• Parti, örgüt ya da herhangi bir siyasal yapı, canlı organizma olan toplumla bağını, dinamizmini, yaratıcılığını yitirdiğinde bürokratlaşır, kastlaşmaya başlar.
  • Bizler sistemin elit siyasetçileri değiliz. Topluma güvenen, toplum dinamiklerinin politik süreçlerin öncüsü olmasını sağlamaya çalışan radikal demokrasi savunucularıyız.

DEMİR ÇELİK

leplerinin karşılanmasının, Kürt ve Kürdistan statüsünün gerçekleştirilmesinin siyasal yolu, kongre tarzı örgütlenmeden geçiyor. Türkiye’de DTK ve HDK, dünyada KNK ve KCDK-E, söz konusu bu amaçları gerçekleştirmek üzere kurulmuşlardı. 1990'ların ikinci yarısından itibaren kuruluşlarına start verilen bu oluşumlar, bugüne kadar başardıklarının üzerine yeni başarılar ekleyerek demokratik toplumu inşa etmenin tarihsel misyonu gereğince kendilerini yeniden organize etmek durumunda.

Kongre, politik devrim örgütü ya da bir siyasi parti değildir. Kürtler gibi devlet ve iktidar dışı kalmış ulusların ve toplulukların demokratik toplumsallığını örgütleyen, demokratik sivil toplum örgütüdür. Kongre, Kürtleri ve Kürdistanî toplulukları Kürdistan statüsü mücadelesinde ortaklaştıran, onların siyasal faaliyetlerini kolaylaştıran, toplumu kendi öz gücü üzerinden örgütleyen siyasal bir platformdur. Kürtlerin toplumsal, kültürel ve dilsel ihtiyaçlarını meclisler örgütlenmesi üzerinden karşılayan kongre, demokratik Kürdistan inşası esasıyla soruna ve sürece yaklaşır. Kürt ve Kürdistan statüsü mücadelesini bölgelerde, ülkelerde, kıta ve tüm dünyada toplum dinamiklerinin ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel talepler mücadelesi ile birleştirerek toplumsallaştıran en meşru platformudur. Kongre, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü siyasal programıyla bölgesel ve küresel demokrasi mücadelesinin de motor gücü olma dinamizmine sahiptir. Tüm dünyada nitelikli ve örgütlü öncülükle hem tüm Kürtlerin ulusal demokratik talepler mücadelesinde hem de sınıfsız, sınırsız ve devletsiz toplum stratejisine uygun taktiksel hamleler sayesinde tüm dünya halklarının ve ezilenlerinin örgütlü mücadelelerine ciddi katkılarda da bulunabilir. 

Strateji ile taktiklerin uyumu

Günümüzde Kürt soykırım riski kadar büyük tarihi fırsatlar da söz konusudur. Bu süreçte küçük, dar ve kendine göre parçalı düşünmek yerine, daha derinlikli düşünmeye ihtiyacımız vardır. Bu tarihi fırsatı amacına uygun değerlendirmemiz için stratejimizle taktiksel hamlelerimiz arasında bir senkronizasyona ihtiyaç vardır. Günlük pratik faaliyetlerimiz temel stratejimizle çelişmeyen, hedefimizi ve ana amacımızı besleyen nitelikte olmalıdır. Bu temelde de toplumsal devrim çalışmalarını sadece anma, protesto, rozet, ritüel ve sembollere dayalı siyasal faaliyet ile sınırlandıramayız. Elbette toplum dinamiklerinin yakın ve orta vadedeki temel taleplerinin gerçekleştirilmesinde sembol ve ritüellerin önemi büyüktür. Bunlar siyasal faaliyetin anlaşılmasında ve içselleştirilmesinde kolaylaştırıcı araçlardır. Amaca ulaşmak için kullanacağımız araçlardır, ancak siyasal faaliyetler sürecinde araç amaçlaştırıldığında, strateji tali ve ikincil kalabiliyor, etkili hamleler geliştirilemiyor, koparan ve kazandıran pratik faaliyetler gerçekleşemiyor. Siyasal çalışmada esas olan, amaçta ortaklaşmaktır. Bu nedenle bilinçli, özgür insan eylemselliğini harekete geçirmek hayati konu olmaktadır.  

