Almanya’da siyasette birçok denge değişmeye devam ediyor. Nitekim genel seçimlerde hükümet kurma çalışmalarının uzaması, aksaması, akabinde yaşanan tartışmalar siyasi atmosferin değişiminin en bariz göstergelerinden biriydi. Genel seçimlerde oy kaybı ile galip gelen CDU, FDP ve Yeşiller ile hükümet kurma çalışmalarında başarısız olmuş, yeni dönemde iktidar ortağı yerine ana muhalefette kalacaklarını söyleyen SPD ile masaya oturmuş ve hükümet uzun bir bekleyişin ardından kurulabilmişti. Hükümet kurma sürecinde seçmen kitlesi hem CDU’ya, hem de SPD’ye birer eksi puan verdi. Seçmenin notu eyalet seçimlerinde kendini göstermeye devam ediyor. Pazar günü Almanya’nın en büyük eyaletlerinden biri olan Bavyera’da eyalet seçimleri yapıldı. Katılımın yüzde 70’i geçtiği seçimler Almanya’nın genel atmosferi açısından da belirleyici bir sonuç arz ediyor. Bavyera’da CDU yerine, kardeş partisi CSU seçime giriyor ve CSU 1950’lerden bu yana çoğunlukla iktidarda. Fakat Pazar günü yapılan seçimlerde uzun yılların değişmez aritmetiği bozuldu. Seçim sonuçlarına göre; CSU yüzde 12.1 oranında oy kaybederek yüzde 35.6, SPD yüzde 10.9 oranında oy kaybederek 9.7, FDP oylarını 1.8 artırarak 5.1, Sol Parti yine oylarını 1.2 artırarak 3.3 oranında oy aldı, fakat meclise girmeyi başaramadı. Hür Seçmenler Partisi de yüzde 11,6 oranında oy alırken, oylarını Bavyera’da en çok artıran parti Yeşiller oldu. Yeşiller 9.7 oranında artış ile 18.3 oranında oy aldı. AfD 10.9 oy oranıyla eyalet meclisine girdi. Şimdi gözler Bavyera’da nasıl bir hükümet kurulacağında. Nitekim CSU, Yeşiller ile bir hükümete yanaşmıyor, şu an hükümet kurma çalışmalarında adı geçen parti ise Hür Seçmenler. *** Mülteci sorunu, akabinde yükselişe geçen aşırı sağ ve yarattığı şiddet ortamı, sosyal haklar sorunu Almanya’da seçim sonuçlarını etkileyecek boyutlara tırmanmış durumda. Ülkeyi çıkmaza sürükleyen koalisyon hükümeti politikaları, (ki bu atmosferin oluşmasında sadece Merkel’in sorumluluğu yok), seçmen kitlesini bu düzeni sarsacak parti arayışına sokuyor. Bavyera’daki seçim sonuçları da bu memnuniyetsizliğin belirtileri. Fakat seçmen kitlesi mevcut partileri sorunlara çözüm üretecek partiler olarak görmüyor. Bu açıktan en çok beslenen ise aşırı sağcı parti AfD. Diğer yandan Yeşillerin oy oranını ciddi bir şekilde artırması da son dönemlerde artan sokak gösterilerinden bağımsız ele alınamaz. Bildiğiniz gibi Chemnitz’te vuku bulan olaylar zincirinde aşırı sağcıların gösterilerine karşı Almanya’da birçok kentte ırkçılığa karşı gösteriler yapıldı. Neredeyse hepsinde katılım beklenenden fazlaydı. Son olarak Berlin’de 250 bine yakın kişi yürüdü. Bu kalabalık Alman siyasetine verilmiş en büyük mesajlardan biri. Berlin’deki yürüyüşün katılım açısından ezberleri bozması, ayrıca polis yasalarına, kısıtlanan sosyal haklara, ırkçılığa karşı ortak bir sloganla yürünmesi politikada aritmetiğin şekillenmesinde önemli bir referans olacak. Yine Hambach Ormanlarında yürütülen direniş ve yoğun destek bu tablonun değişeceği yönünde önemli bir sinyal. CDU ve kardeş partisi CDU, gerek genel seçimlerde, gerekse eyalet seçimlerinde önemli oy kaybettiler. Bu kayıplar, her ne kadar iktidarda olsalar da zeminlerinin ne kadar kaygan olduğunun da önemli bir göstergesi. 28 Ekim’de Hessen’de yapılacak seçimler, yine Alman siyasetinin yönünü belirleyecek. Merkel’in önünde artık ivedilikle düşünmesi gereken önemli bir konu daha duruyor. Zira seçmen bu defa politikanın gidişatına net söylemlerle itiraz ediyor.