PERVİN YERLİKAYA / STUTTGART
Almanya’nın Stuttgart’ta kentinde yargılanan Kürt siyasetçi Şemsettin B. hakkındaki suçlamalar Türk yargısını aratmıyor. “Heval, Mamoste” hitapları nedeniyle örgüt üyesi olmakla suçlanan Şemsettin B. “Ben Kürt derneklerine gittim ve yürüyüşlere katıldım bunlar suç değil. Benim şahsımda Almanya’da yaşayan ve dernek çalışmalarında yer alan her insanı yargılıyorsunuz” dedi.
Kürt siyasetçi Şemsettin B., Almanya ceza yasasının “yabancı örgütleri” kapsayan ve kamuoyunda 129 b maddesi olarak bilinen yasa gerekçe gösterilerek yargılanıyor. Haziran 2018’den itibaren tutuklu olan B.’nin PKK’nin Heilbronn sorumlusu olduğu iddia edilirken, Kürt kurumları tarafından gerçekleştirilen yürüyüşleri organize etmekle suçlanıyor. 16 Nisan’da görülen ilk duruşmada Şemsettin B. hakkındaki iddianame okunmuştu. Stuttgart Eyalet Yüksek Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü yargılamada ise Şemsettin B. savunmasını yaptı.
Asimilasyon ve katliamlara dikkat çekti
Kürt siyasetçi savunmasında kendi kişisel hikayesini anlatırken, Türk devletinin Kürtlere yönelik asimilasyon ve katliam politikalarına dikkat çekti. Batmanlı Şemsettin B. ilkokulda Kürtçe şarkı söylediği için dayak yediğini, 12 Eylül askeri darbesinde köylerinin basıldığını, 15 yaş üstündeki tüm erkeklerin Kozluk Lisesi bahçesinde işkenceye maruz kaldığını aktardı. Yaşlıların dahi çamurda yerde sürüklenmeye zorlandığını söyledi.
PKK’nin verdiği özgürlük mücadelesinin bölge halkı tarafından desteklendiğini vurgulayan Şemsettin B., “Yöremizde 200 kişi PKK’ye katıldı. Katılarınların içinden de 8 kişi akrabamızdı, çatışmalar yoğunlaştı ve cenazeler gelmeye başlamıştı. İlk aldığımız gerilla cenazesi paramparça olmuştu. Halk cenazelere sahip çıkıyordu. 90’lı yıllarda çetelerin, Hizbullah’ın harekete geçtiği bir dönemdi. Çok fazla maili meçhul cinayet yaşandı” dedi.
AİHM’de mahkum ettirdi
Kardeşi Çetin B.’nin 19 yaşında 28 gün işkencede kaldığını, 15 yıl hapis yattığını belirten Şemsettin B. “İşkence, haksız ve hukuksuz yargılamadan dolayı AİHM’e başvurdu, Türkiye’yi 8 bin Euro tazminata mahkum etti” diye aktardı.
Bir itirafçının suçlamaları sonucu köyde bir kişinin infaz edildiğini belirten B., “Devletin elinde liste olduğu, bu listede olanların öldürüleceği söyleniyordu. Öldürülmekten korkup İzmir’e gittim” dedi. Kardeşi Azad’ın 1999’da tutuklandığını ve 30 yıla çarptırıldığını, Batman’a döndüğünde gözaltına alındığını, işkence gördüğünü söyledi. Kısa bir tutukluluk sonrası 2001 yılında Almanya’ya geldiğini belirtti.
Burada bir yandan çalışırken bir yandan da Kürt kurumlarıyla iletişimi geçtiğini belirten Şemsettin B., “İki, üç işte çalıştım ve 2 yıl sonra ancak ailemi getirebildim” dedi.
Saygı kelimeleri suç oldu!
Kürt siyasetçi hakkındaki suçlamalar Türk yargısını aratmadı. İddianamede Şemsettin B.’a çevresindekilerin “heval”, “mamoste” gibi hitaplar kullanması örgüt üyeliğine dayanak gösterildi, üst düzey yöneticilere hitap sayıldı. Buna tepki gösteren Şemsettin B., “Heval-arkadaş, mamoste-öğretmen sözcükleri Kürtlerde kullanılan saygı kelimeleridir” dedi. Örgüt üyeliği iddiasını reddeden Şemsettin B., 15 yıldır aynı adreste yaşadığını, kendi adına kayıtlı bir telefonu kullandığını sözlerine ekledi.
‘Yürüyüşe katılmak suç değil’
Kürt derneklerinin de kriminalize edildiğini vurgulayan Şemsettin B., “Ben Kürt derneklerine gittim ve yürüyüşlere katıldım bunlar suç değil. Biz Kürtler haklarımızı savunmak için bu tür eylemler yapıyoruz. Biz derneklerde kendi kültürümüz ve dilimizi korumaya çalışıyoruz” diye belirtti. Kürt kurumlarının yasal çerçevede kurulmuş dernekler olduğunun altını çizen B., “Dernekler, yasal çerçevede yürüyüşler ve etkinlikler düzenliyor. Derneklerimiz devletten herhangi bir yardım almıyor ve bizlerin yardımıyla ayakta kalıyor” dedi. Heilbronn’daki derneğin üyelerin katkısıyla satın alındığını, restore edildiğini ifade eden Şemsettin B., “Tüm masraflar üyelerin bağışlarıyla ödendi" dedi.
Yıkılmış kentlere yardım da suç!
Kürdistan’da yaşanan savaşa işaret ederek “Faşizme karşı biz de burada düzenlenen eylemlerle halkımızın sesi oluyoruz” dedi. “PKK için para toplamakla” suçlanan Şemsettin B. katıldığı yardım kampanyalarının çarpıtıldığına işaret ederek şunları belirtti: “Kürdistan’da ve Rojava’da şehirler yıkıldı. Bunların içinde benim ailemden de insanlar vardı. Biz oradaki, insanlara yardım edebilmek için para topladık. Heyva-Sor bu kampanyayı açık bir şekilde yapıyor. Ben de onlara yardım ettim. Birçok insan kendi hesaplarından para gönderdi. Bu bir insani görevdir.”
‘Bir Kürt olarak görevimi yaptım’
“Eğer beni bunlar ile suçluyor iseniz o zaman burada yaşayan ve dernek çalışmalarında yer alan her insanı yargılıyorsunuz” diyen Semsettin B. şunları vurguladı: “Bizden üç maymunu oynamamız isteniyor. Üzgünüm ama bunu kabul edemeyiz. Türkiye’de yaşanan her şey bizi ilgilendiriyor. Bizler Türkiye’de yaşadığımız sorunlar yüzünden gelip burada iltica etmek zorunda kaldık. Ben tüm faaliyetleri bir Kürt yurtsever olarak yaptım. Bir Kürt olarak görevimi yerine getirdim.”Dünkü duruşmanın sonunda dava 7 Mayıs’a ertelendi.