Almanya Gündemi


Mülteciler, grevler, ekonomik darboğaz, Ortadoğu meseleleri, Ukrayna derken, Almanya'nın ivedilikle ilgilenmesi gereken nur topu gibi bir problemi daha oldu. Problemin ismi 'Holiganlar'. Holigan, kelime anlamı olarak; aşırı davranışlarda bulunan ve çevresine zarar vermeye eğilimli 'futbol fanatiği' olarak tanımlanabilir. Kendilerine özgü görünümleri ve yoğun alkol tüketimi ile de bilinen holiganlar polisin ilgi alanına giriyor. Bunların dışında önemli bir diğer özellikleri 'sağ eğilimleri' olsa da her defasında politik olmadıklarını altını çizerek belirtiyorlar. 
Holiganlar, uzun bir aradan sonra Almanya gündemine  Köln'de yaptıkları‚ 'selefi karşıtı' eylemleriyle girdiler. "Holiganlar Selefilere Karşı" (HoGeSe) mottosuyla yapılan eylemde, Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Polisi ve Anayasayı Koruma Teşkilatı verilerine göre, 400 dolayında tanınan aşırı sağcı da yer aldı. Aynı zamanda eylemin organizatörleri arasında aşırı sağcı grup Pro NRW de vardı. Yine verilere göre, toplam 4 bin 800 holigan Köln'de eylem yaptı.
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Holiganların,  'selefilere karşıtlık' mottosunun altında, aşırı sağcı düşünceleri tekrar toplumla buluşturma hedefi yatıyor. Selefi söylemi ise asıl amaçlarını gizleyen bir araç. IŞİD'in Musul'u ele geçirmesi ile başlayan ve Şengal katliamı ile devam eden ilerleyişi, ardından Kobanê'ye dayanması, dünya gündeminde epeyce yer aldı ve IŞİD karşıtı protestolar gün geçtikçe giderek yayılmaya başladı. Batılı devletler ve toplum tarafından geniş destek alan, 'IŞİD karşıtı' gösterilerden 'nemalanmak' isteyen ırkçılar da asıl hedeflerini maskeleyen konuyu bulmuşlardı. Kendilerini çok akıllı zanneden bu gruba tepkiler de oldukça yoğundu. Alman kanalının mikrofonunu uzattığı bir sanatçının ifadeleri ise olayı özetliyordu: 'Bugün bu insanlar selefilere tepki gösteriyor, yarın komünistlere, solculara, azınlıklara, mültecilere gösterecek'.
Köln'de holiganların şiddet gösterilerinin yankısı devam ederken‚ olayın mimarları 'holiganca' bir özür diledi. Özürlerinde sadece yüzde 10'unun şiddet eğilimi gösterdiği, fakat polisin de eylem boyunca her zaman doğru davranmadığı belirtildi. Bunların dışında taş, sopa gibi eşyaların sokağın diğer tarafından, kendi etkinliklerine atıldığı iddia edildi. Özürlerinde, suçlarını kimseye mal etmediklerini, fakat bunlarında bilinmesi amacıyla dile getirdiklerini söylediler. Yani özürleri, ''biz değil, bizi şiddete iten siz suçlusunuz'' versiyonuydu. 
Toplumu da oldukça tedirgin eden bu güç gösterisi Köln ile sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. 44 polisin yaralandığı bilgisi verilen Köln'deki eylemde hızlarını alamayan holiganlar Kasım ayı içerisinde de kendilerine bir eylem çetelesi çıkardı. Eylem başvuruları da kendileri gibi olaylı olan bu grup için Alman polisi harekete geçti, eylemleri yasaklama tartışmaları gündeme geldi. Holiganlar Hamburg ve Berlin'de planladıkları eylemlerden tuhaf bir şekilde vazgeçtiler. Hatta Berlin'de yapılması düşünülen eylemde 10 bin katılımcı olacağı bilgileri dolaşırken, başvuru yapan kişinin polisi arayarak böyle bir başvuruda bulunmadığını söylediği açıklandı. Fakat bu kez de adres Hanover olarak gösterildi.
15 Kasım'da "Avrupa İslamcı Teröre Karşı" mottosuyla bildirilen eylem için şimdiden güvenlik birimleri harekete geçti. Güvenlik birimleri başta olmak üzere, herkes bu eylemlerin mimarlarının aşırı sağcılar olduğunu biliyor, selefilere karşı gösterilen tepkilerden nemalanmak istemlerini de. Alman yasalarına göre holiganlar polis, aşırı sağcılar ise Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından izleniyor. Adalet Bakanı Heiko Maas holigan ve aşırı sağcıların bu birlikteliğini yeni bir fenomen olarak değerlendirdi ve bu birlikteliğin devam etmesi halinde ileride holiganların da Anayasayı Koruma Teşkilatı sınırları içerisine gireceğini söyledi.