Birkaç gündür Almanya’da burjuva ve sol-sosyalist parti ve kesimler Güney Kürdistan’daki ‘Kürtleri silahlandıralım mı?’ tartışmasını yoğun şekilde yürütüyor. ABD ve Fransa’da hükümetler karar almışken, Almanya’da genel olarak ve Alman hükümeti bu konuda iki zıt arasında yoğun tartışma içinde. Bu makalede antimilitarist, sol ve sosyalist görüşe sahip siyasetçi ve aktivistlerin yürüttüğü tartışma üzerinde duracağız.
Sol kesimler arasındaki tartışmalar, Sol Parti’nin federal parlamentodaki grup başkanı Gregor Gysi’nin, IŞİD’e karşı Kürtleri silahlandırmaya olumlu bakmasıyla alevlendi. 25 yıldır Almanya siyasetinde önemli konumu olan Gysi, bir istisna yaratarak hem Peşmerge hem de PKK’ye silahlar verilmesinin doğru olacağını dedi. Silahlandırmaya olumlu bakan burjuva basını ve siyasetçilerine göre farkı sadece Peşmerge’den bahsetmemesiydi ve PKK yasağının kaldırılmasıydı. Yine Türk devletinin IŞİD’e verdiği desteği de eleştirdi. Bugüne kadar Sol Parti içinde Kürt Özgürlük Hareketi'ne mesafeli duranlar arasında olan Gysi’nin, PKK’den olumlu bahsetmesi yeni bir gelişmedir. Gysi, Sol Parti ve çoğu sol kesimler, IŞİD’i Irak ve Güney Kürdistan’da durdurabilecek en etkili güçlerin Kürtler olduğunu, özellikle PKK’nin Êzîdî ve Hıristiyanları koruduğunu belirtiyor.
Evet, bu son nokta konusunda aynı düşünüyoruz. Dünyanın en tehlikeli terörist örgütü IŞİD’i Kürdistan, Suriye ve Irak’ta en çok sınırlayan hareket YPG ve HPG olduğu ortada; peşmergenin fazla etkili olmadığı da aşikar. Kürt Özgürlük Hareketi yakın bir zamanda ciddi başarı elde edeceği beklenmektedir.
‘Kürtlerin silahlandırma’ konusu çok hararetli şekilde sol kesimler içinde tartışılmakta. Sol Parti içinden ve dışından Gysi’ye ciddi eleştiri gelmekte, eleştirinin temelinde prensiben silah satışının yasaklanmasından vazgeçilmemesinin gerekliğidir. Eleştiride antimilitarist çizgiden istisnaları kabul etmenin gelecekte istisnaları kaide haline getireceğidir. Yine verilecek/satılacak silahların yarın kimin elinde olacağı belli olmayacağıdır.
Almanya’daki sol kesimler açısından bakarsak konuya sağlıklı yaklaşım bulmak hiç de kolay değil. Olayın iki yönü var. Bir taraftan haklı olarak Almanya ve Batılı ülkelerin silah satışına karşı kesinlikle durmak lazım. Güney’deki ‘Kürtlere verilecek silahlar’la Almanya’da burjuvazi siyaseti ve Sol Parti içinde bazı kesimler, belli siyasi hedeflere (silah satışını ve uluslararası askeri müdahaleleri daha meşru hale getirmek) ulaşmaya çalışacak. Diğer taraftan da IŞİD gibi korkunç bir terör örgütü var. IŞİD’i acilen durdurmak gibi tartışılmaz bir ihtiyaç ve insani görev var.
Sonuç itibariyle; biz Batı (özellikle NATO devletlerini kastediyoruz) ve Almanya’nın peşmergelere silah satışını şu nedenlerden dolayı olumlamamalıyız:
1) Kürtler eski Kürtler değil ve artık kendilerini katliam ve zorla göçe karşı tamamen olmasa da koruyabiliyorlar. YPG, HPG ve Şengal Direniş Birlikleri, Şengal dağındaki mültecilerin çoğunu koruyabildi. Dün ABD yaptığı bir açıklamayla Şengal dağına insani yardım amaçlı bir koridora pek ihtiyaç olmadığıdır. Batı veya başka devletlerin müdahalelerine ve silah satışlarına gerek yok. Önemli olan siyaseten bağımsız kalabilmek ve kendi gücünle kendini koruyabilmektedir.
2) ABD ve diğer Batılı devletlerin amacı dünyaya ‘Kürtleri ben kurtardım’ mesajını vermesi ve sözde peşmergelerin Batı desteğiyle IŞİD’i gerilettiğidir. YPG/HPG’nin başarılı müdahalesi ve Güney Kürdistan’da tamamen meşrulaşması Batılı devletleri korkuttu ve ürküttü.
3) Peşmergelere verilecek silahlar karşısında Batılı devletlerin kesin bir çok siyasi talepleri vardır. Bu kapalı kapılar arkasında dile getirilen taleplerin ilerde Kürtler ve bölge halkları için ne olumsuz sonuçlar getireceği belli değil henüz.
4) Batılı devletler yeni ve modern silahlarla, Kürdistan’da sol özgürlükçü çizgiyi temsil eden PYD/YPG ve PKK/HPG’yi peşmerge ve PDK karşısında geriletmek istiyorlar.
Almanya’nın ‘Kürtleri silahlandırması’ tartışması