Sürekli tekrarla işlev yitimi

Demokratik ve özgürlükçü toplum mücadelesi verenlerin reaksiyoner değil, aksiyoner olması, topluma doğru öncülük yapmaları esas olandır. Etki-tepkiyi aşamayanların, nitelikli mücadeleyi ve demokratik toplum stratejisini geliştirebilmeleri ve taktiksel başarı sağlayabilmeleri mümkün değildir. Toplum canlı, dinamik bir organizma gibi her gün yeniden değişimi yaşamaktadır. Toplum statik olmadığı gibi tarihin ve toplumsal dinamiklerin etkisi ile her gün yeni ihtiyaçlar, yeni sorunlar ve onların çözüm parametreleri gündemiyle sürekli değişimi yaşamaktadır. Parti, örgüt ya da herhangi bir siyasal yapı, canlı organizma olan toplumla bağını, dinamizmini, yaratıcılığını yitirdiğinde bürokratlaşır, kastlaşmaya başlar. Bürokratik kastlaşma, değişimi ve değişimin ruhunu yakalayamadığından geçmişin efsaneleri, destanları ve kazanımlarının rutin eylemselliği ile kitlesini ajite etmek adına rozet, slogan, bayrak ve semboller eşliğinde anma yapmayı temel siyasal faaliyet olarak görmeye başlar. Anma, geçmişin yâd edilmesi, içinde bulunulan sürecin ruhuna uygun topluma mesaj verme, toplumu aydınlatma ve örgütleme işlevini gördüğünde bir noktaya kadar anlamlı ve değerlidir. Kendisini sürekli tekrarlamaya başladığında ise var olanı tüketmeye başlar ki, bu büyük risk demektir. 

Kaynak, zaman ve emek israfı

Devlet dinine dönüşen dinlerin ilk çıkışlarındaki inançsal değerlerine vurgu yapmaları, ilk öncülerin kahramanlıklarını sürekli işlemeleri gibi bizler de ilk çıkış anlarına vurgu yapmayı, öncü kadroların mücadelelerini destanlaştırarak anlatmayı tek siyasal faaliyet olarak göremeyiz. Bayrak, sembol, flama ve ritüeller eşliğinde şehitlerin ölüm yıl dönümleri ve tarihi kronolojik günleri anma, kongrenin tek siyasal faaliyeti olduğunda, varlığını sürdürmek kongre için tek amaç olmaya başlar ki, bu da büyük tehlike anlamına gelir. Rutini tekrarlayan, bürokratlaşan ve kastlaşan yapı, başka bir alternatif geliştiremez, gündeme ve sürece müdahil olmaz, aksine sürecin peşinde sürükleneceğinden etki-tepki, aksiyon-reaksiyon ikilemine mahkûm olur. Bu ikilemi aşamadığımız için büyük ölçekte kaynak, zaman ve emek israfına rağmen nitelikli devrimsel hamleler geliştirmede yetersiz kalıyoruz.

Kongrenin temel siyasal çalışması

Elbette öncü kadrolarımız tarihsel kişiliklerdir. Onları mücadelemizde yaşatmamız, mücadelemizde deneyim ve pratik öncü rollerinden yararlanmamız işin doğası gereğidir, ancak onlarca yıl öncesine kilitlenmeye de bizi götürmemelidir. Devrimcinin rozeti, sembolü, sloganı, değişim dinamiklerinin mücadele eylemselliğidir. Kongre, ezilenleri, mazlum ve mağdurları kendi öz örgütleri üzerinden mücadeleye çeken, toplumsal devrimin inşası çalışmaları içinde olma esasıyla hareket ettiğinde toplumsallaşır. Kongrenin temel siyasal çalışması, toplumsal devrimin inşa çalışması olmalıdır. Bu çalışmada milyonların canlı eylemi ve eylem içinde değişimini öngören ve örgütleyen olmadan ne kendimizi ne de mevcut siyasal düzeni değiştirmemiz mümkündür. Toplumsal devrimin inşası çalışmasında olanın derdi insanları dini, milliyeti, siyasi düşüncesi ne olursa olsun onları bir araya getiren, ortaklaştıran, örgütleyen olmalıdır. Toplum dinamiklerini kendi öz güçleri üzerinde, yani komün ve meclislerinde örgütleyebilir, kendi politik, ekonomik, demokratik ve sosyal problemlerini çözmenin iradeleşmesini sağlayabilirsek toplumsal devrimi ete kemiğe büründürmüş olacağımızdan, politik devrimin de yolunu böylelikle açmış oluruz. 

