
Almanya’daki kadın kurumları, 1 Kasım erken seçimlerinde "Bir kez daha barış, demokrasi ve özgürlükten yana olacağız" diyerek Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) oy vereceğini deklare etti.
Sosyalist Kadınlar Birliği, Göçmen Kadınlar Birliği, Kürt Kadın Barış Bürosu, DİDİF, Yaşanacak Dünya, Skyp, SDP, FEDA, AABF ve NAV-DEM tarafından yapılan yazılı açıklamada, 7 Haziran 2015 milletvekili seçimlerinde, Türkiye halklarının değişim isteği sandığa yansımasına rağmen, bu iradeye saygı göstermeyen Erdoğan ve AKP iktidarının 20 Temmuz Pirsus Katliamı ile yeni bir savaş konsepti başlattığı belirtildi.
Pirsus Katliamı'nın kanı kurumadan siyasi soykırımın başladığı, binlerce gözaltı ve yüzlerce tutuklama; demokratik kitle örgütleri ve ev baskınları, yargısız infazların hızla uygulanmaya başladığı ifade edilen açıklamada, 40 günlük savaş bilançosunda gerilla, asker, polis ve sivil insanlar olmak üzere toplam 178 insanın öldüğü, 15 ilde 130 özel güvenlik bölgesinin ilan edildiği kaydedildi.
AKP en çok kadın kimliğini hedef alıyor
Her gün çocuk ve sivillerin katledildiği, Kürdistan’da savaşın tüm vahşetiyle devam ettiği vurgulanan açıklamada şunlar belirtildi: “Savaşlar en çok kadınları vuruyor ve kadın kimliğini hedef alıyor. DAİŞ zihniyetini taşıyan AKP iktidarının kolluk kuvvetleri gözaltında kadınlara cinsel işkence yapıyor. Çıplak arama işkencesi yeniden devreye konuldu. Cinsel işkencenin boyutu o kadar pervasızlaştı ki; Varto’da gerilla Ekin Wan’ın (Kevser Eltürk) ölü bedeni çıplak şekilde sokağa atılarak teşhir edildi. Kadının dirisine tahammül edemeyen AKP, kadının ölüsüne de işkence yapıyor!
13 yıllık AKP iktidarı kadın düşmanı politikalarıyla gündem oldu. Bu cinsiyetçi, erkek egemen anlayış, daha da pervasızlaşarak, vahşi ve barbar politikalarla kadın bedenine saldırıda sınır tanımıyor."
Halkların değişim isteğine savaşla karşılık verdi
Başkan olamayan Erdoğan ve tek başına iktidar olamayan AKP'nin, anayasayı, hukuku hiçe sayarak, halkların değişim isteğine zulümle, savaşla karşılık vererek Türkiye’yi, 1 Kasım’da erken seçime götürdüğüne işaret edilen açıklamada, "Olağanüstü, savaş koşullarında gerçekleşecek bu seçim sürecinde biz kadınlar, bir kez daha barış, demokrasi ve özgürlükten yana olacağız" ifadeleri kullanıldı.
Yurdışı oyları belirleyici
"Biz Avrupa topraklarına; açlık, yoksulluk, kimliksizleştirme, ötekileştirme, baskı ve şiddet, işkence ve örgütsüzleştirilme saldırıları nedeniyle sürülmüş, göçmen işçi, emekçi ve aydın kadınlar olarak, kadın kurumları ve örgütleri olarak seçim politikalarını izliyor ve yurtdışından sesimizi yükseltiyoruz" denilen açıklamada, yurdışı oylarının belirleyici olduğunun geçen seçimlerde somut olarak görüldüğü vurgulandı.
Yeni yaşamın adresi; HDP
Açıklamada kadınların eşit, özgür, adil ve onurlu bir yeni yaşam istediği kaydedilerek, HDP'nin kadınların taleplerini karşılayan tek parti olduğu ifade edildi. HDP'nin emeğin ve ezilenlerin kurtuluşu için mücadele eden güçlerin birliğinden oluşan, eşit temsilin sağlanmasını zorunluluk haline getiren, erkek egemen sisteme karşı, ev emekçilerinin hakları için mücadele eden, kadının ihtiyaçlarını önceleyen, eşit ve özgür yurttaşlık hukukunu, farklılıkların eşit ve gönüllü beraberliğine dayalı özgürlükçü yaşamı savunan tek parti olduğu vurgulanan açıklamada; "Cinsiyetçi, kadın düşmanı, anti demokratik politikalara ve saray darbesine dur demek için tüm kadınları ‘Yeni yaşam’ çizgisi etrafında birleşmeye çağırıyoruz" denildi.
HABER MERKEZİ