
Backmund’un ardından söz alan Avukat Bedia Özgökçe ise hukuki sürece ilişkin bilgi verdi. Wolf’un infaz edilmesinin ardından Çatak Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını belirten Özgökçe, 2002 yılında davayı AİHM’e götürdüklerini ve Türkiye’nin etkili soruşturma yürütmediği gerekçesiyle mahkum edildiğini hatırlattı. Ortaya çıkan toplu mezarın ardından yeni delillerin oluştuğunu kaydeden Özgökçe, bununla birlikte yeni bir hukuki sürecin başladığını kaydetti.
Son olarak söz alan Avukat Martin Löwenberg, İnsan Hakları Delegasyonu olarak Türk ordusunun toplu mezara gidişini engelleyen askeri barikatı reddettiklerini söyledi. Söz konusu toplu mezarda Andrea Wolf’un kemikleriyle birlikte 41 kişinin de kemiklerinin bulunduğunu söyleyen Löwenberg, şöyle konuştu: “Toplu mezara dair hiçbir engelleme olmadan, özgürce gidilebileceğini defalarca söz vermesine rağmen Van Valisi, İnsan Hakları Delegasyonunun, İHD Van Şubesinin ve Kelehe çalışma grubu ile katledilenlerin yakınlarının, son dakikada soğukkanlı bir şekilde gitmesine engel olmuştur. Ne Almanya ve ne İsviçre nezdinde yapılan siyasi baskılar, ne de Vali ve bölgedeki askeri komutanlarla bir daha konuşma çabası başarılı oldu. Türk devlet bürokrasisi ve askeri kuvvetleri, siyasi bir karar alarak, savaş suçunun işlendiği yere ulaşılmasını engelledi. Delegasyon bu tavrı, 13 yıl önce insanlığa karşı işlenmiş suçun bir hakikat olarak kabul edilmesinin bir başka şekli olarak görmektedir. Vali taş kalplidir. O bizi bölgede mayın var diye kandırdı ama askerlerin bize gösterdiği haritada o bölgede mayın yoktu. Vali bu şekilde davranarak insanlık suçunu kabul etti.”
Löwenberg konuşmasını şöyle sürdürdü: “Katliamları ve savaş suçlarının açığa kavuşturmadan, Türk ordusundaki işkencecileri ve katilleri ve onlardan sorumlu komutanları ve siyasileri cezalandırmadan ne Türkiye’de, ne Kürdistan’da ne de dünyanın herhangi bir yerinde adalet ve barış sağlanmayacaktır. Andre Wolf ve diğer militanlara işkence yapıp işkence yapanlar hakkında Türk ve Alman yetkililer derhal bir kovuşturma başlatmalıdır.”
VAN