Dünyanın dördüncü, AB’nin birinci büyük ekonomisi olan Almanya’da ihracatın düşmesiyle yıllardır süren ekonomik büyümede tökezleme başlarken, bu durumun ciddi bir yenilenmeyi zorunlu kıldığı savunuluyor.
Federal İstatistik Kurumu (Destatis) tarafından yayımlanan verilere göre, Almanya ekonomisi bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,1 oranında geriledi. Yılın ilk çeyreğinde sadece 0,4 puan büyüyen ekonomideki bu duraksama yıllardır süren dengeli büyümenin sonu olarak görülüyor.
Ekonomideki bu duraksamanın özellikle ihracatta yaşanan gerilemenin sonucu olduğuna dikkat çekiliyor. Başbakan Angela Merkel’in görevde olduğu 2005 yılından bu yana 2009 yılı hariç düzenli olarak büyüyen Alman ekonomisindeki bu duraksamanın bu yıl boyunca devam etmesi bekleniyor. Federal hükümet, 2019’daki büyümenin en fazla yüzde 0,5 olmasını, 2020’de ise yüzde 1,5 oranında büyüme kaydedileceğini öngörüyor.
Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre ise, Alman ekonomisi bu yıl yüzde 0,7, 2020’de yüzde 1,7 büyüyecek.
Dünyanın en çok ürün ve hizmet ihraç eden üçüncü büyük ülkesi olan Almanya’da ihracatın da katkısıyla önemli bir ekonomik büyüme sağlanmıştı. 2010’lu yıllar Alman ekonomisi açısından ‘altın yıllar’ olarak tarif ediliyordu. 2017’de yüzde 2,2 oranında gerçekleşen ekonomik büyüme geçtiğimiz yıl ise yüzde 1,4 olmuştu.
Dönüşüm ihtiyacı kendini dayatıyor
Destatis verilerine göre, 2005 yılında yüzde 11,7 olan işsizlik oranı da bu büyüme sayesinde bu yıl içinde yüzde 5,1’e kadar gerilemişti.
Ekonomideki bu duraksamanın Alman ekonomisinin ve üreticilerinin gelişen yeni teknolojiler ile üretim modellerine adaptasyon sorununu daha fazla gündemde tutması bekleniyor. Ayrıca birçok Avrupa ülkesine oranla daha iyi etkili olduğu bilinen Almanya’daki mesleki eğitimlerin güncellenmesinin gerektiğine yönelik uyarılar, son yıllarda daha sık gündeme gelmişti.
‘İş işten geçince’
Die Welt gazetesi ekonomide olası resesyona dikkat çekiyor ve hükümeti rahat davranmakla eleştiriyor.“Gerçi tekrardan bir mali kriz yaşanacağına dair henüz bir işaret yok ama muhtemelen resesyon yolda. Ancak bu Ekonomi Bakanı Peter Altmaier’i ‘sağlam bir iç konjonktür’ hayali kurmaktan ve ikinci çeyrekteki düşüşe rağmen ‘Almanya’nın tarihindeki ikinci büyük ekonomik performansın sergilendiği’ şeklinde övünmekten alıkoymuyor.
Başbakan Merkel de tatili bitmesine rağmen mevcut gerilemeyi hiçbir şey yapmadan seyredeceği mesajını verdi. Ve Sosyal Demokrat Parti’ye baktığınızda onlar da vergileri artırma fantazilerini ana tema yapma çabasında. Durum onu gösteriyor ki, siyasilerin oturdukları yerden kalkıp bir şeyler yapmaları, ancak iş işten geçtiğinde mümkün olacak.”
BERLİN