Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs neredeyse tüm dünyaya hızla yayılıyor. Son gelen bilgilere göre dünya genelinde 82 bin’in üzerinde vaka tespit edildi, ölü sayısı 3 bine yaklaşıyor. Rakamlar hızla artıyor.

Koronavirüsün sadece belli bir alanda kalmaması ve hızla yayılıyor olması küresel ekonomi piyasasını da tepe taklak etti.

Birçok alanda tedarikçi olarak rol oynayan ve dünya ekonomi piyasasında önemli bir yeri olan Çin’de birçok fabrika kapatıldı, ihracat etkilendi, tedarikte Çin dışında alternatiflere yönelim söz konusu. Uzmanlar koronavirüsün ekonomiye etkisini direk yorumlamaktan imtina etse de, küresel etkileri boyutuyla ciddi anlamda değişimlerin olacağı aşikar.

Tabii salgının en önemli etkilerinden biri de sosyal boyutu. İnsanların yaşam alanlarında önemli oranda kısıtlama yaşanırken, birçok yerde karantina uygulaması yapılıyor.

Koronavirüs şimdilerde sadece Çin’de hayata felç etmedi, çevre ülkelere de yayıldı ve nihayetinde Avrupa’ya da ulaştı. Özellik İtalya’da yaşamını yitirenlerin olması spontane bir karantina ortamı yarattı, zira insanlar evlerinde kalmayı tercih ederek, toplu taşıma araçlarından mümkün olduğunca kaçınıyor.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus yaptığı açıklamada, “Hiçbir ülke vakalara sahne olmayacağını zannetmesin, bu fiilen ölümcül bir hata olur. Ancak ne umutsuz ne de çaresiz değiliz“ dedi.

Ghebreyesus tarafından yapılan bu açıklama aslında koronavirüse karşı dünya çapında nasıl bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğinin de kodlarını taşıyor. Zira koronavirüsün pandemik bir hal alabileceği tehlikesi birçok yetkili tarafından dile getiriliyor.(Pandemi, dünyada eşzamanlı olarak çok yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalıklara verilen isim.)

Evet bu kadar hızlı yayılan, insandan insana hava yoluyla bile geçebilen virüs Almanya’ya da ulaştı. Karnaval döneminin de etkileri ile virüsün ne kadar insana bulaşmış olabileceği şimdilik net olarak tahmin edilemiyor. Sağlık Bakanı Jens Spahn yaptığı açıklamada bir koronavirüs salgının başında olduklarını belirtti. Almanya’da belli etkinlikler iptal edilse de, bütün organizasyonların iptali şimdilik sözkonusu görünmüyor.

Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert ise koronavirüsün artma ihtimaline karşı hazırlık yaptıklarını belirtti. Almanya şimdi kriz moduna geçmiş durumda.

Sağlık Bakanı Spahn açıklamasında halkı bu konuda aydınlatmak gerektiğine vurgu yaptı. Buna göre 170 bin praxis, 20 bin eczane, 2 binden fazla hastane ve 14 bin bakım tesisine ulaşmaya çalıştıklarını ve şüpheli vakalarla nasıl başa çıkmaya çalışılacağını açıkladıklarını ifade etti.

Çarşamba gününden itibaren yeni vakalar tespit edilirken, bu sayı giderek artıyor. Zira son olarak Almanya’nın Heinsberg kentinde evli bir çiftte virüs tespit edildi. Burada durumu biraz daha ciddi kılan ise çiftin kapalı bir mekanda karnaval kutlamalarına katılması, ki virüsün o alanda 300’den fazla kişiye bulaşmış olabileceği tahmini üzerinde duruluyor.

Yine bir askerin koronavirüs şüphesiyle hastaneye yatırılması sonrası Köln’de bir askeri üssün kapıları kapatılarak, karantinaya alındı. Gün geçtikte tespit edilen vakaların sayısında da artış yaşanıyor. Koronavirüs vakalarının tespit edilmesinin ardından toplumda telaş hakim.

Özellikle toplu yerlerde insanlar birbirlerine yaklaşmaktan mümkün olduğunca kaçınıyor. Yine dışarıya daha az çıkmak amacıyla yüklü miktarda alışveriş yapanların sayısı da bir hayli fazla.

Koronavirüs bu kadar yayılmışken, telaşlanmamak, ya da panik havası içerisinde olmamak çok ta mümkün değil. Bireysel korunma, tedbirler önemli, fakat doğru önlemlerin alınması da bir o kadar önemli. İyi bir kriz yönetimi toplumdaki telaşı gidermede oldukça olumlu rol oynuyor.

Almanya bir sanayi ülkesi, dolayısıyla böyle durumlarda kamu alanlarının çalışmalarını dondurma, etkinlikleri çabucak iptal etme, toplu taşımayı sınırlama durumu hemen uygulamaya sokulacak önlemler gibi görünmüyor.

Almanya koronavirüs krizi alarmını verdi. Kamuoyunu bilgilendirmek için basın toplantıları devam ediyor.

Evet, dünya koronovirüs tehlikesi altında, devletler iyi bir kriz yönetimi uygulamalı.

Bireysel tedbirleri de elimizden geldiğince almayı unutmayalım.