Radikal demokrasi savunucularıyız

Bir devrimcinin, bir yurtseverin sembolü, bayrağı toplumu yakın ve asgari müşterekler etrafında birleştiren, mücadeleyi toplumsal devrimin inşasına dönüştüren eylemselliğidir. Bizler sistemin elit siyasetçileri değiliz. Topluma güvenen, toplum dinamiklerinin politik süreçlerin öncüsü olmasını savunan radikal demokrasi savunucularıyız. Aksi bir çalışmayla bürokratik kast sistemi gibi ya da elit siyasi partiler gibi toplum üzerinde topluma yabancı, benmerkezci konumda kalmaktan kendimizi asla kurtaramayız. Bir kısım sol ve sosyalist hareketlerin ve örgütlerin kendi varlıklarını koruma ve sürdürmeyi amaç edinmiş olmalarının sonucu olarak; “sınıf mücadelesi”, “işçi sınıfı”, “emek”, “neo liberalizm”,  “kapitalizm” ve “emperyalizm” söylemlerini sıkça tekrarlamaları gibi biz de bu söylemleri dillendirmeyle yetinip rutini tekrarlamaya devam edersek süreci ve dönemi kaçırabiliriz. Kürtlerin, kadınların, göçmenlerin, yoksulların, emekçilerin haklarını, demokratik, ekolojik sorunlarını “devrim sorunu” diyerek toplumla yatay ilişkilenme yerine, işi bilinmez geleceğe havale ettiğimizden devletçi sistem, doğan boşluğu doldurmaktadır. Bu nedenle asli gündemden kopmamak, toplum dinamiklerinin temel sorunlarıyla ilgilenmek ve çözüm geliştiren pozisyon içinde olmak değişimci ruhun gereğidir. 

Kongrenin asli görevi olmalıdır

Kongre, tüm mazlum ve mağdurları, tüm ezilenleri alternatif sistemin çözüm perspektifinde birleştirebilir, meclis örgütlenmesi mücadelesinde ortaklaştırabilirse toplum dinamiklerini sistemin yedeğinden kurtarmış olmakla kalmaz, toplumsal devrim inşası çalışmalarını da nitelikli bir düzeye eriştirmiş olur. Dünya kapitalist sistemi, biz muhaliflerin yanlışları sayesinde varlığını sürdürmektedir. Hiçbir hiyerarşikçi güç, toplumun örgütlü gücü karşısında varlığını sürdürebilme şansına sahip değildir. Toplum dinamiklerinin kendi komün ve meclislerinde sivil, demokratik örgütlü gücünü toplumsallaştırabildiğimizde az devleti, çok toplumu var etmiş olacağız. Farklı toplum dinamiklerinin, farklı duyarlılıklarını ve taleplerini, her birinin farklı mekânlarda oluşan özgün ve özerk örgütlenmeleri temelinde koordineli ve eşgüdümlü çalışmalarla nehirleri denizlere, denizleri de okyanuslara dönüştüren mücadeleyi örgütlemek kongrenin asli görevi olmalıdır.

Uzun soluklu, planlı ve örgütlü

Kongre tarihsel misyonuna uygun başarıyı sağlayabilmesi için siyasal faaliyetlerine stratejik yaklaşmalıdır. Devletsiz ve statüsüz olan Kürtlerin yakaladığı tarihsel ve siyasal meşruiyet, bize büyük olanaklar ve fırsatlar vermektedir. Uluslararası demokratik kamuoyu ve dünya vicdan hareketi ile düzeyli bir ilişkiyi yakalayabilir, bu ilişkiyi ete kemiğe büründürebilirsek büyük kazanmamız mümkündür. Bu nedenle günübirlik kendiliğinden mücadele yerine, uzun soluklu, planlı ve örgütlü bir mücadeleyi esas almalıyız. Kürt ve Kürdistan statüsünün dünyanın gündeminde yer almaya başladığı bu süreçte çalışmalarımızın merkezinde statü olmalıdır. Tarihi destansı direniş ve dört parça Kürdistan’da yürütülen mücadelenin paralelinde bizler de Kürdistan statüsü için dört parça Kürdistan’ı ortaklaştırabilir, faşizme karşı demokrasi mücadelesinde küresel demokrasi hareketini örgütleyebilirsek riskleri bertaraf etmiş olmakla kalmayız, fırsatlar ve olanakları da amacımıza uygun değerlendirmiş oluruz. Bu nedenle önümüzdeki dönemin örgütlenmesi büyük önem arz etmektedir. Sürecin tüm yıkıcılığına rağmen önemli fırsatlar sunmakta olduğunun bilinciyle hareket etmek, örgütlü gücümüzle süreci karşılamak hayati önemdedir. Haftaya kongrenin temel ayakları olan komün, meclisler üzerine yazmak istiyorum.