
DÎLAN KARACADAÐ / HABER MERKEZİ
Aşırı sağcı, göçmen ve Avrupa Birliği karşıtı olarak bilinen Almanya için Alternatif Parti (AfD), verdiği bir soru önergesiyle Sol Parti (Die Linke) Milletvekili Cansu Özdemir'i hedef gösterdi. Hamburg Senatosu’nun PKK ile Özdemir'in yakınlığını sorgulayan önergeye "Prensip olarak milletvekillerin aktivitelerini değerlendirmiyoruz" cevabı şaşkınlık yarattı. Senato’nun tavrını eleştiren Özdemir, MİT’in Almanya’daki faaliyetlerini hatırlatarak, asıl tehdidin Türk devleti olduğunu belirtti.
Almanya'nın Hamburg Eyalet Parlamentosu'nda Sol Parti'nin Grup Eşbaşkanı Cansu Özdemir, daha önce Almanya'da faaliyet yürüten ve şimdi tutuklu bulunan Türk istihbaratı MİT elemanı Mehmet Fatih Sayan'ın hedefindeki isimlerden birisiydi. Türk faşistlerin günlük saldırılarına maruz kalan Kürt milletvekili Özdemir, aşırı sağcı Alman milletvekilleri tarafından da hedef gösteriliyor.
Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) Milletvekilleri Dirk Nockemann, Dr. Bernd Baumann ve Dr. Joachim Körner, Hamburg Senatosu’na verdikleri önergeyle "Milletvekili Cansu Özdemir ile PKK'nin kişisel ilişkisine dair senato ve yetkili makamların elinde ne gibi bilgiler mecvut? Eyalet Anayası Koruma Dairesi Cansu Özdemir ile PKK ilişkisini nasıl tanımlıyor?" diye sordu. Hamburg Senatosu ise şu cevabı verdi: "Organlara bağlılık prensibinden ve buna bağlı olarak anayasal organların kanunlarının dikkatine, senato diğer anayasal organların üyelerin aktiviteleri hakkında bilgi vermiyor, değerlendirmiyor."
Solid ve PKK eş güdümlüymüş!
AfD, sadece Cansu Özdemirle de sınırlı kalmayarak, "Sol Parti (Die Linke) Meclis Fraksiyonu, Sol Parti milletvekilleri, Hamburg Sol Parti'nin gençlik örgütü Solid (Gençlik Örgütü Sol Gençlik /Jugendorganisation Linksjugend) ile PKK arasında nasıl bir bağlantı olduğuna dair Senato ve yetkili makamların elinde ne gibi bilgiler mevcut?" sorusuna da yanıt istedi.
Senato ise Hamburg Eyalet Anayasa Koruma Dairesi’ne (LfV) dayandırdığı açıklamasında, sol gençlik örgütü 'Solid’in eylem ve etkinliklerinde PKK ile yakınlığıyla bilinen örgütlerle eş güdümlü çalışmalar yürüttüğünü savunarak, buna örnek olarak da 8 Aralık 2016’ta Hamburg’da gerçekleştirilen bir eylemi gösterdi.
Özdemir Senato’ya tepki gösterdi
Konuya ilişkin görüşüne başvurduğumuz Milletvekili Cansu Özdemir ise "AfD'nin böylesi bir soru önergesi vermesi doğaldır. Onlar için her göçmen -burada doğmuş da olsa, milletvekili de olsa- tehlikeli ve şiddete meyillidir. Burada asıl beni şaşırtan ve ilgimi çeken Senato’nun hakkımda sorulan sorulara cevap vermemesidir. Benim 'terör' faaliyetlerim yoktur. Bunu biliyorlar. Neden bunun altı çizilmemiş? İddiaları inkar etmeleri beklerdim" diyerek Senato’yu eleştirdi.
Neden sadece Gülenciler uyarıldı?
Aşırı sağcı Alman vekillerin soru önergesinden ziyade Türk devletinin Almanya’da yaşayan Kürt muhaliflere yönelik saldırılarını daha tehlikeli bulduğunun altını da çizen Özdemir Türk faşistlerinin hakaretleri, AKP medyasının kendisi hakkında 'PKK sözcüsü' diye yaptığı haberleri ve MİT’in faaliyetlerini hatırlatarak şunları söyledi: "Bakın geçen günlerde MİT'in Federal Haberalma Servisi’ne (BND) verdiği Gülen Cemaati ile bağlantısı olduğu kişilerin listesini hemen kamuoyuna açıkladılar. Hatta Hamburg'da bazı kişilerin uyarıldığını da biliyorum. Peki sizce bu listeyi veren diğer muhalif ve Kürtlerin de yer aldığı başka bir liste yok mudur? Varsa neden onlar gündemde yok?
Ya MİT’in hedefindeki Kürtler!
Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın söz ettiği 4 bin kişilik liste de inkar ediliyor. Ben sadece Gülen Cemaati’nden kişilerin Almanya'da takip edildiklerine inanmıyorum. Hatırlarsanız, ortaya çıkan MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan'ın ölüm listesinin olduğu söylentileri de vardı. KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, Kürt boksör İsmail Özen ve benim de hedef alındığım bir Türk istihbarat faaliyeti var. Kimse kusura bakmasın. Daha unutamadığımız Sakine Cansızların katledildiğinde parmağı olan Türk devletinin sadece Gülen Cemaati’nden kişileri takip ettiğine beni kimse inandıramaz."
Türkiye ile krizde topu vekillere attılar
Alman devlet yetkililerinin de bu konuda üzerine düşeni yerine getirmediğinin altını çizen Sol Partili milletvekili, 29 Mart’ta Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’le gerçekleştirilen görüşmeyi hatırlattı. Toplantının Türkiye ile Almanya arasında yaşayan gerginlikte Almanya federal ve eyalet parlamentolarındaki vekillerle köprü olması için gerçekleştirildiğini aktaran Cansu Özdemir, "Yıllarca AKP'li grupları güçlendiren, demokratları baskı altına alan hükümet şimdi bizlerden bozdukları ilişkileri düzeltmemiz için yardım istiyor. Başlarına bela ettikleri ile aralarında köprü olmamızı istiyorlar. Ben bu eleştirimi oturumda da yaptım.
Gabriel, Erdoğan ağzıyla konuştu
Hatta bu strateji ile devam ederlerse, asla düzelmeyeceğine de dikkat çektim ama olan bana oldu: Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bana, 'Sizin PKK görevlisi olduğunuzu bile bile buraya davet ettik' dedi. Orada ipler koptu. Ardından da PKK'nin bir 'terör örgütü' olduğunu ve listede kalacağının altını çizdi. Dışişleri Bakanı resmen Erdoğan diliyle konuştu. Ben bir PKK görevlisi değilim. Halkın iradesiyle seçilmiş bir milletvekiliyim" ifadelerini kullandı.
PYD ne suç işlemiş?
Aynı oturumda yasaklanan sembollere de değindiğini söyleyen Özdemir, PYD ile YPG/YPJ bayraklarının neden yasaklandığı sorusunu yöneltmesi üzerine SPD’li Gabriel'in, "YPG/YPJ Almanya'da suç işledi?" dediğini aktardı. Özdemir bunun üzerine Gabriel’e karşı çıktığı belirterek, "Gabriel'in verdiği bu cevabın üzerine ben de bunun yanlış olduğunu vurguladım. Bu yanlış bir bilgidir. Zaten bunun üzerine İçişleri Bakanı’nın 'işim var' diyerek dışarı çıkması da dikkat çekti" bilgisini paylaştı.