
Almanya’daki Kürt tutsakların Türkiye’nin talebiyle rehin alındığına dikkat çeken Av. Lukas Theune, "Türkiye Almanya’ya 4 ile 5 bin kişilik bir liste vermiştir ve bu kişiler gözetim altında tutulmaktadırlar" dedi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de "19 Aralık’tan Maraş’a, Maraş’tan Roboskî’ye unutma, unutturma" sloganıyla Türk devleti tarafından yapılan katliamları kınamak ve kurbanlarını anmak amacıyla Dersim Cemaati’nin lokalinde panel düzenlendi. Alman Avukat Lukas Thue, gazeteci Yeko Ardil, 19 Aralık cezaevi katliamı tanıklarından Nabi Kimran ve Yaşar Kırgız’ın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Hıdır Gür yaptı. Gür, Türk devletinin gerçekleştirdiği katliamlara ilişkin hatırlatmalarda bulunurken, gazeteci Ardıl "Türk devleti katliam ve jenositle anılıyor. Google TC yazın, karşınıza katliam başlığıyla yüzlerce farklı isim ve tarihlerde dosya açılıverir" dedi. 19 Aralık Katliamıyla ilgili sinevizyon gösteriminin ardından cezaevi katliamına tanıklık eden Nabi Kimran yaşadıklarını anlattı.
Pazarlığın sonucu
Av. Lukas Theune ise, Almanya ve Avrupa da politik tutsakların durumunu, hükümetlerin ve mahkemelerin yaklaşımı üzerine bir sunum yaptı. Çok sayıda Kürt tutsağın Almanya cezaevlerinde tutulduğunu belirten Theune, "Münih’te TKP/ML’li tutsaklar, Berlin’de DHKP/C davasından tutulan Gülaferit Ünsal var. Bunlar için de politik tavır geliştirilmesi gerekir. İddianamelere baktığımızda arkasındaki politik motifi hemen görmek mümkün. Bu da Türkiye ve Almanya arasındaki işbirliğinden kaynaklıdır. Yürüyüş düzenleme, hatta HDP seçim çalışmasına katılmak bile suç kapsamına alınmış. Bunun arkasında Türkiye ve Almanya arasında imzalanan mülteciler anlaşmasının da rolü var. Mültecilere karşılık Erdoğan’ın isteklerine boyun eğiyorlar" diye konuştu.
‘Türkiye’dekiler beni ilgilendirmiyor’
Av. Theune, "Bildiğimiz diğer bir husus ise, Türkiye Almanya’ya 4 ile 5 bin kişilik bir liste vermiştir ve bu kişiler gözetim altında tutulmaktadırlar. Alman hükümeti ve mahkemeleri de şu an Kürdistan’da son derece yakıcı olan devlet baskısını ve terörünü görmezden geliyor. Belediyelere el konulması, Kürt halkının siyasi ve hukuksal haklarından yoksun bırakılması, şehirlerin yakılıp yıkılması Alman mahkemelerine yansımıyor. Davalar politik ama Kürt halkının karşı karşıya kaldığı yıkıcı politikalar görülmüyor. ‘Türkiye’de olanlar beni ilgilendirmiyor. Sizde bu konuyu Almanya'da savunamazsınız’ diyorlar" diye aktardı.
BERLİN