Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, SPD’nin genel merkezinde dün sabah Almanya’daki Êzîdî kurumlarının temsilcileriyle biraraya geldi. Yaklaşık bir saatten fazla süren görüşmeye Êzîdî Dernekleri Federasyonu Eşbaşkanı Ali Atalan ve Hessen Eyaleti Êzîdî Toplumu Başkanı İrfan Ortaç ile Êzîdî kurumlarından Dr. Şefik Tagay, Dr. Ali Xalaf, Telim Tolan ve Sile Aykay katıldı. Willy Brandt Haus’taki görüşmeye Alman medyası ve uluslararası basın kuruluşları da ilgi gösterdi. Basına kapılan görüşmenin ardından Gabriel ve İrfan Ortaç, ortak basın toplantısı düzenledi.


Yardım seçenekleri masada
Irak ordusu ve bir kısım peşmerge gücünün çekilmesi sonucu İŞID teröristlerinin bu kadar hızlıca yayıldığını belirten Sigmar Gabriel, “Yaşananlar bir soykırım hazırlığıdır, jenosittir, uluslararası camia şoktadır. Hükümet olarak konuyla yakından ilgileniyoruz ve dışişleri bakanımızla detaylı olarak görüştüm” dedi.
Almanya’nın yapacağı 4,5 milyon Euro para yardımının dışında bütün insani yardım seçeneklerinin masada olduğuna dikkat çeken Sigmar Gabriel, Şengal dağı çevresinde yaşayan Êzîdîlerin korunması ve can güvenliklerinin bir daha tehlikeye girmemesi için güvenli bir bölgenin ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Gabriel, konunun önümüzdeki günlerde yapılacak dışişleri bakanları zirvesinde gündeme geleceğini bildirdi.

Yardımlarınızı sürdürün
Gabriel’den sonra söz alan Hessen Eyaleti Êzîdî Toplumu Başkanı İrfan Ortaç ise 2 Ağustos 2014 tarihinden bu yana bir soykırımın yaşandığını söyledi. Görüşme için Gabril’e teşekkür eden Ortaç, IŞİD’in saldırılarının başlamasıyla 200 bin Êzîdi’nin yerinden göç ettiğini ve günlerce Şengal dağında aç, susuz mahsur kaldığını hatırlattı. Almanya’daki Êzîdi kuruluşlar ve Êzîdî halkı olarak günlerdir ayakta olduklarına dikkat çeken Ortaç, tarih boyunca yaşadıkları katliamları anlattı. Almanya’ya yapacağı yardımların sürmesini isteyen Ortaç, “Bizimle dayanışma içinde olan, destekleri veren Hıristiyanlara, Müslümanlara ve bütün dini gruplara teşekkür ediyorum.”

Soruları yanıtladılar

Basın toplantısının ikinci bölümünde Gabriel, gazetecilerin yoğun sorularıyla karşılaştı. Şengal’in güvenli bölge ilan edilmesi halinde Almanya’nın asker gönderip göndermeyeceğine ilişkin sorulara Alman Başbakan yardımcısı, şu yanıtı verdi: “Güvenli bölgenin oluşturulması Irak ordusu ve ABD’nin görevidir, Almanya bunun için asker göndermeyecek. Irak’taki son gelişmeler gökten düşmedi, bu konuda ABD’nin özellikle bir sorumluluğu vardır.”
Gazetecilerin “Şayet bir soykırım yaşanıyorsa dışarıdan müdahalenin olması ve Almanya’nın da bunun içinde olması gerekmiyor mu?” şeklindeki ısrarlı sorusu karşısında ise Gabriel, “Almanya konuyu yakından izliyor ve gerekirse AB çerçevesinde hareket edecektir” dedi.

PKK yasağı sürecek mi?

“Bölgeye giden PKK militanları binlerce Êzîdî’yi IŞİD çetelerinin saldırısından kurtardı. Fakat hala PKK AB’nin ‘terörist örgütler’ listesinde ve Almanya’da da yasak, bu yasak sürecek mi, Federal Hükümet’in yeni bir Kürt politikasına ihtiyaç yok mudur?” şeklindeki ANF sorusuna karşılık da Gabriel, şunları söyledi: “PKK geçmişte öyle hareketlerde bulundu ki onu yasaklamak zorunda kaldık, başka bir seçeneğimiz yoktu. PKK kendisini gözden geçirirse, geçmişte yaptıklarıyla arasına mesafe koyarsa biz de ona yönelik uyguladığımız yasağı tartışabiliriz.”

Görüşme olumluydu

FKÊ Eşbaşkanı Ali Atalan, ANF’ye görüşmenin olumlu bir havada geçtiğini söyledi. Atalan “Başbakan Yardımcısı Gabriel bize yardımın sınırlı tutulmayacağını ve ne gerekirse yapılacağı sözünü verdi” dedi. Atalan, şunları aktardı: “Görüşmemizdeki en önemli konu Êzîdîlerin bundan sonra nasıl korunacağına dairdi. Kendisi bize Almanya’nın Irak’ın yasaları çerçevesinde Êzîdîlerin kendilerine ait bir savunma mekanizmasını kurmasından yana olduğunu söyledi. Kuzey Kürdistan’daki yardımların DBP’li belediyeler eliyle yapılması gerektiğini ve belediyelerin en doğru adres olduğunu söyledik. Kendisi bu isteğimizi kabul etti ve yanında bulunan Dışişleri Bakanlığı yetkilisine talebimiz çerçevesinde gerekli direktifleri verdi.”



PERWER YAŞ/ANF/BERLİN