
Die Welt'in Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in tutuklanması Almanya'da büyük tepki çekti. Ülke genelinde Deniz Yücel ile dayanışma eylemleri düzenlenirken, gazetelerin dünkü nüshalarında da "Deniz'e Özgürlük" ilanı yer aldı, çeşitli kentlerde otomobil konvoyları düzenlendi, ayrıca gazetecinin bırakılması talebiyle imza kampanyası başlatıldı. Hükümet, muhalefet partileri ve gazeteci örgütleri yekpare bir şekilde karara tepki gösterdi.
‘Deniz'e özgürlük’ istendi
Deniz Yücel'le dayanışma amacıyla dün Almanya'nın çeşitli kentlerinde "Deniz'e Özgürlük" sloganıyla otomobil konvoyları düzenlendi. Ayrıca Almanya'nın büyük gazeteleri de "Deniz'e Özgürlük" (Freiheit für Deniz) ilanıyla çıktı. İlanda, "Bilginin, düşüncenin, ifadenin, sanatın özgürlüğü için... Deniz Yücel ve Türkiye'de tutuklu bulunan diğer tüm gazeteci ve sanatçılar için hep birlikte!" ifadeleri yer aldı. Sosyal medyada da #FreeDeniz (Deniz'e özgürlük) etiketiyle yapılan paylaşımlarda gazetecinin tutuklanmasına tepki gösterildi. Ayrıca Berlin'deki Türkiye Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi çağrısı yapıldı. Çağrıcılardan biri de Yeşiller Milletvekili Özcan Mutlu’ydu. Mutlu, Türkiye'deki tüm tutuklu gazeteciler için özgürlük istedi.
Tutuklanması sistemin parçası
Deniz Yücel'in görev yaptığı gazete Die Welt ise dün gazetenin genel yayın yönetmeni Mathias Döpfner'in "Wir sind Deniz" (Hepimiz Deniziz) başlıklı başyazısıyla çıktı. Döpfner yazısında, "Tutuklanması istisnai bir vaka değil, bir sistemin parçası. Ancak yabancı bir gazetenin muhabirinin böyle bir muameleye tabi tutulması, konunun yeni bir boyuta ulaştığının göstergesi" dedi.
Kampanya başlatıldı
Deniz Yücel’in serbest bırakılması için meslektaşları tarafından imza kampanyası da başlatıldı. freedeniz.de adresinde Almanca ve Türkçe olarak, "Deniz’e özgürlük!" başlığıyla imzaya açılan metinde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19’uncu maddesi hatırlatıldı: "Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını içerir."
Siz de katılabilirsiniz
Kampanyaya Alman gazetecilerin ağırlıklı olduğu isimler katıldı. Kampanyaya katılmak isteyenler, change.org adresinden imza verebilir. Dün akşam saatlerine kadar Yücel’in serbest bırakılması için 2 bini aşkın imza toplandı.
Sınır Tanımayan Gazeteciler: Tüm tutuklu gazeteciler bırakılmalı
Deniz Yücel'in tutuklanmasına meslek örgütleri de tepki gösterdi. Almanya Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün yöneticisi Christian Mihr, Yücel'in ve Türkiye'de tutuklu bulunan diğer tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını talep ederek "Deniz Yücel'e yöneltilen 'terör propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek' suçlamaları tam bir saçmalık" dedi.
Merkel: Ceza orantısız
Deniz Yücel'in tutuklanmasına Alman siyasetçiler de sert tepki gösterdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, kararı "acı", "hayal kırıklığına uğratıcı", "sert" ve "orantısız" olarak değerlendirdi. Yücel için adil ve yasal yargılanma talep eden Merkel şunları söyledi: "Alman hükümeti, Türk yargısının Yücel’in durumunu bütün demokratik toplumlarda var olan özgürlüğün büyük değerini dikkate alarak değerlendirmesini istiyor. Yücel’in yargılanmasının adil ve yasal bir biçimde gerçekleşmesi için ısrarlarımızı sürdüreceğiz ve yakın zamanda özgürlüğüne tekrar kavuşacağına dair umudumuzu korumaya devam edeceğiz."
