Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Jan van Aken, ülkesi Almanya’nın ihraç ettiği silahların Ortadoğu’daki savaşlarda kullanıldığını belirtti.

Gen teknolojisi karşıtı, Greenpeace’in eski aktivisti ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler’de biyolojik silah denetçiliği görevini de yürütmüş olan Jan van Aken ülkesi Almanya’yı, savaş bölgelerine gönderdiği silahlar ve tutumundan dolayı sorumlu ve suçlu buluyor. Van Aken, “Almanya savaşa değil, barışa yatırım yapmalıdır” dedi.
Almanya’nın bölgeye milyonlarca Euro’luk silah ihracatı yaptığını belirten Van Aken, ülkesini şu sözlerle eleştirdi: “Almanya tarafından 2011-2012 yıllarında Irak’a 24 savaş helikopteri satıldı. Yani Alman devleti de Maliki’den yana tutum içinde olup onun ayrımcı politikasını destekledi. Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler, Alman savaş endüstrisinin en büyük müşterilerinden. Böylelikle bu ülkelerin bölgedeki hakimiyetleri Almanya tarafından güçlendirilerek, destekleniyor. Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve Katar’ın bu ahlaksızca siyasetini değiştirmesini sağlamak için siyaset yapması gerekirken Almanya, bu ülkelerin sırtlarını sıvazlayarak, milyarlarca muharebe tankı ve ağır savaş silahı satmayı tercih ediyor.”

‘Maliki’nin stratejisi böldü’

Irak’taki savaşa dair ABD’nin de rolüne değinen Jan van Aken, şunları söyledi: “Irak’ta bugünkü yaşanan felaket, 2003 yılında ABD’nin yaptığı militer saldırıyla başladı. Ama bu 11 sene içerisinde kaybeden yalnız ABD olmadı; Irak Devlet Başkanı Maliki de kaybetmeye başladı. 2006’dan beri yönetiminde izlediği strateji ile ülkenin parçalanmasına yol açtı. Kendisi Şii olduğundan, sistematik olarak Sünni kesimi siyaset ve ticaretin dışında tutuyor, Şiilere pozitif ayrımcılık sağlıyor. Bu ayrımcı siyaset olmasaydı IŞİD, aşiret milisleri ve Baas rejimi partisi üyeleri ile birliktelik oluşturup, bugünkü saldırıları yapamazdı. Bu heterojen Sünni birliğini ayakta tutan şey, Maliki’ye ve Şiiliğe duyulan düşmanlıktır. Ama Maliki de boş durmuyor. ABD ile İran arkasında durarak kendisine silah gönderiyor. Böylelikle onun ülkeyi parçalama politikasına son vermesi yerine tersine savaş yürütmesi için harcına çimento katıyorlar.”

‘Türkiye IŞİD’in gayriresmi destekçisi’

Cihatçıların son saldırılarını anlamak için Suriye’deki savaşa da bakmanın zorunlu olduğunu kaydeden Van Aken, şöyle devam etti: “Suriye’deki savaş, Irak’taki savaştan bağımsız değildir. Burada da Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar ülkeleri rol oynuyor. Esad’a karşı savaşmak için, daha önce de olduğu gibi şimdi de Türkiye her türlü oyunu oynuyor. Türkiye resmi olmayan yollarla IŞİD’e en azından Suriye-Türkiye sınırını sorunsuz geçmesi için imkan veriyor. Suriye’de savaşmalarına olanak sağlıyor. Hatta aldığımız bir habere göre, Türkiye gizli istihbarat örgütü bu aşırı İslamcı gruplara silah temin ediyor. Suudi Arabistan ve Katar da bu İslamcı gruplara silah yolluyor. İran gibi ülkelerden gelen maddi yardımlar da bu ve benzeri ülkeler üzerinden ulaşıyor. IŞİD, El Nusra ve benzeri grupların eline geçmesini sağlıyorlar.”

Türkiye de Almanya’yla aynı kafada!

Türkiye’nin IŞİD desteğini de eleştiren Jan van Aken, Erdoğan iktidarının cihatçı örgütleri silah ile beslediğini belirterek şu tespitlerde bulundu: “Bu savaş müptelası ve ölümlerden beslenen gruplara Almanya ve Türkiye’nin destek vermesi anlaşılır gibi değil. Ama Merkel bu durumun değişmesi için gereken hamlelerde bulunuyor mu? Tabii ki hayır. Suriye sorununda Türkiye, açık bir şekilde cihatçılara sınırlarını açık tutarak, her türlü desteği veriyor. Aynı şekilde Alman devleti de, Alman askerlerini, Patriot füzelerini Türkiye’ye göndererek, Erdoğan’ın bölgede uyguladığı politikaya destek gösteriyor. Biz bu yaklaşımı nasıl adlandırırsak adlandıralım, Başbakan Merkel için belirleyici olan finansal yükseliştir, radikal İslamcılara karşı mücadele değil.”
Van Aken, son olarak Alman devletine tutumunu değiştirmesi çağrısı yaparak, “Almanya devleti bölgede önemli rol sahibi olmayabilir. Ama belirli bazı engelleri kaldırıp pozitif etki yaratarak bölgedeki tavrını belirleyebilir” dedi.


GÜL GÜZEL/STUTTGART