
1 Kasım seçimleri için Avrupa'da oy kullanma işlemleri devam ederken, Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM), Avrupa'da HDP'nin başarısı önünde en büyük tehlikenin rehavet olduğunu belirterek, "Rehavete düşmeden son günleri seferberlik ruhuyla değerlendirip sandık başına gitmeliyiz" ifadesi yer aldı.
NAVDEM tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, 12 günlük seçim sürecinde Almanya genelinde katılımın beklenilenden az ve ulaşılmak istenen hedefin gerisinde olduğu belirtildi. Açıklamada, "Genel sonuçlara bakıldığında halkta büyük bir rehavet var. HDP'li seçmenlerimiz bu rehavete son verip hafta sonuna kadar sandıklara gitmeli; katliamcılardan hesap sormalıdır" denildi.
AKP'nin değermenine su taşımayalım
7 Haziran'dan sonra Türk devletinin Kürdistan'da tam bir terör uyguladığına dikkat çekilen açıklamada, bu katliamlar karşısında umutsuzluğa kapılıp sandığa gitmemenin, tümüyle AKP'nin değirmenine su taşımak olduğuna işaret edildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Devlet de zaten bilinçli olarak bunu yapıyor. Seçime insanlarımızı bir kaos ve moralsiz bir ortamda götürmeye çalışıyor. Şu an Erdoğan 7 Haziran’da aldığı yenilgiden çıkmak için HDP’yi farklı yollarla seçim dışına iterek, tek başına iktidar olmak istiyor. Bunun için de bütün yolları deniyor. Son günlerde kitlemizin yoğun katılımını engellemek için bazı yerlerde AKP'liler çeşitli provokasyonları geliştirme çabasındadır. Özellikle seçmenlerimize çağrımız bu tür yersiz provokasyonlara gelmemeli ve hiç kimsenin sembol ve düşüncesi ile bir sorunumuzun olmadığını bilmelidir. Buna cevaben komisyon ve çalışanlarımız daha fazla seçmeni taşımaya önem vermelidir. Son üç günlük tempo ve motivasyon 25 Ekim'e kadar devam etmelidir. Eğer biz barış, demokrasi ve bu katliamlardan hesap sormak istiyorsak sandık başına gidip AKP'den kurtulmamız gerekiyor. Cizre, Suruç ve Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenlerin hesabını soracaksak, onların umuduna bağlı olacaksak gidip oyumuzu HDP’ye vermemiz gerekiyor. Yoksa AKP’nin planladığı tuzağa düşeriz."
DKTM yöneticilerine duyarlılık çağrısı
Almanya'da 25 Ekim Pazar gününe kadarki sürecin çok iyi değerlendirilmesi, seçmenin işi son güne bırakmaması istenen açıklamada, Seçim Komisyonu çalışanlarının da geçmişi aşan bir çalışma tarzı ve temposunu ortaya koyması talep edildi.
Açıklamada, "Almanyada büyük bir seçmen kitlemiz var. Her seçmenimiz kendi oyu dışında çevresindeki insanların da oyunu alabilecek bir çalışmada bulunmalıdır. Sandık başına her seçmenimiz gitmeli, oyuna sahip çıkmalıdır. Kendisi oy kullandığı gibi çevresini de sandık başına taşımak için araçları ile yardım etmelidir. 1 Kasım seçiminde yurtdışı oyları kilit önemdedir" ifadesi yer aldı.
Bu süreçte ayrıca Demokratik Kürt Toplum Merkezleri'nin de (DKTM) daha duyarlı ve daha hareketli olması istenen açıklamada, "İmkanı olmayan seçmenlerin sandık başına taşınması için bütün şehirlerde çalışma yürüten komisyonlarımıza ya da en yakınındaki DKTM veya HDP destekleyici kurumlardan biriyle ilişkilenmelidir. Oy kullanmak isteyen her HDP destekçisi seçmenin bulunduğu yerden istediği saatte alınıp sandık başına taşınacaktır" denildi.
Açıklama şu davetle sona erdi: "NAVDEM olarak halkımızın, yurtsever, ilerici, demokrat ve devrimci seçmenlerin kalan sürede tam bir seferberlik halinde seçim çalışmasını yürütmelerini; kan emici ve savaş çığırtkanlığını yapanlara sandıkta hesap sormalarını bekliyoruz. Sistemin mağdurlu olan herkesi HDP'ye oyunu vermeye davet ediyoruz."
BİRGÜL ROAVA/ROTTERDAM