NİHAL BAYRAM Geçtiğimiz günlerde 1500 mülteci çocuğun Midilli Adası’nda bulunan kamplardan Almanya’ya getirileceğini açıklayan Almanya, şimdi ise sadece 350 ile 500 arası mülteci çocuğu kabul edebileceğini açıkladı. Muhalefet ve insan hakları örgütleri ise açıklamaya tepkili. Çocuklardan 50’sini önümüzdeki hafta ülkeye getirmeyi düşündüğünü açıklayan Federal Almanya Hükümeti, çocukları Aşağı Saksonya (Niedersachsen) Eyaletinde 14 gün karantina altında tuttuktan sonra Almanya eyaletlerine dağıtıcaklarını vurguladı. 8 bin çocuk arasından şartlı seçilecek olan 50 çocuğun yalnız başlarına oldukları (yani yanlarında bir ebeveyn olmadığı), yaşlarının 14’ün altında olduğu ve aralarında ağır hastalığı olanlar olduğu açıklandı. Almanya Hükümeti’nin bu tutumu Almanya Federal Kabini (Bundeskabinett) tarafından da onaylandı. Diğer Avrupa ülkeleri vaz mı geçti? Almanya Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas Avrupa ülkelerinin kararlarını daha fazla beklemek istemediğini ve “kurtarma projesi”ne hemen başlamak istediğini vurguladı ve bunu “insani yardım” olarak nitelendirdi. Heiko Maas, konuya ilişkin olarak sadece Almanya ve Lüksemburg’un mülteci çocukları kabul ettiklerini açıklayan ülkeler olduğunu ve diğer Avrupa ülkelerinin Covid-19 salgını nedeniyle bu projelerini bir süreliğine dondurduklarını açıklamıştı. Lüksemburg ise önümüzdeki hafta Midilli ve Chios (Sakız) Adası’ndan 12 çocuğu kendi ülkelerine getireceğini açıkladı. Almanya Federal İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre ise Lüksemburg ve Almanya’nın dışında ayrıca Fransa, Portekiz, İrlanda, Finlandiya, Hırvatistan, Litvanya, Belçika ve Bulgaristan da Yunan mülteci kamplarından mülteci çocukları kendi ülkelerine getireceklerini açıklamıştı. En az 5 bin çocuk almalı Sadece Moria kampında 8 bin mülteci çocuk yaşam mücadelesi verirken geçtiğimiz günlerde Almanya Hükümetinin “1500 çocuk kabul edebiliriz” açıklaması büyük tepki almıştı. Başta Yeşiller Partisi ve Alman Sol Partisi, Almanya’nın en az 5 bin mülteci çocuğu kabul edebileceğini, bu kapasiteyi kolaylıkla sağlayabileceğini açıklamıştı. Bunun üzerine başta Seebrücke örgütlenmesi olmak üzere birçok yardım kuruluşu aynı görüşü paylaşarak, Almanya'da en az 110 kent ve kasabaların bu çocukları kabul edebileceklerini açıklamışlardı. Almanya Federal Hükümeti’nin neden sadece toplamda 500 çocuk kabul edeceği bilinmezken, konuyla ilgili kamuoyunun da yoğun tepkisi sürüyor. Muhalefet tepkili Savaş travması, göç travması ve şimdi ise zor yaşam şartları altında mücadele veren mülteci çocuklarının hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam edebilmeleri için güven içinde yaşayabileceklerini bilmeleri gerekiyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle başta sağlık, hijyen ve güvenin esamesinin okunmadığı bu günlerde Moria gibi mülteci kamplarının derhal boşaltılması gerektiğini bilim uzmanları ve insan hakları örgütleri defalarca dile getirdiler. Sembolik kalmamalı Birleşmiş Milletler Çocuk Yardım Kuruluşu UNICEF (UN Kinderhilfeswerk UNICEF) adına açıklama yapan UNICEF Almanya birimi direktörü Christian Schneider, Almanya’nın bu adımını selamlarken aynı zamanda “Bunun sembolik olarak kalmaması gerektiğini, başlangıç olarak genişletilmesi gerektiğini” vurguladı. Sadece başlangıç olabilir  Alman Dini Yardım Kuruluşu DIAKONIE de Almanya Hükümeti’nin açıklamasına ilişkin "Bu sadece bir başlangıç olabilir" sözlerini vurguladı. Yetmez kamp boşaltılmalı Mülteci Yardım Kuruluşu Pro Asyl ise Federal Hükümetin bu açıklamasını "Federal Hükümetin mazeret ticareti" olarak eleştirdi. Pro Asyl direktörü Günter Burkhardt, açıklamasının devamında 3 bin kişilik barınma sınırını 20 bin mülteci sayısı ile çoktan aşan Moria kampının -özellikle Korona pandemisi riskini göz önünde bulundurarak- derhal boşaltılması ve insanlara acilen sağlık ve hijyen desteği sunulması gerektiğini tekrar hatırlattı. Utanç verici Kabul sayısının yetersiz olduğunu söyleyen Aşağı Saksonya Yeşiller Partisi Milletvekili Susanne Menge ise “Almanya’nın şimdiye kadar birkaç çocuğa yardım etmesi utanç vericidir. Bu kampanya sadece bir başlangıç olabilir," açıklamasında bulundu.