini belirtti.
Yılmaz, 15 Temmuz sözde darbesi kapsamında Ocak 2017'den bu yana 42 bin insanın tutuklandığını ve bu zor şartlar altında bir referanduma gidildiğinin altını çizdi. Yılmaz, Şakran, Edirne, Menemen ve Van’daki cezaevlerinde siyasi tutsakların açlık grevinde bulunduklarını hatırlattı.
Yılmaz, 35 bin öğretmenin görevinden alındığını, bunlardan 30 bininin diplomalarının iptal edildiğini, 149 gazetecinin rehin alınarak cezaevine konulduğunu, 177 basın ve medya organının yasaklandığını ve 384 demokratik kitle örgütünün kapatıldığını sözlerine ekledi.
Bütün bunlar göz önüne alındığında 16 Nisan’da demokratik ve adil bir referandumun mümkün olmadığını vurguladı. Yılmaz "Eğer Türkiye toplumuna neleri onaylayacağı açık bir şekilde anlatılırsa eminim ki toplum 'Evet' demeyecektir" dedi.
Yılmaz, AKP'nin çok fazla kirli işlere giriştiği, eline çok kan bulaştığını vurgulayarak Temmuz 2015'den Eylül 2016’a kadar devletin Kürdistan’daki uygulamaları hakkında bilgi verdi.