Bunun nedeni ise Almanya’nın kriz ve çatışma bölgelerine silah göndermeme ilkesinin çiğnenmiş olması ve ayrıca gönderilecek silahların cihadist çete örgütlerinin eline geçme ihtimali.  "Çatışmanın ve kaosun hakim olduğu bölgede bu silahların kimin elinde kalacağını kimse kontrol edemez" diyen muhalefet partileri, ele geçirdiği bölgelerde hilafet ilan edip adını İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD'le mücadele için hükümetin peşmergeye silah yardımı yerine çete örgütü para ve malzeme sağlayan yerlere odaklanması gerektiğini kaydediyor. Adres olarak da Katar ve Arap ülkelerindeki güçlü Sünni aşiretleri gösteriyor.

Bakanlar Kurulu karar verdi

Ancak Güney Kürdistan'a giderek Mesud Barzani ile görüşen Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'ın silah temini için hükümetin diğer bakanlarını ikna ettiği belirtiliyor. Çarşamba günü yapılan Bakanlar Kurulu sonrası Steinmeier’le ortak bir basın toplantısı düzenleyen Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’in  “Prensipte imkanlarımız çerçevesinde silah ve cephane sunmaya hazırız” demesi de bunu kanıtladı.

Yardım planlaması üç aşamalı

Alınan bilgiye göre; Federal Hükümet, IŞİD'e karşı eylem ve yardım planlamasını üç aşama olarak planladı. Birinci aşama ilaçlar, battaniyeler insani yaşamsal malzemelerinden oluşan yardım hizmetlerinin gönderilmesi. Bu konuda aslında geçen hafta bir adım atıldı. Federal Hükümet'in resmi açıklamalarına göre, Almanya bugüne kadar 25 Milyon Euro ve 36 ton yardım malzemesini Irak'a gönderdi. 100 ton yardım malzemesi  daha bölgeye gönderilecek. Planın ikinci aşamasını ise koruyucu kask, vücut zırhı, gece görüş cihazları ve tıbbi cihazların sevkedilmesini içeriyor. Üçüncü aşama ise Macaristan ve Polonya depolarında bulunan Rus yapımı silahların teslimi. Bu aşamanın en son halkası olarak da Alman deposunda bulunan Milan roketlerinin Güney Kürdistan'a sevk edilmesi. Hükümet hafif silahların yanı sıra tanksavar silahları gönderilip gönderilemeyeceğini gözden geçiriyor. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jens Flosdorff gönderilecek bazı silahların eğitim olmadan kullanılmasının mümkün olmadığını dolayısıyla Irak'a Alman askerî eğitimciler göndermenin de gündeme gelebileceğini söyledi.

Meclis'te oylama yapılmayacak

Federal Meclis konuyla ilgili bilgilendirilecek ancak silah sevkiyatları mecliste oylamaya sunulmayacak. Muhalefet partileri ise bu duruma tepkili. Yeşiller Partisi Meclis Grubu Başkanı Katrin Göring-Eckardt Spiegel Online'a yaptığı açıklamada "Federal hükümet ölümcül silahların sevkiyatını parlamento olmadan karara bağlayamaz" dedi. Sevkiyata karşı çıkan Eckardt "Bu tür silah yardımların durumu iyileştirmeyecek. Tam tersi, daha kötü konuma götürecek" diye konuştu. Göring-Eckardt, bunun yerine öldürmeyen askeri malzemelerin gönderilmesi gerektiğini söyledi. 


Ya silahlar çete örgütlerin eline geçerse?

Muhafetteki bir diğer parti olan Sol Parti de silah sevkiyatına karşı çıkıyor. Sol Parti Milletvekili Jan van Aken basına yaptığı açıklamada Milan roketlerinin peşmergelere gönderilmesinin riskli bulduğunu ve bu silahların radikal İslamcılar ile cihadçıların eline geçebileceğini açıkladı.
Jan van Aken, geçen Ocak ayında Rojava'yı ziyaret ettiğinde görüştüğü YPG gerillarından Alman yapımı Milan roketlerinin El Kaide'nin eline geçtiği bilgisini almıştı. Döndükten sonra bu bilgi ile roketlerin fotoğrafını basınla paylaşan milletvekili Aken, El Kaide'nin bu silahları Halep kentinin batısında bulunan Suriye askerlerin silah deposunu basarak ele geçirdiklerini aktarmıştı. Jan van Aken, Alman-Fransız yapımı bu ağır silahların, nasıl bu kadar kolay yanlış ellere geçmesini vurgulamış, geçmişte bu silahları teslim alan hükümetlerin bu konuda yetersizliklerini eleştirmişti. Van Aken, dünkü açıklamasında ise bu tehlikenin şimdi de geçerli olduğunu vurgulayarak, İngiltere, Fransa ve İtalya'dan sonra şimdi de Almanya'nın Irak'a bu kadar yoğun silah göndermesini sorgulayarak, IŞİD teröründen sonra bu silahların kimlere doğrultulacağını sordu.

 HABER MERKEZİ