Gabriel: Türkiye’nin halini gösteriyor
Die Welt muhabirinin tutuklanmasına Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel de tepki gösterdi. Merkel'den daha sert bir dil kullanan Gabriel, Yücel’e verilen cezanın "iki ülkenin hukuk devletinin temel ilkelerini uygulanması ile basın ve düşünce özgürlüğü konularına ne kadar farklı yaklaştığının bariz bir örneği" olduğuna vurgu yaptı. "Bu çok sert ve bu nedenle de orantısız bir karardır" değerlendirmesinde bulunan Gabriel, Yücel'in kendi isteği ile soruşturma çerçevesinde ifade vermeye gittiğine işaret etti. Gabriel açıklamasında, “Türkiye’de üzücü bir dönem yaşandığını” belirterek "Türk-Alman ilişkileri için de zor bir dönemde" bulunulduğunu kaydetti.
Maas: Karar AB’den uzaklaştırıyor
Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas da Yücel hakkındaki tutukluluk kararının, 'bütünüyle ölçüsüz' olduğunu ifade etti. Eleştirel gazeteciliğin demokratik düzenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Bakan, "Gazetecilerin tutuklanması bizim hukuk devleti ve basın özgürlüğü anlayışımızla bağdaşmaz" dedi. Maas, Türkiye'nin Avrupa'nın temel değerlerine bağlı kalmaması halinde, "AB'ye yakınlaşmanın çok zor veya olanaksız" olacağını söyledi.
SPD: İkili ilişkiler tehlikede
Koalisyon hükümetinin ortağı Sosyal Demokratlar Parti’den de (SPD) gazetecinin tutuklanmasına tepki yükseldi. SPD’nin dış politika uzmanı Niels Annen, Berlin’de rahatsızlık yaratan tutuklanmanın ikili ilişkileri etkileyebileceği uyarısında bulundu.
ZDF televizyonuna dün sabah açıklamalarda bulunan Annen, "Türk hükümeti şunu bilmelidir: Bu herhangi bir olay değil. Deniz Yücel'in en hızlı şekilde serbest kalması için hukuku ve siyasi bütün olanakları kullanacağız" şeklinde konuştu.
Sol Parti meclise taşıdı
Hükümet gibi muhalefet partileri de gazeteci Yücel’in tutuklanmasına büyük tepki gösterdi. Muhalefetteki Sol Parti, Die Welt Gazetesi muhabiri Deniz Yücel'in tutuklanmasını Federal Meclis'in gündemine alınması için başvuruda bulundu. Sol Parti'nin talebi üzerinde Deniz Yücel'in tutuklanmasıyla ilgili gelişmelerin önümüzdeki hafta Berlin'de tartışılması bekleniyor. Federal Meclis'te düzenlenecek özel oturumda Deniz Yücel konusunda Alman hükümetinin tutumu ve Türkiye'de tutuklu diğer gazetecilerin durumu ele alınacak.
Hafta sonu da 160'tan fazla milletvekili bir dilekçe imzalayarak Yücel'in serbest bırakılmasını talep etmişti.
Haberleri iktidarı rahatsız etti!

Alman Die Welt gazetesinin Türkiye muhabiri Deniz Yücel, Pazartesi günü "terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek" suçlamaları ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Gözaltına alındıktan 13 gün sonra İstanbul Adliyesi'ne götürülen gazeteci Deniz Yücel, savcılıktaki sorgusunun ardından tutuklanma talebi ile nöbetçi mahkemeye sevk edildi.
Haberleri soruldu
Deniz Yücel'e savcılık sorgusunda Kürtlerle ilgili yaptığı haberlere ilişkin sorular yöneltildiği bildirildi. Gazeteciye 2015 yılında yaptığı Cemil Bayık röportajı, Cizre, Yüksekova ve Türkiye’nin Irak ve Musul politikası ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ilişkin yazdığı haberlerinin sorulduğu belirtildi. Yücel’e, RedHack ile irtibatı olup olmadığı sorusu da soruldu. İfadesinin alınması ardından mahkeme, Yücel’in ‘örgüt propagandası yapmak’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ iddialarıyla tutuklanmasına karar verdi.
