
El Nusra ve Irak-Şam İslam Devleti gibi çetelerin Kürtlere, Nusayri (Arap Alevisi) ve Hıristiyanlara yönelik katliamlar yapmasının ardından bu çete gruplarına destek veren Batılı ülkeler Suriye politikasını gözden geçiriyor. Bu ülkelerden bir tanesi de Almanya.
‘Saçma sapan bir durum’
Die Welt gazetesine konuşan CDU Genel Başkanı Yardımcısı ve Nordrhein Westfalen (NRW) eyaletinin CDU Başkanı olan Armin Laschet, Suriye’de cirit atan çetelerin katliamlar yaptığını söyledi. Katledilenler arasında Kürtleri saymayan Laschet, “Kurtarılmış denilen bölgelerde Araplar ‘Hıristiyanlar Beyrut’a Aleviler de mezara gitsin’ çağrısı yapıyor. Mali’de savaştığımız güçleri Suriye’de destekliyoruz, bu saçma sapan bir durum. Katar ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen terörist gruplar El Nusra ve El Qaide Suriye’de Şeriat devleti için savaşıyor” diye konuştu.
‘Muhalifleri uyarmalıyız’
Konuşmasında sık sık Hıristiyanların katledildiğini ve bunların korunması gerektiğini belirten Laschet, Suriye politikasını gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Çetelerin Hıristiyan iki papazı kaçırdıktan 100 gün sonra katlettiğini belirten Laschet, başta Avrupa Birliği ve ABD olmak üzere birçok hükümetin devreye girdiğini, ancak Alman Dışişleri Bakanı’nın sessiz kaldığına dikkat çekerek “Dışişlerimizin neden sessiz kaldığını öğrenmek istiyorum” dedi.
Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’den Suriyeli muhalifleri uyarmasını isteyen Laschet, hükümetin Suriyeli muhalifleri “insan hakları uygulaması’ şartıyla desteklemesini gerektiğini söyledi. CDU’lu politikacı, hükümet olarak “Suriye’de Hıristiyanlar, Şiiler, Aleviler ile diğer azınlıkların haklarının korunması için daha fazla çaba sarf etmeliyiz” dedi.
Fransa: Çetelere göz yumduk
Geçtiğimiz günlerde de Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls da Suriye’ye giden çete üyelerine göz yumduklarını ima etmiş ama bu çete üyelerinin tekrar Fransa’ya gelmesi halinde ‘terörist’ olarak yargılanacaklarını söylemişti.
France-2 televizyonuna konuşan Valls, Fransa’dan Suriye’de 50 kişinin çeteci grupların saflarında savaştığını dile getirmişti. Valls, 40 kişinin de sivilleri katleden çetelerin saflarında savaşmak için Suriye sınırında olduğunu söyleyerek “30 kişi de ise Suriye’den döndü ve Fransız istihbarat birimlerinin gözetiminde” demişti.
Valls, Suriye’den geri dönen sözkonusu kişilerin sadece Fransa için değil bütün Avrupa ülkeleri için ‘potansiyel’ tehdit olarak göstermiş ve bu çete üyelerine karşı ‘kararlı ve acımasız olunmasını’ istemişti.
HABER MERKEZİ
Cenevre toplantısı Eylül’den sonra
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Genadi Gatilov, Suriye krizinin çözümü için planlanan uluslararası Cenevre-2 konferansının Eylül sonrasında ancak toplanabileceğini söyledi.
Gatilov, Moskova’nın konferansın en kısa sürede gerçekleşmesinden yana olduğunu, ancak onun daha önce gerçekleştirilmesinin zor olduğunu söyledi. Gatilov ayrıca Rusya’nın Amerika ile İran sözcüleri başta olmak üzere Cenevre-2’ye katılacaklar konusunda mutabakata varmayı ümit ediyor. İran’da yeni cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin göreve başlamasının ardından Tahran’ın Cenevre-2’de yer almaması ile ilgili Washington’ın tutumunda bir değişiklik olup olmayacağı ile ilgili soruyu yanıtlayan Gatilov, “İran önemli bir bölgesel oyuncu. İran’ın konferansta varlığı siyasi çözümü kolaylaştırabilir” dedi.
Rusya, Cenevre’de yapılacak toplantıya Kürtlerin de kendi kimlikleriyle katılmasını istiyor. Kürtlerin ne muhalifler ne de rejim tarafından temsil edilemeyeceğini belirten Rusya, “Kürtler kendi haklarını kendileri savunmalı” açıklamasında bulunmuştu.
ABD yönetimi ise şimdiye kadar sadece Suriye Ulusal Koalisyonu’nun toplantıya katılacağı yönünde Rusya’ya güvence verdi. Sözkonusu güvenceyi ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’a verdiği belirtildi.
MOSKOVA