Avukatları itiraz edecek
Yücel'in avukatları Veysel Ok ve Ferat Çağıl'ın ise bir hafta içinde tutukluluk kararına itiraz etmeyi planladıkları öğrenildi.
Albayrak haberleri rahatsız etti
Türkiye ve Almanya vatandaşı olan 43 yaşındaki Deniz Yücel, 14 Şubat'ta kendi isteği ile gittiği İstanbul Emniyet’inde gözaltına alınmıştı. Yücel, Erdoğan’ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın kişisel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili soruşturma ekiplerine ifade vermek için emniyete gitmişti. Yücel'in Albayrak'ın DAİŞ’le petrol ticareti yapan Powertrans şirketinin ortağı olduğunu ifşa eden haberleri nedeniyle "Terör örgütüne üye olmak, kişisel verileri kötüye kullanmak ve terör propagandası" yaptığı da öne sürülüyor.
Sabah yazmıştı
Aynı soruşturma kapsamında gazeteciler Tunca Öğreten, Ömer Çelik ve Mahir Kanat da ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklu bulunuyor. 25 Aralık 2016 günü ev baskınlarını haber yapan Sabah gazetesi soruşturma kapsamında 9 gazetecinin gözaltı listesinde bulunduğunu yazmıştı. Deniz Yücel bu isimler arasındaydı ve gazeteye göre yurtdışındaydı.
Daha önce de gözaltına alınmıştı
Gazeteci Deniz Yücel, 2015 yılının haziran ayında Urfa Valisi İzzettin Küçük’e sorduğu sorunun ardından gözaltına alınmış, 2016 yılında ise dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel’le düzenlediği basın toplantısında Yücel’in sorusundan ‘hazzetmezken’ ironik biçimde söz konusu sorunun sorulabilmesini Türkiye’de basın özgürlüğüne yormuştu.
Gazeteciler Erdoğan’ın hedefinde
Türkiye'deki rejim, ilk kez Alman medyasına çalışan bir gazeteciyi tutukladı. Ancak Deniz Yücel, tüm muhalifleri ‘terörist’ olarak nitelendiren Erdoğan rejiminin hedef aldığı ilk yabancı gazeteci değil. Son aylarda, New York Times'tan Rob Nordland, Wall Street Journal'dan Dion Nissenbaum ve Fransız Les Jours internet sitesinden Olivier Bertrand gibi birçok gazeteci gözaltına alındı ve sınır dışı edildi.
150’yi aşkın gazeteci tutuklu
Türkiye, dünyada basın özgürlüğü sıralamasında 151. sırada. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu'nun verilerine göre, Türkiye’de 150'yi aşkın gazeteci cezaevlerinde. Tutuklu gazeteciler arasında çoğunlukla Kürt medyasında çalışan ve hükümete muhalif isimler ye alıyor.
Onlarca medya organı kapatıldı
Erdoğan rejimi darbe girişimi sonrası muhaliflere yönelerek Dicle Haber Ajansı, Gündem gazetesi ve Azadiya Welat Gazetesi’nin de aralarında bulunduğu onlarca basın yayın kuruluşuna kilit vurulmuştu. Verilere göre Türkiye’de olağanüstü halin ilan edilmesinden bu yana da KHK'larla 149 gazete, radyo ve televizyon kapatıldı.
Erdoğan’a yaptırım uygulanmalı
Türk devletinin basın ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırıları Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerinin tepkisini çekiyor. Avrupalı siyasetçiler ile kurumlardan sık sık Türkiye’nin bu haliyle AB üyesi olamayacağına dair uyarılar da yapılıyor. Buna karşın Merkel yönetiminin Deniz Yücel tutuklanana kadar işbirliğini sürdürdüğü Erdoğan rejimine yönelik eleştirilerini alçak tonda yapması da tepki çekiyor.
Özellikle muhalefet partileri ile sivil toplum Erdoğan rejiminin uygulamalarına sessiz kalınamayacağını belirterek hükümetlerine Türkiye’ye yaptırım uygulaması ve Erdoğan’a verilen desteğin çekilmesi çağrısı yapıyor.
HABER MERKEZİ